logo

Kalplerin Kur’an ile fethi


Aynur GÜNEŞ
manvgat47@hotmail.com

Son zamanlarda kendimi deliyle akıllının ayırt edilemediği bir tımarhanedeymiş gibi hisediyorum.

Her zerremle hakikati irdelerken kendimi akıllı sanıyor, çevremdeki “akıllı” görünenlerden farklılığımı görünce de en azılı “deli” oluveriyorum…

Gel de çık işin içinden bakalım kim akıllı kim deli diyerek devreleri yakıyorum.

Sebebini çok iyi biliyorum bu duygu yolculuklarının.

Alak suresinin ilk emriyle başlayıp Allah’ın izniyle Nasr Suresi’nde bizlere müjdelenen kalplerin Kur’an’la fethi ile tamamlanacak bir maratonun henüz başındayiz sanırım.

Neler yok ki bu kutlu yolda…

Müzzemmil suresinin biyolojik devrimleri, Müddessir suresinin Kur’an’ı tanıtmak isteyenlere kılavuzluğu, Tebbet suresiyle müminlere Ebu Leheb dersi, Asr suresinin ziyanda olmama rehberliği, Maun suresinin manifesto niteliğindeki uyarılari, Felak ve Nas surelerinde insana gelebilecek tüm sıkıntıların tarifi ve bertaraf yolları, Kureyş suresindeki derin Hac mesajı ve daha sayamadığım toplam 114 duraklı bir seyahat bizimkisi…

Her yolculuk yorucudur dostlar, her durak hedefe bir adım daha yaklaşmayı müjdelerken diğer yandan da bitkinliği ve yılgınlığı da arttırır.

İşte Kur’an yolunun, iman yolunun farkı burada ortaya çıkıyor.

Her durak bir doping, her durak ayrı bir motivasyon kaynağı.

Kur’an’ın mucizelerine her gün defalarca şahit olmak, Allah nasip ettiyse eğer iman mührünü kalbimizde hissetmek ne paha biçilmez bir duygudur.

Böyle kelimelerle anlatırken kolay görünüyor ama o kadar da düz ve virajsız değil elbet bu yol.

Fatır Suresi’nde Rabbimiz bunun da mesajını vermiş bize…Adn cennetlerini kazananların bu dünyada yorgunluk ve usanç ile dolu bir yaşam sürdükleri ayetle sabittir…

33: Adn cennetlerine girerler onlar, orada altından bilezikler ve inci takınırlar. Orada giysileri ise ipektir.

34: Şöyle derler: “Hamt olsun, üzüntüyü bizden gideren Allah’a! Rabbimiz mutlak Gafûr, mutlak

Şekûr’dur.

35: Lütfuyla bizi durulacak yurda kondurdu. Orada bize hiçbir yorgunluk dokunmaz. Orada bize

hiçbir usanç da dokunmaz.”

Eh, bize de ne demek düşer?

Allah yorgunluğumuzu ve usancımızı arttırsın…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Günahtan daha şer

    22 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Avvam bin Huşeb buyurdu ki: “Günahı takip eden dört şey vardır ki, işlenilen günahtan daha şerlidir: 1-Kulun nefsindeki günah arzularını söküp atmadığı halde dil ile istiğfar etmesi, 2- Cezasının Allah tarafından hemen verilmemiş olmasına aldanması, 3 – Günahında ısrar etmesi, 4 – Günahını müteakip bir tâat işlediği zaman, bu tâat sebebiyle günahı bağışlanmamış olduğu halde, ‘Günahtan sonra bir tâatta bulundum, o halde günahım bağışlanmıştır’ diye sevinmesi.” Abdullah bin Abbas buyuruyor ki: “Allah’a itâat eden bir kimse, n...
  • PARAGÖZ DÜNYA

    22 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Ben ülkemin zaman çizelgesini ikiye ayırıyorum. 1980’den önce ve 1980’den sonra. 1980’den sonra birçok şey kalmadı. Artık cesur, dürüst ya da yardımsever değiliz. Varsa da ben rastlamıyorum, o kadar az o eski insanların sayısı. Artık her şey parayla ölçülüyor.  “Misafire” yer yok bu paragöz dünyalarımızda. Kimse hiçbir şeyini kimseyle paylaşmıyor. Sobanın başında toplanıp dedelerin, nenelerin hikayelerini dinleyen, kestane yemek için sabırsızlanan, çayın fokurtusunu, mandalina ve portakal kabuklarının ko...
  • Üstüne Söz Söylenmez (2)

    21 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Baktığımız zaman bugünkü medeni dünya bile çok şeyi İslam’a borçludur. İslam’ın o dönemde ezilen kadınlara verdiği değer ve hakkı; onları değersiz gören bir anlayışa karşı mirasta hak tanıyan, bütün insanların Allah katında eşit olduğunu savunan bir anlayışı hâkim kılıyor. Kendisiyle konuşmak için gelen birinin titrediğini görünce: ‘Ne korkuyorsun!Ben de senin gibi kurutulmuş deve eti yiyen dul bir kadının çocuğuyum’ anlayışıyla hareket eden bir Nebi. İşte bu gibi değerler nedeniyle rahmet devleti kısa zamanda İslam medeniyetine dönüşmüştü...
  • BUNUN ADI İHANETTİR

    21 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    İçimizdeki hainlerin yaptıkları ahlaksızlıkları görünce dışarıdakilere söyleyecek sözümüz kalmıyor. Ve ne yazık ki zehirlenmiş bir sosyoloji bu ahlaksızlıklara itibar etmek suretiyle yalancılığı, ahlaksızlığı ve ihaneti muhalefet diye yutturmaya çalışıyor. Ülkemizin istikbali ve istiklali için yapılması zorunlu olan ve güneyimizde bir terör devleti kurulmasını önleyerek büyük kazanımlar elde edilen Fırat Kalkanı, Zeytindalı ve Barış Pınarı harekatlarında da (azeteci, siyasetçi, akademisyen ve emekli asker kılıklarına bürünmüş içimizd...