Yalçın Küçük

Yalçın Küçük


ARAPLARDA EKSEN KAYMASI

15 Ekim 2020 - 01:00

Yeşil sermaye olarak adlandırır ve sanki biz Avrupai bir ülkeymişiz gibi Arap ülkelerine sırtımızı dönmeye başlarız.
Peki onların umurunda mı, onlar ne yapıyor?
Elimizin altında bilgisayar var ve biraz araştırmak yetiyor…
BAE’li ve İsrailli yetkililer 2019 Aralık ayında Washington’da gizlice bir araya gelerek saldırmazlık paktı imzaladılar.
Bu pakt diplomatik ilişkilerin tesis edilmesi adına önemli bir adım olarak görülebilir.
Öte yandan Abu Dabi’nin petrol-dolar gücüyle Arap siyasetinin bir kısmına yön verdiği, bir kısmına da yön vermeye çalıştığı hesaba katılırsa, BAE’nin İsrail’le diplomatik düzeyde ilişki kurmasının Arap dünyasının İsrail’e yönelik tutumunu etkileyeceği söylenebilir.
Bu çerçevede Bahreyn, Umman gibi Körfez’in İsrail meraklısı aktörlerinin ve Sudan gibi BAE’nin kendine bağımlı kılmaya çalıştığı Afrika ülkelerinin de Tel Aviv'le kısa ve orta vadede ilişkileri tesis etme yönünde adımlar atabileceği iddia edilebilir.
Arap-İsrail sorunu, Birleşmiş Milletler ’in Filistin’i taksim kararının ardından 1948’de kurulan İsrail   devletine karşı Arap ülkelerinin savaş açmasıyla başlamış görünmekle birlikte, temeli 1917’de Balfour Deklarasyonu’yla Filistin’de bir “Yahudi milli yurdu” kurmayı taahhüt eden İngiltere’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Ortadoğu politikalarına dayanmaktadır.
Filistin sorununun ilk evresi, Yahudilerin Yahudi milli yurdunu kurma, Arapların da bunu engelleme mücadelesi etrafında 1948’e kadar sürmüş ve İsrail devletinin kurulmasıyla neticelenmiştir. 1948’den sonraki evre ise İsrail ile Arap devletleri arasındaki savaşlar ve sonuç getirmeyen barış girişimleriyle şekillenmiştir.
Arap-İsrail sorunu; 1948, 1967 ve 1973’te üç büyük savaşa, Filistin ve Arap topraklarının işgaline, yurtlarını kaybeden Filistinlilerin mülteci durumuna düşmesine yol açmış, bölgede kamplaşmalar yaratmış, silahlanmayı arttırmış, radikalizmi güçlendirmiş, büyük güçlerin bölgeyi nüfuz alanlarına bölmesine zemin hazırlamıştır.
Arap devletlerinin Filistin’i kurtarmak ve İsrail devletini yok etmek amacıyla 1948’de İsrail’e savaş açmalarıyla başlayan Arap-İsrail çatışmasının temelini Filistin sorunu oluşturmaktadır.
Bu sorunun kökeninde, İngiltere’nin Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu’da stratejik çıkarları açısından önem taşıyan Filistin’i kontrolü altına alma amacı yatmaktadır.
Siyonistlerin Filistin’de Yahudi devleti kurma hedefleri ile İngiltere’nin Filistin’e egemen olma arayışının çakışması, Filistin’de bir Yahudi milli yurdu kurma taahhüdünü içeren Balfour Deklarasyonu’na giden yolu açmıştır.
Balfour Deklarasyonu’yla gerekli zeminin hazırlanarak İngiliz manda idaresinin kurulması, Filistin’de Yahudi milli yurdunun tesisine yönelik politikaların uygulanmasını sağlamıştır.
Bu şekilde başlayan Filistin sorununun ilk aşamasını, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları arasındaki çalkantılı dönemde manda topraklarında çoğunluğu oluşturan Filistinli Araplar ile Filistin’e göç eden Yahudiler arasında çıkan çatışmalar oluşturmuştur.  
 
DEVAMI YARIN

YORUMLAR

  • 0 Yorum