logo

İŞ İSTEYEN VAR MI?


Yalçın KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

Başlıktaki soruyu görünce hiç kuşkusuz ki aklınıza işsizlik rakamları gelmiştir.

Türkiye’de işsizlik var diyen de var iş beğenmeyen diyen de var…

Bana göre de iş beğenmeme oranı da yüksek rakamlarda.

Ne iş olursa yaparım diyenler genelde işsiz kalanlardır.

Yani elinde mesleği yoksa eğer işi gerçekten zor demektir.

Laf olsun diye üniversite okuyanları işsizler sınıfına sokmak ne derece doğru onu da bilemiyorum!..

Türkiye İstatistik Kurumu’nun son açıkladığı raporlara göre, işsizlik yine arttı ve yüzde 14 seviyesinde gerçekleşti.

Yoğun artış genç ve kadın işsizliğinde gerçekleşti.

Verilere baktığımızda özellikle genç nüfusta artış daha dikkat çekiyor.

15-24 yaş arası işsizlik oranı 7,2 puanlık artış ile yüzde 27,1 olmuş.

Tablo hiçte iç açıcı değil.

Kabullenmemiz gerekiyor.

Maalesef genç işsizler sayımız her geçen gün artıyor.

Bunu çevremize baktığımızda daha iyi anlıyoruz.

Diplomalı işsizler…

Genç işsizler ordusu…

Bu madalyonun bir yüzü…

Ama madalyonunun diğer yüzüne baktığımızda, işçi arayan esnaf ve sanayicileri de görüyoruz.

Esnaflar ve sanayiciler de dertli…

İş verenler nitelikli ara eleman bulamıyorlar.

İşsizliğin boyutlarına ve sayısal büyüklüğüne bir de bu pencereden bakmak gerek galiba…

İş arayan gençlerin yüzde sekseni masa başı iş istiyor.

İşsizlik sorununu altında yatan iş beğenmeme faktörünü göz ardı edemeyiz. Sosyal medyanın ve televizyonda yayınlanan dizilerin etkisiyle gençlerimiz popülist kültürün egemenliği altında.

Popüler hayat tarzının önceliği maddiyat…

Televizyon dizilerine baktığımızda, genellikle gerçek yaşamın içinden meslek sahibi karakterlere pek rastlamıyoruz.

Küçük esnaf, çiftçi, taksici, tamirci gibi meslekler sanki yaşamımızda yok gibi… Bakıyoruz: altında son model cipler ve ne iş yaptığı belli olmayan gençler… Üretimin ve emeğin yol sayıldığı yaşam tarzı…

Kolay para kazanma egosu…

Gayri meşru zenginliğin getirdiği, lüks yaşamın rüzgarına kapılan gençliğimiz… Hal böyle olunca üretimde çalışması gereken gençler üretim ortamından uzaklaşmaya doğru yol alıyorlar.

Ülkemizde mesleklere saygı kazandıracak, anlayış tazeleyecek sosyal- kültürel projelere de ihtiyaç var!

Okullarda kaliteli meslek eğitimi…

Okullarımızdaki eğitim programı, iş hayatı ile paralel değil.

Nitelikli ara eleman yetiştiremiyoruz.

Okullar ve sanayi kuruluşları arasındaki işbirliği konusunda Avrupa ülkelerinden çok gerideyiz.

Aslında konuşulacak çok şey var…

Bu da ayrı bir makale konusu…

Masa başı iş sahibi olmak…

Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir zenginlik yoktur, öncelikle mesleklere yönelik algılarımızı değiştirmemiz gerekiyor.

Topluma katkı sağlayan, faydalı olan her meslek özeldir.

Gençlere tavsiyem: Mesleğin adı önemli değil. Önce işinizi sevin sonra hakkını verin…

 Başarı ve hayatı güzelleştirmek arkasından gelecektir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kur’an-ı Kerim’i rehber edinelim

    14 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    “Andolsun Kuran en doğru yola götürür.” ayetindeki gibi doğruluk yoluna Kuran’ı okumak, anlamak, Allah’tan hidayet istemekle ulaşabileceğiz. 79- Artık vay hallerine; kitabı kendi elleriyle yazıp, sonra az bir değer karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere. Artık vay, elleriyle yazdıklarından dolayı onlara; vay kazanmakta olduklarına. 159- Gerçekten, apaçık belgelerden indirdiklerimizi ve insanlar için Kitapta açıkladığımız hidayeti gizlemekte olanlar; işte onlara, hem Allah lanet eder, hem de (bütün) lanet ediciler. ...
  • VATANDAŞIN SELAMI VAR

    14 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Rahatsız olan yok.. “Rahatsız” kelimesi sakıncalı.. Kullanan işinden olacak, rahatsız olacak.. İşçi karnını tuta tuta amirine gitti.. Amir,“Rahatsız mısın?” dedi. “Kan kusuyorum amirim, ama rahatsız değilim..” diyecek.. Halk otobüsünde adam ayağını kucağına koydu.. Her kasiste pabucu alttan çenene çenene geçiriyor.. “Rahatsız mı ediyorum acaba?” dedi… “Yooo” diyeceksin..“Niye rahatsız olayım?..” Kaldırımların boşalması işe yaradı.. Kaldırımda giderken, koştu koştu sırtına bindi ve sordu: “Nereye beyefendi?”...
  • KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ TOPLUM (2)

    13 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İlk başta şunu söylemek gerekir. Çin ile yapılan her ekonomik anlaşma oradaki Müslüman Türkleri ölüme götüren bir adım atılması anlamına gelmektedir. Akan kan ve gözyaşlarının dinmediği, insan hakları ihlallerinin ayyuka çıktığı bu coğrafyalarda yaşananları haklı olarak dile getirip, en üst perdeden dünyaya haykırırken, Doğu Türkistan'da artık sağır sultanların bile duyduğu mezalime tek kelime etmemek ne inancımıza, ne milli benliğimize ne de insaniyetimize yakışmamaktadır. Doğu Türkistan'da gerçekten insanım diyebilenlerin tüyle...
  • Herşeyin cevabı Kur’an’da

    13 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Dini tartışmalara, ‘Dinin Kaynağı Nedir?’ sorusuna net bir şekilde cevap vermeden girişmek, bu anlamdaki çıkmazımızın en büyük sebebidir. Bu soruya verdiğimiz doğru cevaba; tüm benliğimizle sarılıp yaşam tarzımızı ona göre belirleyip,pratiğe de ona göre dökmemiz gerekir. Allah’ ın göndermiş olduğu sistem olan dinin, saptırmalardan, sömürücülerden, geleneklerden korunmasının tek çaresi Kur’an-i Kerim’dir. Kuran’ın anlattığı dine göre vahiy ve akıl insanların hareketlerine yön vermelidir. Gelenekler toplumca benimseniyor olsa da p...