Mustafa Ece

Mustafa Ece


AYASOFYA CAMİİ VE MİLLİ İRADE...

26 Temmuz 2020 - 21:37

Ayasofya camii’nin ibadete açıldığı ilk cuma namazı için halkın göstermiş olduğu teveccüh, aslında bu halkın aleni olarak göstermese de inançlarına yönelik susamışlığının derecesini göstermiştir. Halkın bir kısmının Ayasofya camii ibadete açılırsa İlk cuma namazı orada kalacağım diye adeta adak adamış olduğunu gördük. Bu toplum şunun farkındadır. Birçok uluslararası ve yerel siyasi dengeleri düşünüp ve koruyarak Ayasofya camii'ni ibadete açmak kolay olmayacaktı. Bu halk bütün bu zorluklara rağmen Ayasofya camii’ni ibadete açan, bütün bu süreci ilmek ilmek dokuyan herkese, katılımdaki izdihamla şükranlarını ifade ettiklerini göstermiştir. İçerdeki ve dışardaki, bu milletin inancına ve kültürüne karşı duran kitlelere bir cevap niteliğinde olması da ayrı bir önem arz etmiştir. Millet olarak, ülkemizin iç ve dış düşmanlarına böyle bir cevap vermeye de susamış olduğumuzu gösteren muhteşem bir açılış yaşadık. Bunun için Sayın Cumhurbaşkanımıza, bu iş için canla başla çalışan siyasilere ve yine özlemle bugün için mücadele veren herkese tekrar tekrar teşekkür ederiz.
Ayasofya camiinin açıldığı gün Türkiye genelinden sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek yapmış olduğu istişare toplantısında bir detay dikkatimi çekmiştir. Her söz alanın Ayasofya cami'nin ibadete açılmasından duydukları mutluluk ve huzuru ifade ettiklerinden sonra ülkenin geleceğine yönelik gençliğin içinde bulunduğu durumu, eğitimin gençlere ve ülkenin geleceğine doğru bir yön vermediğini, toplumda aile yapısını ilgilendiren aksaklıkların varlığını ve aynı zamanda toplumun ahlaki dengesini bozacak yasalaşmış olan bütün uygulamaların, söz alan herkes kısaca değinmek suretiyle unutmadıklarını ve o gün toplumu sarhoş edecek açılışın  bile unutturamayacağını hatırlattıklarını bizzat şahitlik ederek gördüm. Toplum olarak biz şuna inanıyoruz, idarecilerimiz bu toplumun inancına, kadim geleneklerine ters bir yasa çıkarmaz ve ters bir icraat yapmaz. Eğer bizim bilmediğimiz sebeplerle zorda kalarak yapmışsada kısa sürede bu hatadan dönme erdemini de gösterir. Kısacası bu toplumu rahatsız eden toplumun nezdinde ve inancında yer almayan, her türlü kötülüğü çağrıştıran yasal düzenlemelerin ve uluslararası sözleşmelerin en kısa sürede düzeltilmesinin arzusunda olduğunu göstermiştir. Aslında kimsenin zulme uğramasına razı olmayan bir toplum, içindeki birkaç kendini bilmezin yapmış olduğu aşırılıklar sebebiyle, tüm toplum fertlerini aynı kategoriye sokarak, ne şiddeti ne de cinayetleri engelleyemeyen uluslararası sözleşme sopası gösterilmek suretiyle düzeltilemeyeceği anlaşılmıştır. Biz, ahlaksızlıkları ve adaletsizlikleri ön plana çıkaran her türlü batılı uygulamaları reddediyoruz.
Biz millet olarak şunun farkındayız. Nasıl ki ekonomik açıdan gelişmemizi istemeyen, askeri açıdan güçlenmemizi istemeyen Batılılar, ahlaki açıdan bizim menfaatimizi düşünmeyeceklerini de biliyoruz. O halde batıdan alacağımız faydalı ahlaki bir yasa yoktur. Kendi İHA ve Siha' larımızı üretmeyi başardığımız gibi, bu toplumun ahlakını ve adaletini ortaya çıkaracak düzgün yasaları da yapabileceğimize inanmalıyız. Çanakkale'yi geçilmez yapan bir milletin bugünkü nesli olduğumuzu, Ayasofya camii’ni ibadete açarak, askeri açıdan tüm dünyaya karşı dik durarak gösterdiğimize göre, dışa bağımlı olmadan da hukuki altyapımızı oluşturacak güçte olduğumuzu biliyoruz. İdarecilerimizin, bu milletin bu bilinçte olduğunu göz ardı etmeden yasal düzenlemeleri milletin hassasiyetini göz önünde bulundurarak hazırlayacağına da inanıyoruz.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum