Menekşe Karakuş

Menekşe Karakuş


 İnsan, İslam ve Hayat

25 Aralık 2020 - 05:30

İnsan  son derece üstün niteliklere, ayrıcalıklı güç ve yeteneklere sahip bir varlıktır.  Bu özellikleri sayesinde iyiliğe niyet edip hayatı iyi yönde idare edebilir. İslam dini insan için vardır. İnsanın kendisi, hayatı ve çevresiyle olan ilişkilerini düzenler güzelleştirmesini sağlar. İslâm’da ibadetin amacı, insanın kendisiyle, Rabbiyle ve diğer bütün varlıklarla sağlıklı bir iletişim kurmasını sağlamaktır. Bu sebeple her bir ibadet, güzel ahlâk ile tamamlanmayı bekler. Müslümanca bir hayat ibadetlere olduğu gibi ahlâkî ilkelere de sahip çıkmakla yaşanır. Hakkı korumak ve zulme izin vermemek, merhameti yaşatmak ve şiddete engel olmak, Müslüman olmanın vazgeçilmez gereğidir. Adalet, dürüstlük, tevazu ve cömertlikle hayata bereket katmak, Müslüman’ın asli kişiliğidir. Unutmayalım ki, aklını hakka, kalbini hayra imkânlarını yararlı işlere bağlayanlar, imanın gereğini yerine getirmiş olur. İnsan elindeki özellikleri nasıl kullanacağına bağlıdır kendisine ve çevresine yaşatacakları.  kötülüğü isteyip dünyaya zulüm de yayabilir. Sabırlı, azimli, fedakâr, barışçıl ve adil tavırlarıyla mutlu bir dünya inşa edebileceği gibi cahil, bencil, hırslı, aceleci ve nankör tutumu yüzünden kendini ve çevresini tehlikeye de atabilir. Bu yüzden Rabbimiz, insanı hiçbir zaman başıboş bırakmamıştır. Yarattıktan sonra kenara çekilip, dünyayı kendi haline terk etmemiştir. O her an görür, gözetir, yönetir. Rabbimiz, insanın hayatta yalnız, nimetsiz ve yardımsız kalmasına izin vermemiştir. O her an yanımızda, şah damarımızdan daha yakınımızdadır. Cenâb-ı Hakkın bizlere en büyük desteği ise peygamberi ve kitabı aracılığıyla yol göstermesidir. İnsanın sorularına cevap alabileceği, sorunlarına çözüm bulabileceği en sağlam bilgi kaynağı dindir. Dinin davetine uyarak iman eden kimse, hayatının en doğru kararını vermiştir. Müslüman olmuş, şeref bulmuştur. Herhangi bir zorlama olmadan, kendi tercih ve arzusuyla Allah’a yönelmiştir. İçten bir bağlılıkla O’nun emir ve yasaklarını kabul etmiştir. Artık ondan, bu imanın gereklerini yerine getirmesi, mümince yaşaması beklenir. Sadelik kavramı, “düz, basit, yalın, gösterişsiz, süssüz, karışıksız, katkısız, süsü, gösterişi olmayan, yalın, tekellüfsüz, süsten, püsten arınmışlık” anlamlarına gelmektedir. Sade hayatı, doğal, yalın, düz, basit, gösterişsiz, şatafattan arınmış bir hayat olarak tarif etmek mümkündür. Sade hayat, insanın doğal davranarak, her türlü süs, gösteriş, rolden uzak, üreterek, israf etmeden ve yardımlaşarak yaşayabilmesidir. Sağlıklı ve huzurlu bir hayat sade yaşamdır. Stressiz ve anlamsız koşuşturmaların olmadığı hayattır. Sade hayat kendi tarzını oluşturmaktır. Mutluluğu yakalayabilmektir. Kişinin kendisiyle barışık olması demektir. Sadelik genelde gerçeğin belirtisi olarak da kabul edilmiştir. İşte bu noktada dinî öğretilerin, kişilerin hayat tarzını belirlemede önemli faktör olduğu gerçeği öne çıkmaktadır. Dinimizin zihniyet alanı içerisine giren dünyaya karşı bakışı ve tavrı yani eşyaya, tabiata ve maddeye bakışı, hayat tarzını belirlemede önem arz etmektedir. Dinimiz İslam’da gösterişten uzak, sade ve mutlu olunacak bir hayatı tavsiye eder. Tüm insanların huzurla yaşayacağı bir hayata sahip olmaları temennisiyle hayırlı Cumalar.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum