logo

Dinimiz İyiliği Emreder (2)


Aynur GÜNEŞ

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/antalyahilal/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
manvgat47@hotmail.com

Hasılı, Suriye ve İrakta İslam işlenen cinayetlerin kabul edilmesi mümkün değil.

Kim oldukları, kimlere neye, hizmet ettikleri meçhul bu insanların şerrinden Müslümanlardan başka herkes emin…

Bu insanların yaptıkları Müslümanlara zarar verdiği gibi insanları ürkütmekte Müslümanlardan ve İslam’dan nefret ettirmektedir.

Bunun gibi Paris’te yapılan saldırının da Müslümanlara mal edilmesi ve bu olay bahanesiyle tüm Müslümanların suçlanması kabul edilemez.

Kim bilir bu saldırının arkasında kim var, kimler tezgahladı.

Orda suçsuz insanlarda vardı.

Bu cinayetlerin İslam’a ve Müslümanlara faydası değil zararı apaçık ortada.

Müslümanları suçlamak, İslama saldırmak  için tam bir fırsat….

Bazı medya kuruluşlarının Batılı İslam düşmanlarından ziyade Müslümanlara hakaret etmeleri, nefret saçmaları izah edilir bir durum değil.

Güya bu medya Batının ve İsrail’in yaptığı katliamlardan,sömürü ve işgallerinden hiç mi hiç söz etmezler.

Onlara göre hep bizim Müslümanlar suçlu.

Paris’te yapılan bu saldırıyı hoş görmediğimiz gibi,şunu da gözardı etmemek gerek.

İnsanları kışkırtmak,tahrik etmekte kabul edilemez.

İki milyara yakın Müslümanların Peygamberine kimse hakaret edemez, iftira atamaz.

Önce Salman Rüşti sonra Danimarka, ABD, Fransa’da Peygamber Efendimize hakaret ediliyor ve birileri çıkıp basın özgürlüğü deyip karşı çıkan Müslümanlar suçlanıyor.

Esas bunu söyleyip Müslümanları suçlayan sözde aydınlar kendi medeniliklerini ve özgürlük anlayışlarını sorgulamalıdır.

İslam’ın Peygamberine iftira atmak, hakaret etmek özgürlük değil, saygısızlıktır, nezaketsizliktir.

İlgili devletlerin yetkilileri, din adamları bu densizliği yapanları ikaz etmeliydi…

Bu gün Avrupa’da İbadet eden insanlara ve camilere saldırmak sözde medeni Avrupa’ya hiç yakışmıyor.

Türkiye’de yapılan bir vaazda veya bir tv programında Hristiyanlığa, Papaya  hakaret etmek ne kadar etik olur, nasıl karşılanır?

Herkes karşındaki insanın inancına saygılı olursa toplum da huzur olur, kavga da olmaz..

Fransada terörü protesto için yürüyen devlet adamları keşke Afganistan’da, Irak’ta, Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Suriye’de yapılan katliamları da dillerinin ucuyla da olsa azıcık kınasalardı.

İnsanlık, adamlık medeni olmak bunu gerektirmezmiydı. Bosna’da üç yıl boyunca yapılan vahşeti sadece seyreden bunlar değilmiydi?

Bosna’da alçakça öldürülen yüzbinler insan değilmiydi?

Müslümanlar beşyüz sene hakim oldukları ülkelerde kime ne yapmış?

Dillerini mi, dinlerini mi zorla değiştir miş?

İnsanlarını mı katlet miş?

Mabetlerini mi yıkmış?

Medeni Batı ise işgal ettiği ülkelerde kırk sene içinde nerdeyse insanların tümünü ya katlettiler ya da göçe zorladılar.

Dillerini, kültürlerini yok ettiler…

Batı Afrika’da, Afganistan’da, Balkanlar’da, Bosna’da, hele Fransa Cezyir’de yaptığı katliamlarla yüzleşsinler…

Her şeye rağmen terör ve bu terör cinayetleri İslam’a ve Müslüman’lara sadece zarar verir.

İnsanların İslam’dan ürkmesine, tiksinmesine vesile olur.

Bu davranışlar, insanları çok güzel İslamdan nefret ettirir ve uzaklaştırır.

Biz Müslümanlar olarak bu terör olaylarını kabul etmiyor ve de hoş görmüyoruz.

Fakat Peygambere hakaret ederek Müslümanların tahrik edilmesini, kışkırtılmasını da kabul etmiyor ve medeni Avrupaya yakıştıramıyoruz.

Hazreti Peygambere iftira edenlere karşı ,O’nun eşsiz hayatını,ahlakını yaşayarak cevap verilmeli.

Unutmayalım ki; İslam sevgiyle,hoşgörüyle dünyaya yayılmıştır.Şiddet ve nefretle değil.

– SON –

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİYASETTEKİ FETÖCÜLER!

    27 Şubat 2020 Köşe Yazıları

    Günlerdir televizyonlerda Fetö’nün siyasi ayağı tartışılıyor. Muhalefet iktidarı, iktidar muhalefeti suçluyor. Fakat sen Fetöcü’ydün, yok sen daha çok Fetöcü’ydün, retoriğinden öte geçilemiyor. Bu tartışmalardan bir sonuç çıkmayacağı gibi hukuk ve yargı ile ilgili problemler uzun vadeye yayılırsa Fetö’nün ekmeğine yağ sürülmesi de mümkündür. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ortaya çıkan bilgiler gösterdi ki Fetö’nün ayağı her yere uzanmış. Sadece ordu, polis, yargı ve bürokrasiye değil, siyasi partilere, sivil toplum kur...
  • Zulmedenlerin Akıbeti Bellidir

    27 Şubat 2020 Köşe Yazıları

    Burada Rasulullah (sav)’e inen bir ayet-i kerime vardır. Zalimler ve mazlumlar arasındaki bir hadiseyi ifade etmekte ve insanları idare etme noktasındaki insanların insana bakış açısının manzarasını ayeti kerime ifade etmektedir.  Bunlar bizim lafızlarımız değil, bizim sözlerimiz değil; bunlar Kuran’ın sözleri, vahyin sözleri. Çünkü değerli ümmet! Siz öyle bir aziz ümmetsiniz ki vahiy sizi başıboş bırakmamıştır. Ama vahiyden kopuş varsa o da bizim zelletimizdir, bizim eksiğimizdir. Bizler vahiyden eksik kalmışız, vahiyd...
  • Sorumluluğun Bilincinde Olunmalı

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları

    Hayat ebedi değil, dünya da ebedi değil. Dünkü idareciler gittikleri gibi bugünküler de elbet bir gün gideceklerdir. Dünkü zenginler gittikleri gibi bugünküler de elbet gideceklerdir. Dünkü şöhret sahipleri gittikleri gibi bugünkülerde elbet gideceklerdir. Dünya hiç kimseye kalmayacaktır. O zaman bu kalıcı olmayan dünyada elimizdeki bu emanetlere sahip çıkacağız; makam emanetine sahip çıkacağız, mal emanetine sahip çıkacağız, şöhret emanetine sahip çıkacağız. Bunlar bizim için ayağımızı kaydıran değil, belki de “geleceğ...
  • İFLAS EDEN ANLAYIŞ

    26 Şubat 2020 Köşe Yazıları

    İnsanlık uç noktalarda varlığını sürdürüyor. Açlık, kuraklık, yoksulluk, hastalık gibi kitlelerin hayatını tehdit eden felaketlerle mücadele eden kahir ekseriyet ile zayıfların sırtından geçinen, kurulan sömürü düzenleri ile asalak bir hayatın tadına varmaya çalışan ve kendilerini güçlü, vaz geçilmez gören azınlıklar… Dünyada sömürü düzeni kurup, hayatın akışını hep kendi çıkarlarına yönlendirmeye çalışan devlet veya şahıslar, geçici menfaatler elde etmiş olabilirler. Dünyayı kendi çiftlikleri gibi görüp, kâhya edası ile dünyanın ni...