logo

Günahtan daha şer


Aynur GÜNEŞ
manvgat47@hotmail.com

Avvam bin Huşeb buyurdu ki: “Günahı takip eden dört şey vardır ki, işlenilen günahtan daha şerlidir:

1-Kulun nefsindeki günah arzularını söküp atmadığı halde dil ile istiğfar etmesi, 2- Cezasının Allah tarafından hemen verilmemiş olmasına aldanması,

3 – Günahında ısrar etmesi,

4 – Günahını müteakip bir tâat işlediği zaman, bu tâat sebebiyle günahı bağışlanmamış olduğu halde, ‘Günahtan sonra bir tâatta bulundum, o halde günahım bağışlanmıştır’ diye sevinmesi.”

Abdullah bin Abbas buyuruyor ki: “Allah’a itâat eden bir kimse, namazı, orucu ve Kur’an okuması az da olsa, Allah’ı zikretmiş olur. Allah’a isyan eden kimse ise, Allah’ı unutmuş demektir.

İlim sahiplerinin ilmiyle âmil olmalarının bir alâmeti de, amellerin sadece iyileriyle meşgul olmaktır.”

Süfyan bin Uyeyne bir soru ile karşılaşmış.

Ona demişler ki: “Ey Süfyan, kulun yapmaya kasdedip de yapmadığı bir şeyi melekler nasıl yazabiliyor?”

O şu cevabı vermiştir: “Yazıcı melekler, gaybı bilmezler. Kul hayırlı ve güzel bir işi yapmaya kasdettiği zaman, kendisinden misk gibi güzel bir koku çıkar. Melekler onun iyi bir iş yapmaya kasdetmiş olduğunu bu suretle bilirler. Kul kötü bir iş yapmaya kasdettiği zaman, kendisinden pis bir koku çıkar. Kulun kötü bir iş yapmaya kasdettiğini de bu suretle bilip yazarlar.”

Hazret-i Ali buyurdu ki: “Ey oğul! Atalarının topraklarında, yaşadıkları yerlerde gez ve onların eserlerini dikkatle incele.

Onlar neler yapmışlar, nereden nereye niçin göçmüşler?

 Bunları incelediğin zaman onların yakınlarından ve sevdiklerinden ayrılıp gurbet ellere gittiklerini göreceksin.

Tıpkı onlar gibi sen de yakında bilmediğin ve görmediğin yerlere göçüp gideceksin.

Şu halde gelecekteki yerini şimdiden hazırla ve temizle. Dünya için âhiretini satma!”

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:

Üç kişi felâkettedir:

1-Sende gördüğü hayrı gizleyen, kötülüğü yayan.

2- Yanında iken seni üzen, yanından ayrılınca hıyanet eden eş.

3- İyiliğini görmeyen, kötülüğünü ise affetmeyen idareci.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ TOPLUM (2)

    13 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İlk başta şunu söylemek gerekir. Çin ile yapılan her ekonomik anlaşma oradaki Müslüman Türkleri ölüme götüren bir adım atılması anlamına gelmektedir. Akan kan ve gözyaşlarının dinmediği, insan hakları ihlallerinin ayyuka çıktığı bu coğrafyalarda yaşananları haklı olarak dile getirip, en üst perdeden dünyaya haykırırken, Doğu Türkistan'da artık sağır sultanların bile duyduğu mezalime tek kelime etmemek ne inancımıza, ne milli benliğimize ne de insaniyetimize yakışmamaktadır. Doğu Türkistan'da gerçekten insanım diyebilenlerin tüyle...
  • Herşeyin cevabı Kur’an’da

    13 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Dini tartışmalara, ‘Dinin Kaynağı Nedir?’ sorusuna net bir şekilde cevap vermeden girişmek, bu anlamdaki çıkmazımızın en büyük sebebidir. Bu soruya verdiğimiz doğru cevaba; tüm benliğimizle sarılıp yaşam tarzımızı ona göre belirleyip,pratiğe de ona göre dökmemiz gerekir. Allah’ ın göndermiş olduğu sistem olan dinin, saptırmalardan, sömürücülerden, geleneklerden korunmasının tek çaresi Kur’an-i Kerim’dir. Kuran’ın anlattığı dine göre vahiy ve akıl insanların hareketlerine yön vermelidir. Gelenekler toplumca benimseniyor olsa da p...
  • KÖR, SAĞIR VE DİLSİZ TOPLUM

    12 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    40 milyona yakın Müslüman Türk’ün yaşadığı bir ülke olan Doğu Türkistan’da bazı aklıevvellerin, Çin’in maşası olan bazı zatların manipülasyon amacıyla söylediği gibi zulüm, baskı ve asimilasyon yok demek ne kadar güzel olurdu. Ama işin aslı öyle değil… Gerçi “Türkler katlediliyor, insanlık ölüyor, Müslümanlık yok ediliyor” desek te çok şey değişmiyor. Yine toplum “Kör, Sağır ve Dilsiz”. O kadar duyarsız bir hale gelmişiz ki sormayın gitsin. Binamızda komşumuz vefat etse 1 hafta sonra haberimiz oluyor. Varın gerisini si...
  • Derslerimizi Kaçırmayalım

    12 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İmâm-ı Ebû Yûsüf hazretleri, Hanefî mezhebinde büyük müctehid ve İmâm-ı âzam hazretlerinin talebesidir. Yetim olup, başarılıydı derslerinde. İmâm-ı âzam hazretleri de Onun çok zeki olduğunu görüp, derslerine daha sıkı bağlanması için fakir ailesinin geçimini bizzat üzerine aldı. Nitekim kendisi anlatıyor: Ailem fakirdi. Bu sebeple pek para bulunmazdı elimde. Babam da vefat edince yetim kaldım. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Ben, İmâm-ı âzam hazretlerinin medresesinde iken, bir gün annem çıkageldi âniden. Beni bulup; – E...