Devran Kaan Öztürk

Devran Kaan Öztürk


 DEPREM ve TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

11 Kasım 2020 - 10:51


  İzmir’de yaşanan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından 114 vatandaş hayatını kaybetti, 1035 vatandaş ise yaralandı. Bu hadiseden sonra tabi akıllara faciadan sonraki insanların psikolojik ruh halleri geldi. Bundan dolayı bugün travma sonrası stres bozukluğunu ele alacağız.
  Travma sonrası stres bozukluğu(TSSB) ağır bir travma sonrasında ortaya çıkan travmatik olayın tekrar tekrar yaşanması, olayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma ve artmış uyarılmışlık gibi özgül semptomlarla kendisini gösteren bir bozukluktur.
  TSSB’nin kökeninde birden fazla etmen vardır. Bu etmenlerin depremle alâkalı olan kısımları şunlardır; travma yaratan durumla karşılaşmanın ani olması, ölüm tehdidi içermesi, fiziksel yaralanma ile birlikte olması.
  Ancak bilinmelidir ki travma yaşayan her birey TSSB yaşamayabilir veya TSSB yaşasa bile bunu farklı şiddetlerde ve farklı davranışlarla ifade edebilir.
  TSSB ile birlikte yaşanan bozukluklardan biri de akut stres bozukluğudur. İzmir’de yaşanan deprem hadisesiyle de ilgili olarak akut stres bozukluğunda semptomlar travmatik olaydan sonra en az bir ay içinde başlamakta ve bir ay içinde yatışmaktadır.
  Tohoku Üniversitesi’nde çalışan Japon nörobilim araştırıcıları beynin korkuyla ilgili anıları elimine etmekten sorumlu orbitofrontal cortex bölgesinin travma etkisiyle küçüldüğünü ortaya koymaktadır.
Depremin hemen sonrasında yapılacak psikolojik yardımda kişiye yaşadıklarını ve duygularını rahatça ifade etme olanağı vermek, zihinsel ve bedensel rahatlama olanağı sunmak kullanılacak stratejilerdendir. Ancak birey konuşmak istemiyorsa buna zorlanmamalıdır. Profesyonel yardıma ihtiyaç duyulursa bunu psikologlar, sosyal hizmet uzmanları ve psikiyatristler sağlayabilir. Uygun görülen durumlarda ilaç tedavisi gerekebilir.






YORUMLAR

  • 0 Yorum