logo

ENGELLİNİN DUYGUSU MU ? DUYGUNUN ENGELLİSİ Mİ ?


Ramazan Metin
ramazanmetin7@gmail.com

  Engelliler gününüz kutlu olsun; Engeller aşılmalı, her sağlıklı insan yarının engellisi olabilir. Onları görmezden gelemeyiz. Sloganlar, tebrikler, pankartlar,sanal çıkartmalar, mesajlar, mesajlar, mesajlar.. Elbette bunların her biri  müstakil düşünüldüğünde ya da toplumsal olgu açısından bakıldığında hiç de hafife alınmayacak güzellikler. Fakat yapılması gereken sadece bunlar mı? Acaba bunlar yeterli olan şeyler mi ? Engelli bizden ne istiyor , beklentisi neler , biz neler yapıyoruz ? Engelliler günü bizim siyasi söylemimiz mi ? Ya da engellileri konuşmak bize prim kazandırdığı için mi konuşuyoruz ? Bu insanların düşünceleri neler , neler hissediyorlar ? Beklentileri neler? Bunları sorgulamak gerekmez mi ?

  Bir devletin refah seviyesi o devletin engelli vatandaşlarını sosyal yaşamında engelsiz bir bireye kıyasla eş düzeyde sosyal ortamlar oluşturması ile yükselir. Bunun haricinde Antalyamızda bulunan yaklaşık 40.000 civarı engelli insanımızın her gün Engelliler Günü’nü kutlasak hiçbir mana ifade etmeyecektir. Bahsi geçen bu engelli bireylerin hayatında da onlara moral vermenin haricinde hiçbir katkı sağlamayacaktır. Kaldı ki insani ölçülerde baktığınızda aslolan şey hasta için ağlamak değil; onu doktora götürmek , aç için şiirler yazmak değil; açlık sorunu olan insanın karnını doyurmak gerekir. İşsize iş vermek , çaresizin elinden tutmak yapılması gereken davranış biçimi değil midir? Şüphesiz ki büyüklerimiz en doğrusunu bilirler .Onlar en güzel yemeği yerler, en güzel kıyafeti giyerler ve en rahat yaşam hakkı da onların hakkıdır. Onlar seçim dönemlerinde ancak geriye dönüp arkaya bıraktığı insanın insan olduğunu hatırlarlar. Biz onlar hakkında konuşamaz onların davranışlarını yorumlayamayız. Konuşacaklarımızda sinek vızıltısından ibaret kalır.

  Dur ya dur biraz da insaf et , dediğinizi hisseder gibiyim. Evet belki biraz abartmış olabilirim. Fakat şöyle bir bakacak olursak 3.450.000 Tl’lik Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 bütçesinde yaklaşık 40.000 engelli insanımıza 300.000 Tl’lik bütçe ile kişi başına düşen 7,5 TL’yi mi konuşsak yoksa 2020’lerde hala yapılan binalarda engelli rampası olmayan binaları mı?… Trafikte görme engellilerimiz için sesli sinyalizasyon sisteminin kurulamamış olmasını mı , engelli arabalarının trafikte yok sayılışını mı? Onlar , bunlar , şunlar sırala sıralayabildiğin kadar…

  Devlet ve büyüklerimiz engelli kardeşlerimize yeterli ilgiyi göstermiyor. Göstermiyor da; peki biz millet olarak bu işin neresindeyiz ? Hala biz engelli bir bireyi aramızda gördüğümüzde maalesef sindiremeyip bütün alıcı ve hunhar bakışlarımızı onların üzerine dikmiyor muyuz? Otoparkta engelli arabasının yerine park etmek adeta bize keyif vermiyor mu? Engellinin engelinden dolayı yaşadığı fiziksel eksiklerine bıyık altından gülmüyor muyuz? Başka bir taraftan engelli yakınları var onları ne kadar anlayabiliyor ne kadar yardımcı olabiliyoruz ? Öyle değil mi? Ya engelli çocuğu olan babalar neler hissediyor , anneler neler yaşıyor ? Onların dertleri ile bir gün dertlendik mi ? Ya da dertlenmek deyince ne anlıyoruz acaba? Bir annenin elinde tutup gezdirdiği engelli çocuğuna bakarak Ah! Bu senin çocuğun mu? Engelli mi ? Neyi var? Yazık ! Nasıl sabrediyorsunuz? Allah yardımcınız olsun, işiniz zor… Sen iyi tahammül ediyorsun ben olsaydım bunlara tahammül edemezdim . “Saldırganlaşıyor mu?” gibi tepkilerin o annenin duygularını nasıl tahrip ettiğini hiç düşündünüz mü? Ya da evlenme çağına gelmiş çocuğu olan bir anneye başkası olmaz ona da onun gibi birisini bulun dediğiniz zaman onu ne kadar kırdığınızı farkediyor musunuz? Ya da şu saydıklarımı hiç aklınıza getirip düşündünüz mü ? Eğer düşünmediyseniz karşınızdaki fiziksel engelli bir birey olabilir ama siz ya da bizler davranış ve duygu engellisi olmuş olmaz mıyız ? Asıl engel hangisi? Onu da sizin takdirinize bırakıyorum.

