Kalbini ve Duasını Alın

Kalbini ve Duasını Alın

14 Mart 2020 - 01:00

Gelin, kendimize gelelim.

Gelin, Rasulullah (sav)'in dediğine uyalım.

Gelin Rasulullah (sav)'i evimize koyalım.

Gelin Rasulullah (sav)'i hayatımızda tatbik edelim.

Allah Rasulü (sav), yine bizler için müjdeler veriyor.

Ucuz bir sermaye kazanmak mı istiyorsun?

Rasulullah'la iki parmağın birbirine yakın olduğu gibi, yan yana olmak, bitişik olmak ve O’nunla beraber cennette olmak mı istiyorsun?

Dünyada bereketli olmak mı istiyorsun?

Dünyada mutlu olmak mı istiyorsun?

İşte, Allah Rasulü (sav), şu mübarek sözleriyle bunun yolunu gösteriyor ve teşvikini yapıyor işte bizlere.

Allah Resulu (sav) şöyle buyurdu: "Her kim, Müslümanlar arasında bir yetimi tutar götürür, yi­yeceği ve içeceğine onu ortak ederse, Allah onu, mutlaka cen­nete koyacaktır.”

Evet, kim ki kendi içtiğine, kendi yediğine, yani kendi sofrasına bir yetimi eklerse, bir yetimi koyarsa, bir yetimi sofrasından yedirirse ve doyurursa, Allah o yetime yol açana kadar, Allah o yetime bir kapı açana kadar, Allah o yetime sahip çıkana kadar, kim bunu yaparsa muhakkak ki Allah cennetini ona vacib kılmıştır.

Onu cennetine koyacaktır.

Onun günahlarını affedecektir.

O yetimin duasını kabul edecektir.

O yetimin gözyaşının akmamasını sağlayan kişi, cennetle müjdelenmiştir. Cennetle müjdelenmiştir.

Allah Rasulü (sav) bir diğer hadis-i şeriflerinde bakınız, ne buyuruyor.

Hani dedim ya ucuz bir sermaye. Allah Resulu (sav) ümmetini öyle seviyor ki elde etmesi gerektiği yerde ne gerekiyorsa onu ümmetine vermek için yollar gösteriyor.

Çünkü O, ümmetinin ağzından, burnundan, karnından ateş fışkıran değil, kendisiyle cennette beraber olacak şekilde arzu ediyor.

O, ümmetini karnı ateş fıçısı haline gelmiş değil de, kendisiyle gür çimen içerisinde olup, Kevser suyundan içen olarak görmek istiyor. Onun için, bu ucuz sermayeyi kaçırmayın.

Yok mu, malınız?

 Yok mu, yedireceğiniz birşey?

Yok mu, imkanınız?

Allah Resulu (sav) “gönül al” diyor.

Gönül al.

Yetimin gönlünü al.

Okşa yetimi.

Kalbini al, duasını al, onu kazan.

Sana o ağlasın. Sana o yalvarsın.

Sana o gelsin.

Sana sırt çevirmesin.

Seni gördüğü yerde beddua etmesin.

 Senden kaçmasın.

Belki imkân sahibi değilsin.

Mal sahibi değilsin.

Belki sofranda oturtacak bir yemeğin yok.

Bir içeceğin yok.

Ama gönül alma sanatında mı yok.

Güler yüzlülüğünde mi yok.

Şefkat ve merhametinde mi yok.

Onun için, Allah Resulu (sav) hadisi şöyle irad ediyor: "Kim sırf Allah rızası için şefkatle yetimin başını sıvazlarsa, elinin değdiği saçlar sayısınca ecir ve sevab kazanır. Yanında ki yetime iyilik yapan kimse ile ben, şu iki parmak gibi cennette beraber olacağız." buyurdu ve orta parmağıyla işaret parmağını aralarını açarak gösterdi.”

Ne güzel bir hadis, ne güzel bir servet, ne güzel bir imkân.

Ya Rab, bizi bu imkândan etme Ya Rab. Ya Rab bizi bu imkândan mahrum etme. Allah Resulu (sav) buyuruyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum