Ertekin'den "Yerli ve Milli" vurgusu

Koronavirüs salgını nedeniyle grip aşısı temininde yaşanan sıkıntılara dikkat çeken Antalya Eczacı Odası Başkanı Mehmet Ertekin, ilaç sektöründe millileşme adına atılan her adıma destek vereceklerini kaydetti.

Ertekin'den "Yerli ve Milli" vurgusu
21 Ekim 2020 - 07:00

Koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl vatandaşların grip aşısına gösterdikleri talep geçtiğimiz yıllara oranla bir hayli yüksek seviyelere ulaştı. Tedarikçi firmaların yaptığı açıklamalar ve Sağlık Bakanlığı’ndan gelen veriler de ülkemize gönderilecek olan aşı miktarının ihtiyaca cevap vermediğini ortaya koydu. Öyle ki şu ana kadar ülkemize ayrılan aşı miktarının 2 milyon 300 bin civarında olduğu bilgisi kamuoyunda dolaşıyor. Grip aşısına gösterilen talepse bu sayının çok üzerinde kalıyor. Sağlık uzmanlarının salgın nedeniyle 65 yaş üzeri, 5 yaş altı ve kronik hastalığı bulunan kişilerin zatürre ve grip aşısı olması noktasında hatırlatmalarda bulunduğunu aktaran Antalya Eczacı Odası Başkanı Ertekin, “Ayrıca 18 yaş altında olup sürekli aspirin kullanmak zorunda olanlar, hamileler, bakımevinde veya toplu yaşam alanlarında yaşayanlar, ilaç kullanan şeker hastaları, böbrek yetmezliği olanlar, bağışıklık sistemlerini zayıflatacak bir hastalığı bulunanlar, ameliyat olanlar ve sağlık çalışanları için grip aşısı öneriliyor. Söz konusu önerilere göre düşünürsek ülke genelinde yaklaşık 10 milyon adet grip aşısına ihtiyaç olduğunu söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.  
 
Listelerde ayrıcalık tanınmıyor

Ülkemize gelecek aşı sayısının ihtiyacı karşılamasının mümkün olmadığını kaydeden Ertekin, “İnsanlar grip aşısı için eczanelerin yolunu aylar önce aşındırmaya başladı. Tüm eczanelerde grip aşısı için listeler oluşturuldu. Listelerde risk grubunda bulunanlara öncelik tanınıyor. Ancak aşı sayısı talebi karşılayamayacak. Aşı sayısını duyanlar eczaneleri arayarak kendilerine öncelik tanınmasını istiyorlar. Bizlerse bu konuda öncelik durumuna göre listelerimizi oluşturuyoruz ve kimseye bir ayrıcalık tanımıyoruz. Ancak aşı sayısında yetersizlik olacağı için yine eczacılarla vatandaşın karşı karşıya kalmasından da endişe duymuyor değiliz. Ayrıca grip aşılarının dağılımı konusundaki belirsizliklerin de sorun oluşturmasından yana endişeliyiz. Bu noktada eczacıların göreve hazır olduğunu belirtmek istiyorum. Aşıların her zaman olduğu gibi yine eczanelerimiz aracılığıyla vatandaşlara ulaştırılmasından yana tarafız. Konuyla ilgili belirsizliklerin bir an önce giderilmesi, kamuoyunun bilgilendirilmesi oluşacak kaos ortamının önüne geçilmesini sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
 
Milli ilaç sanayisinin önemi

İlaç sektörünün yaşadığı sıkıntılar üzerinde de duran Ertekin, “Dünya ilaç pazarında 17’nci sırada yer alan ülkemiz, ilaç şirketleri tarafından ne gözden çıkarılıyor ne de yeterli ilgiyi görüyor. Döviz kurunu bahane eden yabancı ilaç firmaları, kanser, kalp, böbrek ve tansiyon hastalarının kullandığı ilaçların ülkemize girişi konusunda büyük sıkıntılara sebebiyet veriyorlar. Bu nedenle Antalya’da sayıları bin 200 civarında bulunan eczanelerde zaman zaman çalışanlarla vatandaşlar karşı karşıya gelebiliyorlar. Özellikle geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntılar nedeniyle onlarca ilaç yok listesine düştü. Örnek vermek gerekirse 2018’in bazı dönemlerinde yok ürün listesi 144 kaleme kadar yükseldi. Bu sayının 30’u Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘Temel İlaç Listesi’nde yer alan ürünlerden oluştu. Özellikle kanser, ülseratif kolit, böbrek taşı, hipertansiyon ve koroner arter hastalıklarında kullanılan ilaçlarda ciddi sıkıntı yaşandı” dedi. 

Koronavirüs salgınıyla birlikte zatürre ve grip aşısına gösterilen talebin dünya genelinde artış gösterdiğini hatırlatarak, üretici firmaların önce kendi ülkelerinin ihtiyacına cevap verdiğinin altını çizen Ertekin, “Firmalar önce kendi ülkelerinin ihtiyaçlarına cevap veriyor. Ardından uluslararası ilişkilere göre aşı sevkiyatları yapılıyor. Bu noktada yerli ve milli ilaç sanayisinin önemine bir kez daha değinmek isterim. Ülkemizin faydasına olacak her türlü girişime destek vermeye hazırız. Ülke ekonomisine destek verecek ve sektöre tamamıyla katkı koyacak her türlü adıma olumlu bakıyoruz. Yerli ve milli ilaç üretiminin stratejik bir öneme sahiptir. Milli savunmada top, tüfek teçhizat ne kadar önemliyse sağlık için vazgeçilmez olan ilaç gibi materyaller de her ülkenin kendi gücüyle üretiminin gerçekleştirilmesi gereken, iyi ve kötü gün dostu bir unsurdur. Bunun için molekül üretimi çok önemli. Bugün dışarıdan alacağımız her türlü malzeme konusunda ihracatçı ülkeler bir sürü bahane üretebiliyor. Bu nedenle yerli ve milli üretim çok önemli” değerlendirmesinde bulundu.

Veli AKOĞLU

YORUMLAR

  • 0 Yorum