   Sözlerimi merhum hocam Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN hocamın sözleri ile bitirmek istiyorum.

‘’ Engelli kardeşlerimize hizmet lütuf değil , boynumuzun borcudur.’’ derdi . Unutmamamız gerekir ki engellisi ve sağlıklısı ile zayıfı ve güçlüsü ile alimi ve cahili ile biz bir milletiz . Fiziksel engellerin konuşulmadığı mutlu, huzurlu ; dünyaya lider , mazlum coğrafyalara önder, yeniden büyük Türkiye’de yaşayabilmemiz dileğiyle … Baki selam dua ile …

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KÖYE GÖÇ…

    07 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Sürekli kentsel dönüşümden bahsedip duruyoruz. Bu da lazım, ancak son gelişmeler aslında kırsalın daha önemli olduğunu gösterdi. Domates biber, patlıcan meselesi… Buğdaydan, samana ithalattan sonra artık kesin anlaşılmış olmalı. Köylerdeki benim köyüm de dahil; tarlaları işleyecek genç kalmadığı gibi olanlarında tarlaları işleyecek bilgisi ve hevesi kalmadı. Malum sebeplerden… Gübre, ilaç vs. pahalılığını kastediyorum.  O zaman bir yerlerde yanlış yapıldığını fark edip olayın üstüne yeniden gitmek lazım… ...
  • Dinimizce Faiz Neden Yasaktır?

    07 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Yüce Mevla, bize armağan ettiği bu dünyanın üzerinde ve derinliklerinde herkese yetecek kadar nimetler ihsan etmiştir. Her insanın, rızıkla donatılmış bu nimet sofrasından nasibini almaya ve aramaya hakkı vardır. Bu nimeti arayan ve kovalayan herkes Allah’ın takdir ettiği oranda rızkına nail olur ki bu rızkı Allah-u Teala her canlıya vermeyi üstüne almıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın”(Hud, 11/6.) buyurulmaktadır. İslam dininde, aslı ve tabii kazanç yolu emektir, al...
  • İNSAN KALABİLMEK DİLEĞİYLE…

    06 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    Hayatınızın bereketi vatan ve millet aşkıyla şerefli  bir yolda gitmekten geçer. Hangi mesleği icra ederseniz edin, şerefli değilseniz şerefsizce yaşam sürmenin lekesi bir ömür alın yazınız olup karşınıza çıkacaktır.  Fikrinizin bereketi faziletli bir insan olarak hayatınızı devam ettirmekten geçer. Doğuştan iyi huylu olmak ve bu doğruluktan çıkmadan hayatınızı erdemli insanların arasında yer etmek için ömrümüzü devam ettirmek belki de bu yaşantımızdan sonra duruşumuzu belirleyecek bir hal olacaktır.  Kalbinizin bereketi...
  • Cehennem Ateşi

    06 Aralık 2019 Köşe Yazıları

    İmam-ı Şarani hazretleri buyurdu ki: “İslam büyükleri, Allahü teâlâdan çok korkarlardı. Nasıl korkmasınlar ki, Peygamber efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde buyurmuşlar ki: “Ey Resulullahın halası Safiyye, ey Muhammed’in kızı Fâtıma; kendinizi Cehennem ateşinden kurtarmaya bakın! Zira ben, sizin için Allah’tan bir şey temin edemem.” Diğer bir hadîslerinde de şöyle buyurmuştur: “İyilik ölmez, günah unutulmaz, Deyyan olan Allah yok olmaz. O halde nasıl istersen öyle ol. Çünkü ne yaparsan onun karşılığını göreceksin.” Ebû Muhammed Mervezî ...