logo

Halkbank’ a sendika desteği

Öz Finans-iş Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akülkü, 41 bin sendika üyesi adına, 41 bin Halkbank hisse senedi satın aldıklarını açıkladı.

ABD New York Güney Bölgesi Federal Savcılığı tarafından ceza davası açılan Halkbank’a bir destek daha geldi.  Öz Finans-iş Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Yasin Akülkü, ülkeyi hedefleyen uluslararası oyunlara karşı birlik olmak gerektiğinin altını çizdi.


Aynı sahne, aynı oyun
ABD New York Güney Bölgesi Federal Savcılığı tarafından Halkbank’a yönelik ceza davası açılmasına yönelik açıklamalarda bulunan Öz Finans-iş Sendikası Başkanı Akülkü, “Ülkemizin köklü kamu bankalarından Halkbank üzerine oynanmak istenen, esasında ülke ekonomimiz ve Türkiye Cumhuriyeti’ni hedefleyen uluslararası oyunun bir parçası olarak görüyoruz. Bu oyun, daha önce seyirci karşısına çıkan, yazarı, oyuncuları, figüranları, sahnesi ve dekoru aynı oyunun tekrar sahnelenmesinden başka bir şey değildir. Bizler, Bankadaki görevlerimizi; özveriyle, iç hukuk ve uluslararası bankacılık kuralları çerçevesinde yapmaktayız. Hiçbir arkadaşımızın, Türk Bankacılık mevzuatına ve uluslararası bankacılık kurallarına aykırı tek bir işlem gerçekleştirmemiş olduğunu ve böyle bir işlemi gerçekleştirmeye de zorlanmış olmasının da düşünülemeyeceğini belirtmek isteriz” dedi.

Denetimler çok sıkı
Bankaların denetim altında olduğunu vurgulayan Akülkü, “Kamu bankası çalışanları olmamız hasebiyle özel yerli ve yabancı sermayeli banka çalışanlarının tabi olduğu denetimlerden fazla denetime tabiyiz ve sorumluluk taşımaktayız. Bütün bankalar, Bankacılık kanunları, ticaret kanunları ve BDDK mevzuatı çerçevesinde BDDK denetime, rekabet hukuku çerçevesinde Rekabet Kurulu denetimine, çalışma hukuku iş sağlığı ve iş güvenliği mevzuatı çerçevesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı denetimine,

ulusal ekonomik mevzuat çerçevesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı denetimine ve kara parayla mücadele ve terörist organizasyonların kara para trafiğinin önlenmesi çerçevesinde de MASAK denetimine tabidirler” diye konuştu.

Akülkü, “Bu denetimlere ilave olarak, biz kamu bankaları çalışanları

çalıştığımız bankaların sermayelerinin yüzde 50’den fazlası Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi’ne ait olduğu için,Hazine ve Maliye Bakanlığı denetimine,

Kamu harcamalarını kontrol etmekle görevli SAYIŞTAY denetime,

Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonu denetimine ve

en önemlisi, kamu bankası çalışanları olarak Türk halkının denetimine de tabiyiz. Ayrıca kamu bankası çalışanları olarak bankalarımızın iç kontrolörleri ve müfettişleri aracılığıyla da sürekli olarak yaptığımız iş ve işlemler denetlenmekte, ayrıca şube ve bölge yöneticilerimiz de iç hukuka ve uluslararası bankacılık mevzuatına aykırı işlem yapmamamız için hem yönetim hem de denetim görevi yapmaktadırlar.Dahası, bankamız tarafından kullanımımıza sunulan ve bizler tarafından kullanılan bankacılık, muhasebe ve raporlama programları, ulusal ve uluslararası mevzuata uygunluk belgesi almış programlar olup, BASEL2 ve BASEL 3 kriterleri de karşılanmaktadır” açıklamasında bulundu.

Bankacılıkla ilgili kural ve sınırların dışına çıkmalarının mümkün olmadığını aktaran Akülkü, “Bütün bu denetimler çerçevesinde, yurt içi ve yurt dışı para transferleri, büyük bir dikkatle gerçekleştirilmekte ve kuralların dışına çıkmamız imkansız hale gelmektedir. Ne BDDK, ne SAYIŞTAY, ne Hazine Müsteşarlığı, ne Bankalar Birliği, ne çalıştığımız bankanın iç kontrol ve teftiş kurulu başkanlığı ne de her hangi bir Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılmış soruşturma, kovuşturma ve bankamızın suçlanmasına yönelik her hangi bir olay olmadığı halde, ABD New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde bankamıza yönelik ceza davası açılmış olmasını, hepimizi Zan altında bırakan bir olay olarak değerlendirmekteyiz. Halkbank çalışanları olarak, biz bütün ulusal ve uluslararası bankacılık mevzuatına göre işlem yaptığımız için, her hangi bir yöneticimizin, bizler olmadan veya bizleri yok sayarak, her hangi bir işleme imza atması da mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.

41 bin hisse senedi aldılar
Akülkü açıklamalarına şöyle devam etti:

“Bankamız ve ülkemiz aleyhine yürütülen uluslararası bir komplonun içinde bankamızın adının geçmesinden, 20 binden fazla personel olarak bizler rahatsızlık duymaktayız ve töhmet altında tutulduğumuzu düşünmekteyiz.

Banko personelinden genel müdürümüze ve yönetim kurulumuza kadar bütün bankamız çalışanlarının da yürürlükteki iç mevzuat ve uluslararası bankacılık ve ticaret kurallarına uygun işlem yaptığının, herkes tarafından bilinmesini isteriz.

Sendika yönetimi olarak, bankamıza sahip çıkmak ve çalışanlar olarak desteğimizi göstermek için, 41 bin üyemiz adına, 41 bin Halkbank hisse senedi satın aldığımızı kamuoyunun takdirlerine sunmak isteriz. Çiğ yemedik ki midemiz ağrısın. Alnımız açık ve çok şükür başımız diktir.”
Yalçın KÜÇÜK

Share
#

SENDE YORUM YAZ