CORANA VİRÜSÜNÜN GÖSTERDİĞİ YOL

CORANA VİRÜSÜNÜN GÖSTERDİĞİ YOL

16 Mart 2020 - 01:00

Kur’an’dan yola çıkan Peygamber ahlakını, adaletini ve hayatı yaşama şeklini doğru anlayabilirsek hayatı insanca yaşayabileceğimizi hatırlamamız lazım. Diyelim ki bugün, dünya nüfusunu azaltmak için veya dünyayı kendi şeytani fikirleriyle istedikleri kıvama getirebilmek için virüs kullanarak dünyaya yön veriyorlar. Bu yön vermek istedikleri konularla ilgili birçok şey söylenmekte olduğu için ben tekrarlamak istemiyorum. Diyelim ki şeytani akıl için çalışıyorlar ve hatta bu çalışanların para gücünü elinde tutan birkaç aileden ibaret olduklarını da söylüyoruz. Peki, bu çalışmayı yapan şeytani aklın karşısında eğilmeden, dünyanın huzuru, mutluluğu, adaleti ve dünyada insanca yaşayabilmek için karşıt olarak bizler ne yapıyoruz.

Bu günlerde dünyayı kol gezen virüs, unutulan ölümü insanlara hatırlattı da aslında insanların ölümden ne kadar korktuğunun resmini gördük. Nihayetinde, sonu ölüm olan hayatı sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya çalıştığımızın farkına vardık. Müslümanım deyip, içinde bulunduğumuz hayatın düzelmesi için çalışmayarak mı, ölümden korkarak insani ve imâni dik duruşu gösteremeyip cennetin en üst makamına talip olarak mı veya bu uğurda kişisel menfaatinin dışında mücadele etmeyen kimseler olarak mı, Peygamber takipçisi ve varisi olan Müslümanlarız?

ALLAH(cc) geçmişte yaşayan toplumları azgınlıklarından dolayı veya şeytani akla başkaldırmadıkları için cezalandırdığı şekillerin hala nasıl olduğunun anlaşılmamış olanları vardır. Mesela, Lut gölünün etrafında çok uzun süre bitki yetişmediği söylenir. Sizce neden? Ben bilmiyorum ama analizciler, o zamanlarda o bölgede ya kimyasal ya da biyolojik bir serpintinin olma ihtimalinden bahsederler. O günkü insanlar böyle bir teknolojiye sahip miydiler bilmiyorum ama bu günkü insanlık bu teknolojilere sahipler. Belki de ALLAH(cc) insanlığa, kendi hak ettikleri cezayı kendi elleriyle hazırlatıyor olamaz mı? Ben onu bunu bilmiyorum, bu dünyada ölmeyecekmiş gibi yaşamak isteğinin gerçekte bir karşılığının olmadığı artık çok açık olsa gerek. Çünkü birilerine göre basit bir virüslük ömrü olan insanın, illüzyonisttik olarak özgürmüş gibi gösterilen köleliğimizden kurtulma mücadelesi vermezsek, birilerinin bilimsel deney dedikleri oyunlarına kobay olmaktan kurtulamayacağımız ortadadır.

Birde aklıma gelmişken şunu da söylemeden geçmeyeyim. Virüsten etkilenmemek için ellerinizi dirseklerinize kadar günde üç-beş kere yıkayın, ağzınıza - burnunuza su verip temizleyin diyenlere ve bu tavsiyeyi Müslüman kimliğimizi göz ardı ederek söyleyenlere şaşıyorum. Yemek öncesinde ve sonrasında ellerini yıkayan, tuvalet giriş ve çıkışlarında ellerini özellikle sabunla yıkanmasını tavsiye eden Resulullahın(sav) yaşantısıyla bize böyle öğrettiğini bilmiyor muyuz?  Günde beş vakit abdest alıp, namaz kılmamızı ve oruç tutmamızı, insanın ihtiyaçlarını en iyi bilerek emreden ALLAH(cc)’dan ve onun gösterdiği dosdoğru yoldan haberimiz yok mu? İslam’ı kabul etmeyenlerin bize ellerinizi yıkayın tavsiyesine, bak ne güzel tavsiyede bulunuyorlar dercesine akıl tutulması yaşayan Müslüman kimliğimize şaşmalıyız. 

Bizler şeytani aklın düşüncesine tabi olmaktan vazgeçmeden ve de ALLAH(cc)’ın ipine sımsıkı sarılmadan doğru bir ölümle ölmeyeceğimizi unutmamalıyız. Bizler ya birilerinin hedefine ulaşması için kobay olacağız ya da insanca yaşama ve adalet mücadelesi vererek bu hayatta onurumuzla yaşayarak ölümü kucaklayacağız. Karar bizlerin…

YORUMLAR

  • 0 Yorum