logo

25 Eylül 2018

Heybetiyle gururlandığımız


Okan DİLEK
okandilek07@mynet.com

Kaç ağacımız var ?

Merak ettiğimiz sadece birbirimizin ne yaptığı ne yapmadığı, ne olduğu ne olmadığı, mevzuları. Yani dedikodunun ve biçimsiz hırsların dışında merak edilen bir şey yok. Gençlerimizin bir çoğuna adres sormaya çekiniyor insan. Çünkü evinin sokağı ve caddesinden başka başını kaldırıp da bakıp gözlem yaptığı bir yer yok. İki apartman yan komşunu sorsan, apartman adı sorsan yine bilememekte. Bu sıkıntı sadece sözünü ettiğimiz konularda değil günü kurtaran gençlik doğa ve tabiattan da bi haber. Yani nerden geçiyor, nerden yürüyor, sağında park, solunda orman, hangi tarihi eserin önünden yürüyor, nerede bir antik değer var ondan da bi haber. Varsa yoksa sosyal medyada gelen giden mesajlar, gönderilen emojinler. Günü kurtaran gençlik fotoğrafı daha çok gördüğümüz kareler. Son zaman da pek rastlamadım, belki de okulların önünden geçmediğimden görmemiş olabilirim, mesela resim dersinde eskiden öğretmenimiz bizi yeşilliğe bahçeye çıkarırdı. Bunun sadece açık havada ders yapmak değil doğaya sevginin aşılanması olduğunu çok zaman sonra anladık. Gençlerimizin çoğu yürüp geçtikleri yollarda ki parkların, açık alanların adlarını bilemez duruma geldi. Aslında gençlere  –‘Bana birkaç tane ağaç ismi say deseniz  üç ağaç ismini geçmez bildikleri. Çünkü artık sahte çınarlar altında geziyorlar. AVM lerde satılan vazolara yerleştirilmiş sahte çiçeklerle doğayı tanıyor, sevdiklerine bu soğuk dondurulmuş resmedilmiş çiçekleri hediye olarak alıyorlar. Oysa dışarıda hanımellerinin kokusunu içlerine çekmenin özelliğinin bir türlü fark edemiyorlar.

Mesela şehrimizin en yaşlı ağacını bilen  var mı ? Kaç tane var ? Hangi Park nostalji ve en eski gezinti yeri ? Bu ağaçlar belirlenmeli. Önlerine plakalar konulup o doğa parçasının önemi vurgulanmalı. O ağaçların adları ile yön tarif edilmeli, hatta o ağaçların altında buluşulmalı. Karaalioğlu Parkı içinde bir Çitlenbik ağacımız var ona da az yaklaşırsan falezlerden aşağıda buluyorsun kendini. Bu işin latifesi. Keşke Çitlenbik gibi 50-60 yılları hatta çok daha eski yıllarda toprakla buluşmuş ve günümüze gelmiş ağaçların adreslerini bilebilsek. Mesela Antalya’nın yeşil ve doğa harikası bir bölge olduğunun övüncü ve gururunu şehrimize giriş yapan araçlar yol kenarlarına özel olarak dikilmiş ve tasarlanmış selam veren ağaçların içinden geçip şehir merkezine varılsa ? Olur mu olmaz mı diye düşünmeyin Kars’taki Selim Tren İstasyonu’nu Evrim Ağacı,  ağaç sevgisi olan İstasyon amiri,  tarafından çorak bir bölgede yemyeşil görüntü sağlamayı başarmış ortaya çıkan sonuç sosyal medya da patlama yapmış ve ilgi odağı olmuştur. Selim Tren İstasyonun fotoğrafı bugün arama motorlarında en çok merak edilip de tıklanan fotoğraf. Antalya da bir ilçemizin girişi, bir caddemizin sağı solu böylesi güzel bir çalışmayla doğaya olan sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmuş olsaydık Antalya bi Antalya daha anılır konuşulur olmaz mıydı ?

Hatıra ormanı dikiyoruz ancak sonrasında ağaçlardan ve fidanlardan bi haber oluyoruz. Ölen ölüyor, kalan sağlar bizimdir mantığı ile 10 tane ağacı kendi halinde bırakıyor arkamıza bile bakmıyoruz ne oldu ne olmadı diye. Burdur ili mesela bu işe kafa yormuş ve kafayı takmış bir şehir. Kıraç alanları ağaçlandırarak büyük bir başarının altına imza atmıştır. STK lar duyarlılığını gösterip bu çoraklığın sonlanması için projeye destek vermiştir. Antalya da zaman zaman yol genişletmelerinden dolayı sökülüp başka yere nakledilen ağaçlar konusu doğa severleri hüzünlendiren bir durum. Yani Merakçı Gençlerin doğaya dokunması, tabiatla kucaklaşmaları sağlanmalı.  Aksi takdirde gençler, gelecekte, çocuklarımız üç tane ağaç ismini sayamayacak duruma gelecek. Şehrimizde ki o muhteşem ağaçlar belirlenmeli, plakalandırılmalı ve hatta o ağaç adına yarışmalar düzenlenmeli… Sahi Antalya da gözümüzün görebileceği kaç çınarımız var biliyor musunuz ?

Share
199 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Alkol aklımızı başımızdan alır

    18 Ekim 2018 YAZARLAR

      İnsan, aklıyla yeryüzünde hareket eder. Ve insanı değerli kılan en önemli varlığı aklıdır. Şimdi aklımız olmasaydı mesela ne kadar karmaşıklaşırdı her şey. İHALE İLANLARI İÇİN TIKLAYIN.... İşte alkol her şeyden önce aklımızı başımızdan alır ve en değerli varlığımızı kıymetsiz hale getirir. Oysa insan yeryüzünde varlıkların en şereflisi ilan edilmiştir Allah tarafından. Alkol alan bir insanın her şeyden önce kendisine faydası olmadığı gibi kendisine saygısı da yoktur. Evindeki huzursuzluğu, ailesine karşı vurdumduymazlığı, toplumuna ...
  • Tüketici geleceği görür

    18 Ekim 2018 YAZARLAR

      TÜİK’in her ay açıkladığı bu endeks özellikle birkaç aydan beri hızlı bir düşüş eğiliminde. İHALE İLANLARI İÇİN TIKLAYIN...  Zaten endeksin 100 seviyesinin altına inmesi güvensizliği ifade ederken, bunun şimdi 59 seviyelerine gelmesi toplam talebin sahibi olan tüketici için davranışların değiştiği anlamına gelir. Tüketici geleceğe göre hareket eden bir özelliğe sahiptir. Yani ekonomiye olan güvenindeki azalma onu ya zorda olsa elinde para tutmaya, ya döviz almaya ya da ev ve benzeri büyük harcamalarında ertelemeye gitme sonucu doğ...
  • Yetiş CK

    18 Ekim 2018 YAZARLAR

      Kurumsallığa doğru örnek adımları atan, Antalya’ya yaptığı yatırımlar ve verdiği enerji ile kendisine binlerce teşekkür ettiğimiz CK… Yine teşekkürü borç biliyoruz. İHALE İLANLARI İÇİN TIKLAYIN... Yine de övgüyle söz edeceğimiz dokunuşları var. Ele alacağımız konu kurumsallığın modernizasyonu ve hassasiyeti noktasında biraz daha çözüme dönük mevzuları oluşturuyor. Hepimiz biliyoruz ki Avrupa’nın yer altı yatırımları savaşlar biter bitmez ilk önceliği çalışmalar olmuştur. Alt yapı başlı başına bir sorun. Öyle ki İtalya da bir bölge d...
  • O çalıştıkça Antalya kazanıyor

    17 Ekim 2018 YAZARLAR

      Siyasi söylemleri bir kenara bırakalım ve olaya da siyasi olarak yaklaşmalayalım. Büyükşehir Belediyesi’nin de 19 ilçeye hizmet verdiğini unutmayalım. İHALE İLANLARI İÇİN TIKLAYIN... Şimdi şöyle biraz beyin cimnastiği yapalım. Önce biraz geriye gidelim ve 2004 yılı öncesini hatırlayalım. Her yağmur yağdığında sular altında kalan, evleri ve işyerlerini su basan, onlarca aracın suların içerisinde kaldığı bir Antalya vardı. Toplu ulaşımda çağın gerisinde kalmış saatlerce duraklarda bekleyen sizzler vardınız. Küçük dolmuşlarda klim...