logo

BU GÜNÜ İNSANCA NASIL YAŞARIZ -5


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

Kur’an’ı Kerimde insanlığa ders verir nitelikte, bu günlere ve hatta daha sonra gelecek zamanlara da ışık tutan, insanların elde ettikleri güçleriyle vardıkları son noktayı anlatan kıssalar vardır. Bu kıssaların sonunda hep helak sahnesinin varlığının nedenini hiç düşündük mü? Sizce ölçü ve tartıyı yanlış tutan bir toplumun helak edilme sebebini gerçekten anlayabiliyor muyuz? Helak edilme sebebini sadece bir kilo yerine dokuz yüz gram tartan kişilerin varlığıyla sınırlandırırsak, biz Kur’an’ı da Yaratıcıyı da anlamıyoruz demektir. Helaki hak etme sebepleri İlahi kural yerine, değişmez kural olarak kendi kurallarının uygulanması istekleridir.

Bunun gibi değişik surelerde yaklaşık 85 ayette anlatılan Hz.Lut ve kavminin yaptıkları ve helak edilme sürecine nasıl gelindiği anlatılmaktadır. “Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz. Kavminin cevabı: “Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları, çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!” demekten başka olmadı. ” (Araf Suresi, 81-82. Ayet)

Aslında anlaşılması gereken husus dünyalık gücü ellerine geçirenlerin, elde ettikleri bu gücün karşısında kendilerinden geçerek içine düştükleri durumu anlatmaktadır. Ölçü ve tartı sadece metre ve kilodan ibaret değildir. Hayatın her alanındaki adaleti temsilen ölçü ve tartı ibaresi vardır.

Bu günlerde toplumumuzun içinden geçtiği dar geçidi görmemezlikten gelemeyiz. Kadın erkek ilişkilerindeki aile ortamını yıkan ama aileyi koruduğu iddia edilen uygulamaların kanunlaştırılması. Mehir gerçeğini unutturup ömür boyu nafakanın, Kur’an’ın uyarılarına rağmen ne kadar doğru bir karar olduğunu savunarak kanunlaştırılması. Çocuğun ana ve babaya ait olduğu gerçeğine rağmen annenin veya babanın ötekileştirilmesine sebep olan, hatta çocuğunu göre bilmek için bir sürü masraf eden bir kitle oluşmasına yasal sebepler oluşturmak. Cinsiyet için ise biz bundan sonraki nesillere ana rahmine düşmeden müdahale edebiliriz ama şu ana kadarki insanları cinsiyetlerini değiştirmelerini teşvik edici yasaların çıkmasına uluslararası sözleşmelerle zorunlu hale getirilmesi. Kadınların kadınlarla, erkeklerin erkeklerle yetinir hale gelmesini özendirecek bir sosyal hayatın teşvik edilir hale getirilmesi. Kadınların erkeğe, erkeklerin kadına benzemesinde bir mahsur görülmeyip adeta teşvik edilmesi. Kadının bir sözünün bütün kuralların üstünde görülerek uygulamaların ve kanunların ona göre düzenlenmesi.

Adeta; dünyayı ALLAH(cc)’ın kurallarına ve adalet anlayışına gerek yok, biz istediğimiz gibi kural koyar ve istediğimiz gibi insanlığı şekillendiririz dedikleri için helak edilen geçmiş kavimlerin kendilerini meşrulaştırdıkları dayanaklarının olmadığını mı varsayıyoruz. Asla; onlar ellerindeki güçlerinin sanki sınırsızlığına ve ellerinden alınamayacağı zannına kapılarak kendi oluşturmayı düşündükleri toplum anlayışının önündeki ilahi kuralları yok saymanın karşılığını almışlardır. İslâm’ın orijinal mesajından haberdar olduğu halde İslâm’a düşmanlık yapan, ALLAH(cc), Peygamber ve dini mukaddesatla savaş haline giren kimseler, önceki ümmetlerde olduğu gibi, helâk süreciyle karşı karşıya kalırlar. Allah’ın önceki ümmetler için uyguladığı yasası, bu toplumlar için de aynen vukû bulur ve bunları da benzer bir akıbetle karşı karşıya bırakır.

Bütün bu toplumsal bozulmayı sağlayarak küresel şeytani akıl ne elde etmek istiyor. Birincisi güçlerinin karşısında tüm insanlığı kendilerine köle etmeyi hedefliyorlar. Karşılarında durabilecek iyi ve iyiliği yaygın hale getirebilecek kimselerin kalmaması için özellikle Müslüman toplumlar olmak üzere bozulmanın yaygın hale gelmesini sağlamak. Bütün toplumsal bozulmaların arkasından bir kurtarıcı gelir düşüncesiyle kendi düşündükleri kurtarıcının gelmesini çabuklaştırmak ve kendilerince dünya hâkimiyetlerini meşru bir zemine oturtma arzularıdır.

