Aynur Güneş

Aynur Güneş


Değerlerimizden Ödün Vermeyelim

26 Mart 2020 - 05:00

Ne nefsi, ne duygusal, ne mezhepsel, ne ırksal bir değerle biz bir üstünlük kimseye vermiyoruz.
Biz zorunlu ve akidevi değerimizde de mecbur kaldığımız değerde kendi peygamberimize o üstünlüğü veriyor ve O’nun Kuran-ı Kerim’de geçen: “Biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya/107) tanımını da bütün dünyaya ifşa ediyoruz.
“Ey Muhammed!” deyip Hz. Muhammed Mustafa (sav)’in bütün âlemlere; hem insanlık varlığına, hem cin varlığına ve hem de aynı zamanda bizim şu anda seyrettiğimiz canlı ve cansız bütün varlıklara gönderilmiş bir peygamberdir. Bütün varlıklara rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberdir.
Her şeyin hukukunu bizlere bildiren bir peygamberdir.
Merhamet peygamberidir, şefkat peygamberidir.
Bütün insanlığa örnek olacak şekilde bir ahlak sahibidir.
“Emin” sıfatına sahip, aynı zamanda insanlık âlemi arasında hiçbir fark gözetmeksizin adaleti sağlayan bir peygamberdir.
Kuran’ı anlayarak okuyalım veyahut anlayana kulak verelim.
 Biz bu camilere teselli olmak için gelmiyoruz.
İman ettiğimiz için geliyoruz elhamdülillah.
İman ettiğimiz için geliyoruz; Kuran’a iman ettiğimiz için geliyoruz, Hz Muhammet Mustafa(sav)’e iman ettiğimiz için geliyoruz ve dini Mübin İslam’ın değerlerini yaşamak için geliyoruz.
Camiden içeri girerken farklı olmak, dışarı çıkarken farklı olmak; bu ümmete yakışmaz.
Bu ümmet onu yapmamalıdır.
Onun için, Hz. Muhammet Mustafa (sav): “Kim bir topluma benzerse onlardandır.” buyuruyor.
Kim bir topluma benzerse onlardandır.
Bugün nice Müslümanlar onların yani Yahudi ve Hristiyanların değerini taşımak için yarış yapmakta, onlara zaman ayırmakta.
 “Ya Rab! Hidayet et. Ya Rab!
Bu ümmetin izzetini iade et, bu ümmete şuur ver.
Rasul-ü Zişan Hz. Muhammed Mustafa (sav)’in Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye ne şartlarla gittiğini, bu insanlık âleminin huzuru için, saadeti için, ferahı için ne çabalarla gittiğini düşünen yok.
Ama bu dinin düşmanlarının, bu dinin izzetini ayaklar altına alan düşmanın, bu ümmeti parçalayanın bayramını kutlayanlar, gecesini kutlayanlar çok.
Hem de tüm dini değerlerinden taviz vererek; içkisiyle, kumarıyla, zinasıyla, tüm dini değerleri ayaklar altına alarak kutluyorlar.
Hiç adlarından da utanmayarak; adları Muhammed, Ayşe, Fatma Abdullah...
Bütün bunları göz önünde bulundurmayarak, dün Fransız’ın istila ettiği, İngiliz’in istila ettiği bu topraktaki insanlar, bugün onların bayramını kutlamaktalar, onların değerlerini öve öve anlatmaktalar.
Onun için, bu ümmet kendine gelmelidir.
Bu ümmet, onlara düşman olarak kendine gelmemeli, onları parçalayarak kendine gelmemeli, onları yok etme çabasıyla kendine gelmemeli. Kuran’ın ruhunu, İslam’ın ruhunu, rahmet ruhunu ve zararsız, huzur veren bir sokağın ruhunu oraya aşılamalı.
Evet, ata-ecdadımız onlara hiç fırsat vermedi.
Ve onun için hep medeniyet yazdılar, tarih yazdılar.
Ne yazık ki bugün tarih tersine yazıyor.
Ve suç İslam’a yıkılıyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum