logo

Sınavda Olduğumuzu Unutmayalım


Aynur GÜNEŞ
manvgat47@hotmail.com

Neredeyse insanlık aleminin tamamı, ülkemiz insanın da neredeyse yüzde 95’i çok pişman olacağımız hataları, pek farkına varmadan ve gözümüzü kırpmadan sürekli yapıyoruz.

Nasıl mi?…

Hemen arz edeyim:

Yüzde 100’ümüz kesinlikle öleceğiz.

Bu gerçeğe, hiç kimse itiraz edemez.

Fakat hiç ölmeyecekmişiz gibi dünyaya çalışıyoruz ve âdetâ rüyadaki gibi dalmışız ve Azrail’i AS görünce gerçek hayâta uyanacağımızı, aklımıza bile getirmiyoruz.

Oysa; er veya geç Berzah âlemi denen; kabre gireceğiz, haşiri, kıyameti, sıratı, mahkeme-i Kübra’yı mutlaka yaşayacağız.

Yani bu uzun yolculuğa istesek te, istemesek te, inansak ta, inanmasak ta mutlaka çıkacağız.

Mahkeme-i Kübra’dan sonra, sınırsız ve sonsuz olan ebedî Âhirette, ya Cehennem azabıyla veya sürekli Cennet hayâtı yaşayacağız.

İnanmamak veya aklına sığıştıramamak, bu uzun yolculuğa asla engel olamayacaktır…

Hem bu uzun berzah yolculuğu, hem de ebedî âhiret hayatımızın kazanılması ise, sınav için hazırlanmış olan, “şu dünya hayatımızdaki İlâhî emir ve yasaklarını ciddiyetle öğrenip, titizlikle uygulamamıza” bağlıdır.

Mülk Sûresi, 2. Âyet: O, (Allah) hanginizin daha güzel amel ve işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, (Allah) Azizdir, Gafûrdur, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.

Şimdi elimizi vicdanımıza koyarak, çok ciddi düşünelim:

Bendeniz bir ay süreliğine, teknik bir araştırma adına Japonya’ya gitmek için görev aldıktan sonra, var olan okul İngilizcemi yeterli bulmayarak, 18 ay hem İngilizce hem de Japonca kurslarına gitmiştim.

Tek bir Allah’ın kulu da “sadece bir ay için bu kadar masrafa gerek yok” demedi ve hep beni tebrik ve takdir ettiler. 

Diğer yandan bugün tüm anne ve babalar, evlatlarımızın kalan 50-60 senelik dünya istikballeri için, genellikle yüksek ücretler ödeyerek, 15-20 sene, hatta 20-30 sene eğitimler ve tahsiller yaptırıyoruz, değil mi?

Bu da normal karşılanıyor…

Fakat dünya hayatı gibi 50-60 sene değil, hatta 5 bin -10 bin sene de değil; yukarıda arz ettiğim binlerce senelik berzah yolculuğu için ne kadar hazırlık yapıyoruz ve evlâtlarımız veya kendimiz kaç sene eğitim alıyoruz?

Hatta sınırsız, sonsuz ve Ebedî Âhiret ve Cennet hayatı için, hem ücretsiz olan, hem de sadece 2-3 senelik Dînî ve Uhrevî eğitimi ve tahsili çok görüyoruz.

Gafletlerimiz yüzünden, bunları hiç ciddiye bile almamakla veya ihmal ederek, hem evlâtlarımızı, neslimizi ve kendimizi, aklımıza sığıştıramayacağımız kadar çok ciddi tehlikelere atıyoruz…

Oysa yüce Rabbimiz bizlere hem Kur’ânı ile hem de bizlere rehber ve kılavuz olarak gönderdiği Hz. Muhammed SAV ile ‘şu dünyada sınavda olduğumuzu’ bildirmiş.

Üstelik de bu sınavın, diğer sınavlar gibi tekrarı da yok…

Hem de dünya sınavları gibi; “olmasa da olur veya şu alternatifi de var” gibi hiç bir tesellimiz de yok. Bu sınavı mutlaka kazanmak zorunluluğumuz varken, acaba bu vurdumduymazlık niye?…

Madem ki gerçekler böyle, bu gaflet niye?… 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEDENİYET TRENİNDEKİ VAGONUZ

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Kalkınma deyince beyaz adamın treni gelir aklıma. Büyük demir at… Kalkınma deyince hemen kardeşi medeniyet, modernizm.  Bütün şirketler gelecek sene daha fazla kâr etmek zorunda.  Ülkeler daha fazla milli gelir elde etmeli. Bu sene geçen seneden daha fazla kazanmalıyız. Sene başında maaşımıza zam yapılmalı. Tekere araba, arabaya motor takılmalı. Öküz, traktörle; traktör çift çekeriyle değiştirilmeli. Pulluğun patosun yenisi çıkmış. Yenisi çıkmış bu koltukların.  Durmadan her şeyin yeni ...
  • Mesuliyetten Kaçmayın!

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İslam büyükleri, kul hakkından, dini mesuliyetten, vebalden çok korkarlardı. Sevdiklerinin, kadılık gibi mesuliyetli ve çok zaman doğru iş yapma imkânı bulunmayan görevlerden birini kabul etmesine izin vermezlerdi. Tabii ki istisnai durumlar hariç. Süfyan-ı Sevrî buyurdu ki: “Ey kardeş, şu zamanda sen, imamlık, müezzinlik, vezirlik ve kethüdâlık gibi hiçbir vazife alma! Birisinin fakirlere dağıtılmak üzere sana emanet edeceği malı da sakın alma!” Muhammed bin Vâsi de şöyle buyurdu: “Kıyâmet gününde hesap için ilk çağrılacak olan...
  • BU GÜNÜ İNSANCA NASIL YAŞARIZ

    09 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    ALLAH(cc) Kuranı Keriminde geçmiş kıssaları yani geçmiş kavimlerin yaşadıkları olumlu veya olumsuz yaşanmışlıkları bizlere ibret olsun diye anlatıldığı söylenir. Bu söylemlerde veya tefsirlerde çoğunlukla bazı hataları yapmanın ardından gelen felaketin yani helâkın tasvirleri yapılmaktadır. Belki benim gözümden kaçmış olabilir ama bu helâk sadece insanların bazı hatalarının sonucu olmadığı detaylandırılmaz. Oysaki insan hata yapabilir olarak yaratılmışken, bu helâkın sebebini sadece olası hatalara yüklemek ne kadar doğrudur bilemiyorum. He...
  • KÖYE GÖÇ…

    07 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Sürekli kentsel dönüşümden bahsedip duruyoruz. Bu da lazım, ancak son gelişmeler aslında kırsalın daha önemli olduğunu gösterdi. Domates biber, patlıcan meselesi… Buğdaydan, samana ithalattan sonra artık kesin anlaşılmış olmalı. Köylerdeki benim köyüm de dahil; tarlaları işleyecek genç kalmadığı gibi olanlarında tarlaları işleyecek bilgisi ve hevesi kalmadı. Malum sebeplerden… Gübre, ilaç vs. pahalılığını kastediyorum.  O zaman bir yerlerde yanlış yapıldığını fark edip olayın üstüne yeniden gitmek lazım… ...