Ebû Hureyre (r.a.)’nin rivayet ettiğine göre Allah Resûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur: “Beni hak üzere gönderen Allah’a yemin olsun ki, insanlar arasında hasf (yere batma), mesh (şekil değişikliğine uğrama) ve kazf (atılıp savrulma) olmadan bu dünyanın sonu gelmeyecektir.” Anam babam sana feda olsun, “Bu ne zaman olacaktır?”, diye sorduklarında o şöyle demiştir: Kadınları eğerli hayvanlara binmiş halde gördüğünde, şarkıcı kadınlar çoğaldığında, yalan yere şahitlik edildiğinde, Müslümanlar müşriklerin altın ve gümüş kaplarından içtiklerinde, erkekler erkeklerle yetinip (eşcinsel ilişki kurup), kadınlar da kadınlarla yetindiğinde (lezbiyen ilişki kurduğunda). İşte böyle bir durumda felâketi bekleyin ve (bu felâketlerin başınıza gelmesine) hazırlanın.”   Aynı konuda bir başka hadiste Hz. Aişe, “İçimizde Salih kimseler varken bizler helâk mı edileceğiz?” diye sorduğunda Allah Resûlü (s.a.)’nün cevabı şöyle olmuştur: “Evet, çirkin işler (hubs) ortaya çıktığı zaman.” 

Şunu çok iyi anlamalıyız ki şeytani aklın etki gücü biz ona uymadığımız sürece yoktur. Bu günü İnsanca Yaşayabilmenin yöntemi, Güneşi doğudan doğurup batıdan batıran Yüce Yaratıcının kurallarına uymaktan geçmektedir.                               

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SOSYAL MEDYA SUÇLULARI

    24 Ocak 2020 Köşe Yazıları

    Ülkemizin geleceği sosyal medyada yapılan algı ve toplum mühendisliği çalışmaları ile tehdit altındadır.  Ülkenin bekası için bu tehdidin bir an önce farkına varılıp tedbir alınması gerekir. Sosyal medyada fütursuzca bazı suçlar işlenmektedir. Çoğunlukla takip edilemeyen ve cezasız kalan bu yayınlar çoğalmakta ve alıcıları, beğenenleri ve paylaşımcıları gün geçtikçe artmaktadır. İftira ,failin suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye suç atmasıdır. Şikayetçiye yönelik isnadının maddi olgu ve vakalara dayanmadığını bildiği halde s...
  • Kur’an-ı Kerim Tebliğdir (3)

    24 Ocak 2020 Köşe Yazıları

    Kur’an indirildiğinden itibaren, Allah köleliğin kapısını kapatmış ve savaşlarda artık esir alıp, onları köle ya da cariye yapamazsınız, ya bedel karşılığı ya da ücretsiz savaş bitimi serbest bırakacaksınız demiştir. Ama dikkat ettiyseniz, ellerinizdeki köleleri de hemen serbest bırakın dememiştir özellikle, itirazla karşılaşmamak için Peki, ne yapmıştır?  Onlarca ayetinde köleliğin doğru olmadığını eğiterek, bilinçlendirerek anlatıp, bir suç işlediklerinde Allah, köle azat edin ki günahını affedeyim diyerek, köleliğin adeta işl...
  • BİRAZ BİRAZ

    23 Ocak 2020 Köşe Yazıları

    Bu topraklarda mevki ve makamlar için liyakat ölçütü esas kabul görmedikçe, o gider bu gelir, bir halt olmaz. Sosyalleşmek çok kişi ile iletişmek, her lafa girişmek değildir. Kuru kalabalıklar tiyatrosunun özne yıldızı olmakta değil, dostlar senfonisinin yüklem hamalı olmaktadır huzur... Çocuğa tecavüzü kınayan milyonlar, düğünlerde "henüz girmiş onüç ondört yaşına, edalı işveli köylü güzeli" türküsüne el çırparak, gerdan kırıyorlar. Sen iyiniyetli bir gayrete girebilirsin, ama menfaatinin zarar gördüğünü düşünen, zarar sebebi ol...
  • Kur’an-ı Kerim Tebliğdir (2)

    23 Ocak 2020 Köşe Yazıları

    Sen Kur’an’ı anlayamazsın diyenler varsa, lütfen onlardan uzak durunuz. Bu insanlar sizinle Allah arasında aracı olmaya çalışan din simsarlaridir. Sizi kendilerine değil, Allah’ın kitabına davet edenlerin davetlerine uyunuz. Allah yemin ederek, bu kitabı anlayasınız ve ayetlerin üzerinde düşünesiniz diye kolaylaştırdım diyorsa, din tacirlerine, kendilerini ruhban sayan kişilerin sözlerine, lütfen itibar etmeyiniz. Bunlar belki de sizleri Allah ile aldatanlar olabilir, bunu bilemezsiniz. Onun için önce Allah’ın tebliğini, aracıs...