logo

istanbul escort

escort istanbul

istanbul escort bayan

porno izle

porno indir

sikiş izle

11 Ocak 2019

RUH SAĞLIĞI YASASI


AYDIN ÇEVİK
aycevmedya@hotmail.com

 

Gün geçmiyor ki şiddet haberi okumayalım…
Memleketin dört yanından geliyor şiddet haberleri…
Akıl fikir sağlığımız hayli hasar aldı…
Yolda yürürken kendi kendine el kol hareketleri eşliğinde konuşan vatandaş sayısında da ciddi bir artış sezinledim.
Hatta kendimden biliyorum.
Kendi kendime bir konuda itiraz ettim.
Ardından kendimi ikna ettim geçen gün…
Heykel dolaylarında yürürken…
Ruh sağlığımızı düzeltmek hakikaten şart.
Vatandaşı hastalıklı devletten kimseye fayda gelir mi?
Önce ruhumuz sağlam ve dingin olacak ki memleket de aynı oranda sıhhatli olsun.
İşte bu durumu tespit eden MHP, TBMM Başkanlığı’na “Ruh sağlığı yasası” sundu… Hayli ilgi de uyandırdı…
Teklife göre;
Her şehirde “Ruh Sağlığı İzlem ve Denetim Kurulu” oluşturulacak. Ruh sağlığı ile ilgili tedavi gören kişiler ilaçlara ücretsiz olarak erişebilecek.
On sekiz yaşının altındaki her çocuk ruh sağlığı hizmetlerinden ücretsiz olarak faydalanabilecek. Ruhsal problemi sebebiyle bir kişiye güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, eğitim alan kolluk güçleri personeli tarafından yapılacak.
Hasta bir avukat tarafından temsil edilebilecek. Hastanın avukatı yoksa barodan avukat talep edebilecek. Hastanın yatırılma talebine itiraz edilmesi durumunda konuyla ilgili ruh sağlığı alanında uzman bir bilirkişi atanabilecek.
Mahkeme kararıyla verilecek en uzun istemsiz yatış ve tedavi süreci üç hafta olacak. Ruh sağlığı hizmeti veren kişilerin görevleri sebebiyle ikinci ruhsal travma ya da diğer mesleki sebeplere bağlı ruhsal zorluk ya da bozukluk ortaya çıktığında bütün tedavi masrafları kurum tarafından karşılanacak. Ayrıca, mesleki yıpranma hakları olacak ve emeklilik sürelerine yansıtılacak.
Toplumsal problemlerin önüne geçmeyi planlamış MHP… Vatandaşların sosyal güvenlik kurumlarının şemsiyesi altında uygun ücretlerle ya da ücretsiz hizmet alabilmelerini de hedeflemişler.
Şiddet azalmalı elbette. Stresle başa çıkma, öfke denetimi ve kontrolünü yapabilmeli her Türk vatandaşı…
Teklifin altına imzamı atarım… Son derece faydalı…
Peki, stres neden oluyor vatandaşta? Neden öfkeleniyor kolayca? Neden “Allah yarattı” demeden şiddete yöneliyor?
Biraz da kaynağa inmeli kanaatimce…
“Öfke kontrolü” eğitimi verelim lakin öfkelenmeye yol açan şartları da kaldıralım. Vatandaşa ruh ve aklı sağlığı hizmeti vermeden önce önleyici tedbirler alsak. Hiç o duruma düşmese… Olması gereken bu değil mi?
Misal; asgari ücret artsın. Refah seviyesini yükseltelim. Gelecek kaygısını azaltalım. “Akşam eve ne götüreceğim” endişesinde olmasın hiç kimse…
Zenginleşmek şiddeti ortadan kaldırmasa da ciddi oranda azaltmaz mı?
Refahı yüksek bir millet Suriyelilere de kafayı fazla takmaz. Bugünlerde en büyük öfke krizleri maalesef Suriyeli sıkıntısı dolayısıyla yaşanıyor. Kafayı Suriyelileri takmış durumda milyonlarca vatandaşımız.
Gitgide yükselen bir öfke dalgası da var.
Acil ve önleyici önlemlerin çoğu ekonomik olmak zorunda. Cepler dolsun, kaygı azalsın, ruhumuzu biraz düzeltelim. Ruhu düzgün kişi kimsenin yürüyen aksamını da kolay kolay hedeflemez…
Er kişinin ruhunun derinliklerine inen yol cüzdanından geçiyor…

Share
261 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BU MİLLET BİR SEÇİM DAHA KALDIRMAZ

    26 Mart 2019 YAZARLAR

      Yerel seçim ile genel seçimi iyice karıştırmaya başladık. Muhalefet özellikle ekonomi ve işsizlik üzerinden iktidar partisini vurmaya çalışırken iktidar partisi ise 31 Mart’te yapılacak olan seçimin yerel seçim olduğunu anlatmaya çalışıyor. Muhalefet 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı yüzde 52’lik oy oranını kendilerine baz alacak gibi duruyor. Ekonomi ve işsizliği ilk sıraya koyan muhalefet bunun yanına afadlardan sonra oluşan mağduriyetleri de ekliyor. Yani patates ve soğan edebiyatının ...
  • DUYGUSUZ HİSLER

    26 Mart 2019 YAZARLAR

      Toplum olarak etrafımızda bir türlü ne olduğunu çözemediğimiz bu yapıyı bireyler mi oluşturuyor yoksa bu yapı mı bireyleri oluşturmakta? Nasılsa herkes farklıydı, aynı düşünen insanlar mı toplum oldu, yoksa asıl farklılık toplum olabilmekte miydi? Bence asıl sorular her zaman bunlardan kaynaklanıyordu. İnsanoğlu kurduğu ve icat ettiği, her şeyin tutsağı oldu, bu da neyi icat ettiyse günlük hayatta onsuz yaşayamaz oldu. Aslın da amaç hayatı kolaylaştırmaktı, peki hayat bu kadar kolay yaşanınca elimize ne geçti? Veya zor olanı kim belir...
  • Keşke her yıl seçim olsa

    25 Mart 2019 YAZARLAR

      Türkiye olarak seçimlere alışığız. Ne de olsa 2000’li yıllaran önce seçim üzerine seçim yapıyorduk. Genel seçimlerde hükümetler kurulamıyor yeniden sandık başına gidiyorduk. Yerel seçimler her ne kadar zamanında yapılmaya çalışılsa da bunda dahi başarılı olamadık. Aslına bakılırsa her bir seçimin Türkiye ekonomisine çok ciddi zararı oluyor. Ancak seçim dönemlerinde ekonomi canlanıyor. Normal zamanlarda vatandaş ulaşamadığı belediye başkanlarını sokakta karşısında görüyor ve derdini anlatma fırsatı oluyor. Her daim...
  • ALMAYI SEVEN İNSANLAR

    25 Mart 2019 YAZARLAR

      Verdikçe alan insanları bilir misiniz?  Hani, sınırlar nereden başlar, nereden biter bunu anlamak için elinden geleni yapan, biz sustukça anlamadığımızı sanarlar, ve içinde bulunduğumuz kullanılma durumunu birçok kez sevgi ile karıştırdığımız o duygunun adıdır… Bunların yaşanmaması içinde, sınır koyabilmek insanın kendisini koruması en güzel davranış şeklidir… Yalnızca bunu yapabilmek için her anlamda alt yapınızın güçlü olması gerekmektedir… Bazen de merhametiniz öyle güzel kullanılıyor ki siz farkında bile olmuyorsunuz… Bunu anla...
escort bursa escort mersin