SİYASETTEKİ FETÖCÜLER!

SİYASETTEKİ FETÖCÜLER!

27 Şubat 2020 - 01:00

Günlerdir televizyonlerda Fetö’nün siyasi ayağı tartışılıyor.

Muhalefet iktidarı, iktidar muhalefeti suçluyor.

Fakat sen Fetöcü’ydün, yok sen daha çok Fetöcü’ydün, retoriğinden öte geçilemiyor.

Bu tartışmalardan bir sonuç çıkmayacağı gibi hukuk ve yargı ile ilgili problemler uzun vadeye yayılırsa Fetö’nün ekmeğine yağ sürülmesi de mümkündür.

15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ortaya çıkan bilgiler gösterdi ki Fetö’nün ayağı her yere uzanmış.

Sadece ordu, polis, yargı ve bürokrasiye değil, siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, tarikatlara da sızmışlar.

14 tane Alevi Derneği kurdurmak ne demektir?

Türk Solu adlı dergiyi Fetöcülerin çıkardığı ortaya çıktı.

Sol görüşlü bir yargı derneğini de ele geçirdikleri gerçeğini göz önüne alırsak kendine “hizmet hareketi” gibi masum ve cazip bir isim bulan bir şenaat örgütünün dehşet ve vehametini kavrayabiliriz.

Fetö’nün sağdaki siyasi partilere, derneklere, tarikatlara sızması muhakkak ki daha kolaydı.

Fakat sol yelpazedeki kurum ve kuruluşlara sızması bu örgütün akıl almaz bir yeteneğe sahip olduğunu gösterir.

2002’de Ak Parti iktidara geldiği zaman Fetöcüleri yanında buldu. Devletin çeşitli kurumları 1990’ların sonunda ve 2000’li yılların başlarında verdikleri raporlarda iktidarları uyarmaya çalıştıkları dillendirilip duruyor.

Ancak Ak Parti idarecileri 28 Şubat mağduru idiler ve “alnı secdeye değmiş” Fetöcülerin devlet kurumlarına sızmasında bir beis görmedikleri ifade ediliyor.

Sokaktaki vatandaş bu örgütün gizli bir gündemi olduğunu bilemezdi.

Dershanelerinde ve okullarında kaliteli eğitim veriliyor, diyerek pek çok aile çocuğunu cemaatin dershanelerine ve okulları gönderdi.

“Afrika’da kuyu kazıyoruz, Orta Asya’da okullar açıyoruz”, sözleriyle pek çok yardım topladılar.

Tayyip Erdoğan anlaşıldığına göre Şubat 2012’deki MİT krizi denilen hadiseye kadar Fetö’nün gizli ajandasının farkına varamadı.

Ergenekon ve Balyoz davalarıyla Fetö’nün yargıçları orduda bir temizlik yaptılar ve kendi kadrolarının önünü açtılar.

Özel Yetkili Mahkemeler bu iş için kurulmuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kandırıldığını 15 Temmuz darbesinden sonra itiraf etti ve milletten özür diledi.

2013 güzünde Recep Tayyip Erdoğan dershanelerin kapatılacağını söyleyince savaş başlamış oldu.

Başbakan’ın dershane hamlesine Fetö 17-25 Aralık 2013’te yolsuzluk operasyonları ile cevap verdi.

 17 Aralık’taki birinci dalga operasyonda bakanlar ve Rıza Zerrab yolsuzluk, rüşvet ve iltimasla suçlanıyordu.

25 Aralık’ta başlayan ikinci dalgada hedef Erdoğan’ın oğlu, kızı ve eşiydi. Gerçekte ise asıl hedef kendisiydi.

30 Mart 2014 Mahalli seçimlerinden önce yapılması gereken operasyon hazırlıkların öğrenildiği şüphesi ile erkene alınmıştı.

Erdoğan İstanbul’a atadığı bir valinin dirayeti sayesinde bu operasyonu atlatabildi.

Sonraki hadiseler 17-25 Aralık 2013’teki operasyonlarının yolsuzlukları kullanarak hükümeti düşürmeyi amaçladığını gösterdi.

Peki, 17 Aralık operasyonu başladıktan sonra Fehmi Koru’nun Pensilvanya’ya gönderilip F. Gülen’den hükümete hitaben mektup getirmesini nasıl izah edeceğiz?

 Fetö mektubunda kısaca benim operasyonla ilgim yok. Ben hükümeti destekliyorum, dershaneler kapatılmasın, operasyonu yapan hâkim ve savcıları tutup kulağından atsınlar, diyor.

Yolsuzluk operasyonunun Fetö’nün emri olmadan başlaması mümkün mü?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Erdoğan bunu hala kavrayamamışlar mıydı?

 İşin ilgi çekici yanı Fetö 30 Mart 2014 seçimleri öncesinde bu defa muhalefete malzeme vererek CHP’yi kendi amaçları için kullanma yoluna gitti. Kılıçdaroğlu’nun cemaatin verdiği T. Erdoğan’ın telefon dinleme kayıtlarını Meclis’te ifşa ettiği hatırlardadır.

Anlaşılan Kılıçdaroğlu da Fetö’nün vahametinin farkında değildi, klasik bir politikacı içgüdüsüyle iktidarın aleyhinde kullanayım da malzeme nereden gelirse gelsin, havasındaydı.

Kısacası Fetö’nün siyasi ayağı diyerek siyasetçilerin birbirlerini itham etmelerinin bir anlamı yok.

Fetö birçok siyasi partiye sızdı ve amaçları istikametinde kullandı veya kullanmaya çalıştı.

Şimdi yapılacak iş Fetöcü kadroları ordudan, yargıdan ve polisten temizlemek. Fetö operasyonları devam ettiğine göre hala yapılacak çok iş var demektir.

Burada önemli olan Fetöcü ithamıyla günahsız insanların canının yanmasının önüne geçmektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum