logo

İmtihan Dünyasındayız


Aynur GÜNEŞ
manvgat47@hotmail.com

İnsan başına dert gelmedikçe dertlinin halini hakiki manada anlayamıyor.

Denir ya “düşmeyen ne anlasın düşenin halinden..”

O derde sadece teselli olabiliyor insan.

Ama bir gün geliyor ki sağlıklı halimizden geriye eser kalıyor, biz ise o gördüğümüz, teselli ettiğimiz, belki de acıdığımız belki de göz ucuyla dahi bakmaktan çekindiğimiz derde dûçâr oluyoruz.

Yüce Mevla bize bir dert veriyor lâkin biz bunun bir imtihan olduğunu bilemiyoruz malesef.

Rabbimizin bizlere verdiği o kadar nimete karşılık verilen ve takdir edilen bir dert bizim dünyalarımızı yerle bir edebiliyor.

O ana gelince sağlıklı halimizi unutuyor, şükretmediğimiz her bir an için kederleniyor “ah, keşke, hey gidi güzel günler” gibi kelimeler kalbimizi yakıp süzülüyor dilimizden..
Derdi Allah olanın dünya namına derdi olur mu?
Olmaz.

Binaenaleyh kendine Allah’ı dert edinene dünyalık dert yok kardeşlerim. Lâkin nedendir bu aşikâr tasalar?

Var ise şu dünya namına bir dert onu da anlatmalı en hayırlı dermana.

En hayırlı derman kimdir peki; elbette Allah Celle Celalühü. Derdi veren de alan da O değil midir?

Hani halk arasında şöyle bir tabir vardır “döverim de severim de” tabii burada dövmek mecazi anlamın dışına çıkmasın..

İşte Rabbimiz bizi sevdiği için veriyor bize bu derdi.

Akıllanmamızı, daha sağlam bir ihlâsla bağlanmamızı istiyor şu hakikata.
Kardeşlerim, neden Yaradan’ın nice imtihanına ve sonsuz merhametine karşı şükrümüz az kalıyor.
“De ki: O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!” {Mülk Sûresi:23}
Ve Allah’dan gelene isyan eden kardeşlerim.

Yüce Mevlâ kimseye taşıyamayacağı yük vermiyor ki, nitekim de öyle buyuruyor Kerîm kitabında..
“Allah hiçbir nefse güç yetireceğinden başkasını yüklemez!..” {Bakara Sûresi:286}
Biz, bedenimize ruhumuza yansıyacak ışığın önüne geçiyor sonra da mahrum kaldığımız hüsrânı Yaradan’dan biliyor “ne ettim de başıma bu geldi” diyor küçük de büyük de olsa isyan etmiş oluyoruz.
Rabbimiz bize cüz-i iradeyi bahşederek o Rahmet ışığına kol açmayı da ona engel olmayı da bize bırakmıştır.
“Şüphe yok ki Allah, insanlara hiçbir sûretle zulmetmez, fakat insanlar, kendi kendilerine zulmederler” {Yûnus Sûresi:44}
Biz bunu bilerek yaşıyor muyuz peki..
Rabbimizden sürekli bağışlanma ve esenlik dilemeliyiz.
 Annelerimiz nasıl yavrularına kıyamaz, düşünmeden edemezler.

Yavrusu için gerekirse canlarını feda ederler değil mi?
“Ana gibi yâr olmaz” deriz.
 Peki annelerimize verilen bu şefkati sevgiyi Yaradanın sevgisi nasıl büyüktür değil mi? Her şeyi Yaradan varlık, sevginin de yaratıcısı değil midir?
O zaman Allah’tan başka yâr yoktur sözü en doğrusudur. Annelerimizin bize vereceği sevgi de ancak Allah’ın elindedir..
İşte sevgili kardeşim bilirsek bu sevgiyi, o zaman derdimize dahi tebessüm eder, bu derdin bize vereceği hayrı düşünür oluruz huzurluca..

 Bir vakit başımızda olan bir musibetten, hastalıktan, sıkıntıdan felaha erince ne yapacağız ?
İşte bu, imtihan bitti diye düşündüğümüz anda yeni bir imtihanın habercisidir. İmtihan bitmez, dert bitmez, aşk bitmez..
Bir an söyleyin ki bana Allah namına geçmeyen, onu tesbih etmeyen, O’nun hakimiyetinde olmayan.. Her an Alemlerin Rabbi olan Allah’ın bize verdiği yeni bir imtihan..
 Mevla görmek ister, her nefesine şükreden kulunu..
Her vaktini O’nun rızasıyla geçiren kulunu..
Çünkü her geçen “vakit” yarın bize anlatıyor olacak nasıl geçtiğini.

Söyleyecek yüzümüze karşı akreple yelkovan insanoğlunun yaptıklarını birer birer. “Beni böyle harcadılar diyecek..! “.

Kimisi hayırla kimisi şerle geçirdiği zamanın hesabını verecek yarın o büyük günde.
Bize düşen, Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak ve bu hak yolundan ayrılmamaktır.

Derdi sevmek, zamanı hayra harcamaktır.
Rabbimiz bizi bollukla da zenginlikle de afiyetle de sınamıyor mu?

Biz nasıl çok şükür deyip de bu bolluklara karşı yerine getirmemiz gereken görevleri ifâ etmeyiz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ELEŞTİRİNİN DOZU

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Nedir eleştirmek ya da eleştiri? Cana kasıt mı, suç mu, dövüşmek kavga etmek mi, tartışıp vurup kırmak, devirmek mi?  Biz eleştiriyi maalesef hep bu saydıklarım gibi algıladık, anladık ve eleştiriyi adeta katletmek için doğrultulmuş bir silah, yıkmak için kurulmuş bir demir gülle gibi bildik... Belki de öyle bilmeye mecbur olduk! Oysa eleştiri bir amacı güder; o amaç da insanın, kurumların, sistemlerin daha iyiye yönelmesi için, hata ve eksiklerinin giderilmesi için dil altından tavsiyelerde bulunmadır. Yani bu noktada ...
  • Allah rızası için

    13 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki: Büyükler ne güzel söylemişler, Allah bes, baki heves demişler. Allah var, gerisi boş. Allah bize yetişir, başka şeye ihtiyaç yok demektir. Dinimize uygun yaşamak, ona göre iş ve yuva kurmak ne büyük saadettir! İslamiyet’e uyulmazsa nefs devreye girer. Nefse göre yaşamak ise, dünyada da, ahirette de felakettir. Her an gadab-ı ilahi’ye sebep olur. İslamiyet dairesinin içinde hiçbir kötülük yoktur. Bu dairenin dışında hiçbir iyilik yoktur. İnsanların rahatlığı, huzuru, bu dairenin i...
  • Allah’tan korkan kişi

    12 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Saîd bin Müseyyib, Tâbiîn devrinde Medine’de yetişen yedi büyük âlimden biridir. Bunlara “fukahâ-i seb’a” denirdi. Bunlar Tâbiîn içinde, kendilerine en çok sual sorulan ve en çok fetvâ veren âlimlerdi. Saîd bin Müseyyib Hicrî 15 (m. 636) yılında Hazreti Ömer’in (radıyallahü anh) hilâfetinden iki sene sonra doğdu. Hazreti Osman’ın (radıyallahü anh) hilâfeti gençlik yıllarıydı. 91 (m. 710) yılında Medine’de vefât etti… Hadîs iliminde derin bir âlimdir. Rivâyet ettiği hadîs-i şerîflerden ikisi şöyle: “Allahü teâlâdan korkan kimse, kuvve...
  • KAYYUM MU TERÖR MÜ?

    12 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Son zamanlarda gündemde olan bir konu var ki bu ülkemiz adına çok önemli bir konu olduğunu düşünüyorum: kayyum konusu. İçişleri Bakanlığınca kayyum atandı. Yerine devleti temsilen valiler atandı ve görevlerine başladılar. Başkanların görevden uzaklaştırılma gerekçeleri açık ve seçikti: terörle bağlantılı olmak vs. Memleket kayyum olayından sonra yeniden cepheleştirildi. Ancak sanki particilik ya da başka konulardaki ayrışma kadar derin bir ayrışma yoktur bu sefer. Çünkü vatandaş terörle bağlantılı olduğu noktasında bir ge...