Yapı Denetiminde Sınıfta Kaldık

Çeltik, Antalya’da ki yapı denetim firmalarının sınıfta kaldığını da iddia ederek, “Birçok ilçede zemin etütleri kontrol edilmiyor. Artık bu işler işin ehli olan yerbilimciler tarafından yapılmalı” dedi.

Yapı Denetiminde Sınıfta Kaldık
02 Kasım 2020 - 10:42

  Jeoloji Mündisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik, İzmir’de yaşanan 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından Hilal Gazetesi’ne çok önemli açıklamalarda bulundu.  Çeltik, her deprem sonrası yaptığı uyarıları bir kez daha tekrarladı ve yetkilileri göreve çağırdı. Deniz içinde ki fayların tespit edilip bilimsel çalışmalar yapılması gerektiğini kaydeden Çeltik, “Paleosismoojik çalışmalar yapılmalı. Kentsel dönüşüm için bina yaşı, zemin özellikleri, deprem etkisi gibi konular hızlı bir şekilde gözden geçirilmeli öncelikli yerler belirlenmeli. Ekonomik paketler açıklanmalı. İzmir depremi bize bir kez daha göstermiştir ki ovalara değil dağlara yamaçlara yerleşim yapılmalı” dedi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ÖNEMLİ
  Kentsel dönüşümün parsel bazında değil kütlesel bazda olması gerektiğinin altını çizen Çeltik, “Ayrıca deprem sonrası ulaşımın ne kadar kötü olduğunu, ulaşımın hayati derecede olduğunu, arama kurtarma ekiplerinin olay yerine gitmekte zorlandığını göstermiştir. Sonuç olarak deprem toplanma alanları kentsel dönüşümde yolların tekrar yapılanması, kentsel dönüşümün parsel bazında değil kütlesel bazda olmalıdır. Her ne kadar mühendislik hizmeti almış olsa da yer seçiminin ne kadar önemli olduğu unutulmamalıdır. Denetim eksikliğinin, yer bilimcilerin bina zemin ilişkisinin kurmakta ne kadar etkin ve önemli olduğu İzmir Bayraklı’da yaşanan depremde net bir şekilde ortaya çıkmıştır” diye konuştu.

İŞİN EHLİNE YETKİ VERİLSİN
  Çeltik, Antalya’da ki yapı denetim firmalarının denetim konusunda sınıfta kaldığını da iddia etti. Çeltik açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Antalya'da yapı denetim firmaları vatandaştan parasını almış olmasına rağmen zemin etüdleri konusunda neredeyse hiç denetim yapmadıkları bilinen bir gerçektir. Bu da dışarıdan bakınca sağlam fakat aslında sağlıksız yapı yapıldığını ortaya koymaktadır.
Birçok ilçede belediyeler tarafından zemin etütlerinin kontrol edilmediğini biliyoruz. Bu konuda belediyelere ve yapı denetim firmasını denetleyen kuruma büyük işler düşüyor.  Belediyelerde bankamatik memurlarının yerine bölgeye ve ilçeye katkı sağlayacak yerbilimciler alınmalıdır. Artık işleri devşirmelere verme yerine, ehline verme zamanı çoktan gelmiştir.”
 
İMARA BİLE AÇILMAMALI
  “Antalya'da geçmişte hiç mühendislik hizmeti almamıs, denetlenmemis, zemin etüdleri yapılmamış çok sayıda binalarımız var. Bugün Kepez, Dokuma ve Şarampol bölgesinde büyük bir nüfus yoğunluğunun var. Yapı itibariyle Antalya zeminleri heterojen yapıya sahip, çok sık aralıklarla taşıma gücü ve zemin yapısı değişen bir kent. Aslında birçok yerin imara bile açılmaması gerekiyordu. Bu iş artık ciddiye alınmalı. Üzülerek ifade etmek gerekirse imar affı yapıldı. Bu sayede sağlıksız, ortadan kalkması gereken binalar yasal hale geldi. Aynı zamanda sosyal açıdan da  bir çok zorluk ortaya çıktı, Haksız kazanclar elde edildi. Bugün Antalya’nın batısı, doğusuna oranla çok daha riskli, Ayrıca buraların bir çoğu tarım bölgesi. İmar planlamaları yapılırken muhakkak ovalara değil dağlara yapılmalı ki bir taşla birçok kuş vuralım. Yani milyonlarla yılda oluşan ovalarımızda tarım faaliyetleri devam ederken, evleri dağlara yaparak çok daha sağlıklı yapılar üretmiş oluruz.”
 
DENETİM EKSİKLİĞİ VAR

  “Ne kadar sağlıklı ve kaliteli binalar yaparsanız yapın, eğer bina zemin ilişkisini iyi kurmazsanız, binalarda oturma yatma ve kayma olabilir” diyen Çeltik, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir Seferihisar’da yaşanan deprem ile ilgili paylaşımlarımı gördünüz. Kaliteli yapıldığı zannedilen, yatan, kayan binalar tsunami tehdidiyle karşı karşıya kalan ilçeler var.  Jeolojide yer seçimi önemlidir. Aynı zamanda ne kadar sağlıklı ve kaliteli binalar yaparsanız yapın, eğer bina zemin ilişkisini iyi kurmazsanız, binalarda oturma yatma ve kayma olabilir. Antalya'da mühendislik hizmeti almış olmasına rağmen, yapı denetim firmaları ve belediyeler kontrol etmiş olmasına rağmen, oturan binalar var. Daha kötüsü 19 ilçede birçok belediye zemin etüt raporlarını kontrol bile etmiyor. Antalya bir kıyı kentidir. Zemin sıvılaşmasının olduğu, tsunami tehlikesini altında olan, heyelanların olabileceği alanlarımız bölgelerimiz var. Antalya'da büyük oranda denetim eksikliği var. Evimizin odası sayısına, rengine değil, güvenliğine bakalım. Lütfen artık ciddiye alalım. Bu çığlık atanlar, sizlerin evlatları kardeşleri, canları da olabilirdi.”

Kubilay ELDEMİRCİ


YORUMLAR

  • 0 Yorum