Zulmedenlerin Akıbeti Bellidir

Zulmedenlerin Akıbeti Bellidir

27 Şubat 2020 - 01:00

Burada Rasulullah (sav)’e inen bir ayet-i kerime vardır. Zalimler ve mazlumlar arasındaki bir hadiseyi ifade etmekte ve insanları idare etme noktasındaki insanların insana bakış açısının manzarasını ayeti kerime ifade etmektedir.

 Bunlar bizim lafızlarımız değil, bizim sözlerimiz değil; bunlar Kuran’ın sözleri, vahyin sözleri.

Çünkü değerli ümmet!

Siz öyle bir aziz ümmetsiniz ki vahiy sizi başıboş bırakmamıştır.

Ama vahiyden kopuş varsa o da bizim zelletimizdir, bizim eksiğimizdir.

Bizler vahiyden eksik kalmışız, vahiyden uzak kalmışız ve anlamıyoruz.

O nedenle burada, zalimle mazlum arasındaki ilgi ve alakayı, ilişkiyi, makam sahibi olanlarla makamsızlar arasındaki irtibatı, Kuran ortaya koymaktadır.

“Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler. Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.” (Şuara/225-227)

Mükemmel ifade ve değeri ile de bizleri haberdar eden bir ayettir.

Hayat şartlarımızdaki idari mekanizmamızda bize ne yapacağımızı ifade eden, insanlar üzerindeki idarecileri uyaran ve aynı zamanda zulme uğramış insanlarında muhakkak bir gün zaferin kendilerine ait olacağını ifade etmektedir.

Onlar yapmadıklarını söylerler, vaat ederler, boş boğazdan konuşurlar, insanları kandırmaya çalışırlar ve insanları ikna etmeye çalışırlar.

Çok iyi idareci olduklarını, çok güzel olduklarını ifade etmeye çalışırlar.

Ama gerçekte sunacakları, yalandan, hileden ve kandırmadan başka bir şey değildir.

Çünkü onlar yapmadıklarını söylüyorlar, yapamayacaklarını da vaat ediyorlar ve ellerinde koltuğu tutmak için, makamı tutmak için ısrar ediyorlar.

Çok ballı konuşuyorlar, tatlı konuşuyorlar ve aynı zamanda sözlerini güzelleştirmek ve ikna etmek için bütün yöntemleri kullanıyorlar.

Aman ha, ey insanlar! İdarecinizdeki ve idare edenlerin konumundaki kişilerin, söylediklerini ne kadar ve nasıl yaşadıklarına bakarak onlarla muamele edin ve onları dinleyin.

Nasıl yaşadıklarını ve nasıl uyguladıklarını göz önünde bulundurarak onlara itaat edin.

Çünkü onlar sizi idare ediyorlar, çünkü onlar sizin idarenizi ele geçirenlerdir. Onun için, sizler muhakkak ki onları göz önünde bulundurmanız gerekir.

Bu ayet aslında, az önce belirttiğimiz gibi, şairlerin kendilerinin yapmadıklarını edebiyatla, dille, şiirle veyahut çeşitli üsluplarla dile getirmelerini ifade ederken, ama usul-ü fıkıhta bütün hayat mekanizmasında cari olunmuş bir hüküm makinasındadır bu ayeti kerime.

Yani “yapmadıklarını sizlere aktararak, sizleri aldatarak, sizleri yola getirerek, sizleri ikna ederek ve ikna gücü ile sizin gücünüzü, kuvvetinizi ve desteğinizi almak noktasında ki insanlara dikkat ediniz” diyor ayeti kerime.

Çünkü biliniz ki, yaşadığını söyleyenler iman edenlerdir, Allah’tan korkanlardır, sizin malınızda gözleri olmayanlardır, sizin paranızda gözleri olmayandır, makamı ele geçirip sizleri sömürmek istemeyenlerdedir.

Çünkü onlar Allah’tan korkarak hareket ediyorlar, sizin malınıza ilişmekte ve sizi kullanmakta kendilerine pay veremiyorlar, Allahtan korkuyorlar.

Ayette buyrulduğu gibi; “onlar ki iman ederler ve salih amel işlerler.” Yani onlar ki iman sahibidirler, neden ve nasıl bir güç sahibi olduklarını Allah ve Rasulü’nden öğrenmişlerdir.

Aynı zamanda onlar salih amel sahibidirler, yani onlar için sabah namazından yatsı namazına kadar secde vardır ve secdeler arasında da Allah’tan korku vardır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum