logo

İYİLİK SADECE KAZANDIRIR


Yalçın KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

Bir zamanlar bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi: “Eğer bir işe ne zaman başlayacağımı, kimi dinlemem gerektiğini ve yapmam gereken en önemli işin ne olduğunu bilseydim, giriştiğim her işi mutlaka başarırdım.”

Krallığın dört yanında bu sorulara tutarlı cevaplar arandı; ancak, Kral’ı tatmin edecek düzeyde bir cevap bulunamadı.

Sonunda hiç kimsenin ayağına gitmeyen ve sadece halktan kişiler ona başvurduğunda onlara yol gösteren bir bilgeden bahsedildi Kral’a.

Kral halktan biri gibi giyindi ve kulübeye yaklaşınca da korumalarını uzaklaştırdı.

Bilgenin de o sırada bahçede küçük çiçekler ekmek için yerleri kazmakla meşgul olduğunu gördü ve ona sorularını yöneltti.

Bir iş için en doğru zamanı, bu iş için en önemli kişi veya kişileri ve kendimi vermem gereken en önemli işi bana söyler mısınız?

Bilge büyük bir özenle Kralı dinledi; ancak, bir yanıt vermedi.

Yapmakta olduğu işe geri döndü. “Yoruldunuz, dedi Kral bilgeye, küreği verin de biraz ben çalışayım, siz dinlenin.”

 “Sağ olun,” diyerek küreği Kral’a verdi bilge adam ve yere oturup dinlenmeye başladı. Kral sorularını yineledi; ancak, birkaç saat geçmesine rağmen bir türlü sorularına yanıt alamadı.

 Sonunda dayanamayarak sordu.

 “Ey bilge kişi! Sorularıma yanıt alamayacaksam gideyim, zira akşam oldu, dönmem gerekir.”

Bilge kişi gözlerini uzaklara dikti.

 “Bak, bir adam koşarak buraya geliyor, dedi. Bakalım kimmiş, ne istiyormuş?”

Adamın karnına bastırdığı ellerinin altından kan sızıyordu.

Kral’ın yanına gelince inledi ve düşüp bayıldı.

Kral ve bilge kişi hemen onun giysilerini çıkardılar.

Karnında büyük bir yara vardı.

Kral yarayı elinden geldiğince yıkadı, mendiliyle ve bilge kişinin havlusuyla sardı, kanı durdurdu.

Adam bir süre sonra kendisine gelince içecek bir şey istedi.

Kral kuyudan su getirip verdi.

Kral ile birlikte o akşam bilge adamın kulübesinde uyudular.

Sabah olunca adam kendine geldi ve Kral’a, “Beni bağışlayın,” dedi.

“Sizi tanımıyorum, üstelik bağışlanacak bir şey yapmadınız ki, diye cevap verdi Kral. Adam konuşmasına devam etti.

“Siz beni tanımıyorsunuz; ama, ben sizi tanıyorum,” dedi.

Ben kardeşimi astırdığınız ve mallarını ellerinden aldığınız için sizden öç almaya ant içmiştim.

Tek başınıza bilge kişiyi görmeye gittiğinizi öğrendim ve dönerken yolda sizi öldürmeye karar verdim; ama, akşam olmasına rağmen dönmediniz.

Bunun üzerine ben de pusuya yattığım yerden çıkıp, sizi aramaya koyuldum.

Ancak korucularınıza rastladım ve onlarla mücadele ederken yaralanarak ellerinden kaçıp buraya sığındım.

Siz olmasaydınız kan kaybından ölecektim.

“Ben sizi öldürmek istedim; ama, siz benim yaşamımı kurtardınız. Eğer yaşarsam size minnettar olacağım.”

 Kral, adamın açık sözlülüğüne ve içtenliğine inandı ve kendisini bizzat hekimlerine tedavi ettireceğine söz verdi.

Kral, ayrılmadan önce sorularına yanıt vermesi için bilge insandan son kez ricada bulundu.

Bilge kişi, “Sorularınızın cevaplarını aldınız ya!” dedi ve konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dün eğer benim güçsüzlüğüme acımayıp bana yardım etmeseydiniz buradan hemen ayrılacaktınız ve geri dönerken şu adamın saldırısına uğrayacaktınız. Yani dün sizin için en önemli an, çiçekleri ekmek için bana yardım ettiğiniz andı. Sizin için en önemli iş, bana iyilik yapmaktı.”

“Daha sonra yaralı adam koşarak geldi yanınıza.

O sırada sizin için en önemli an, onunla ilgilendiğiniz andı.

Çünkü eğer onun yaralarını sarmasaydınız, o adam sizinle barışmaksızın, size kin güderek ölecekti.

Dolayısıyla o anda en önemli kişi oydu.

Yine o zaman en önemli işiniz de, onun için yaptıklarınızdı.”

Bu sözlerle Kral’ı rahatlatan bilge kişi, şu nasihati ederek onu uğurladı: Onun için; “Bizim için en önemli an, içinde bulunduğumuz andır. Çünkü sadece o an, elimizden bir şey gelebilir.”

“Bizim için en önemli işse iyilik yapmaktır. Çünkü insan bu dünyaya iyilik yapmak için gelmiştir.” 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KÖYE GÖÇ…

    07 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Sürekli kentsel dönüşümden bahsedip duruyoruz. Bu da lazım, ancak son gelişmeler aslında kırsalın daha önemli olduğunu gösterdi. Domates biber, patlıcan meselesi… Buğdaydan, samana ithalattan sonra artık kesin anlaşılmış olmalı. Köylerdeki benim köyüm de dahil; tarlaları işleyecek genç kalmadığı gibi olanlarında tarlaları işleyecek bilgisi ve hevesi kalmadı. Malum sebeplerden… Gübre, ilaç vs. pahalılığını kastediyorum.  O zaman bir yerlerde yanlış yapıldığını fark edip olayın üstüne yeniden gitmek lazım… ...
  • Dinimizce Faiz Neden Yasaktır?

    07 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Yüce Mevla, bize armağan ettiği bu dünyanın üzerinde ve derinliklerinde herkese yetecek kadar nimetler ihsan etmiştir. Her insanın, rızıkla donatılmış bu nimet sofrasından nasibini almaya ve aramaya hakkı vardır. Bu nimeti arayan ve kovalayan herkes Allah’ın takdir ettiği oranda rızkına nail olur ki bu rızkı Allah-u Teala her canlıya vermeyi üstüne almıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın”(Hud, 11/6.) buyurulmaktadır. İslam dininde, aslı ve tabii kazanç yolu emektir, al...
  • İNSAN KALABİLMEK DİLEĞİYLE…

    06 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Hayatınızın bereketi vatan ve millet aşkıyla şerefli  bir yolda gitmekten geçer. Hangi mesleği icra ederseniz edin, şerefli değilseniz şerefsizce yaşam sürmenin lekesi bir ömür alın yazınız olup karşınıza çıkacaktır.  Fikrinizin bereketi faziletli bir insan olarak hayatınızı devam ettirmekten geçer. Doğuştan iyi huylu olmak ve bu doğruluktan çıkmadan hayatınızı erdemli insanların arasında yer etmek için ömrümüzü devam ettirmek belki de bu yaşantımızdan sonra duruşumuzu belirleyecek bir hal olacaktır.  Kalbinizin bereketi...
  • Cehennem Ateşi

    06 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İmam-ı Şarani hazretleri buyurdu ki: “İslam büyükleri, Allahü teâlâdan çok korkarlardı. Nasıl korkmasınlar ki, Peygamber efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde buyurmuşlar ki: “Ey Resulullahın halası Safiyye, ey Muhammed’in kızı Fâtıma; kendinizi Cehennem ateşinden kurtarmaya bakın! Zira ben, sizin için Allah’tan bir şey temin edemem.” Diğer bir hadîslerinde de şöyle buyurmuştur: “İyilik ölmez, günah unutulmaz, Deyyan olan Allah yok olmaz. O halde nasıl istersen öyle ol. Çünkü ne yaparsan onun karşılığını göreceksin.” Ebû Muhammed Mervezî ...