logo

BİZİM DOSTUMUZ YOK MU?


Yalçın KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

Türkün Türk’ten başka dostu yok söylemi klasik bir söylemdir.

 Acaba gerçekten öyle midir?

Yunan’ın Yunan’dan, Arap’ın Arap’tan, İngiliz’in İngiliz’den Rus’un Rus’tan başka dostu var da, Türk’ün Türk’ten başka dostu yok mudur?

 Üç kıtaya hükmetmiş bir neslin torunlayız.

 Avrupa’nın bizden çekinmesi, benliklerine yerleşmiş Türk korkusunu yenememeleri, yeniden dünyanın bir süper gücü olarak siyaset ve askeri alanda söz sahibi olmamızdan endişe duyuyor olmaları…

Evet, olasılık dahilinde.

Yıllarca İslam dinine hizmet etmiş, ulus kavramının yeterince yerleşmediği Arap toplumlarına liderlik yapmış, netice itibari iler İslam sancağını taşımış Türkiye’den, Türk’ten çekinmeleri evet doğrudur.

Bosna’da, Filistin’de, Mısırda yaşanmış , yaşanmakta olan haksızlıklara, soykırımlara sessiz kalmayışımızdan, haklıyı, doğruyu her zaman söylememizden, tüm dünya, tüm Arap toplumu kafasını kuma gömerken, örneğin İsrail zulmüne başkaldırma cesareti, iradesi ve dik başlılığı gösterdiğimizden… 

Evet biz farklı bir milletiz.

Belki Türk’ün Türk’ten başka dostu olmayışı sırf bu yüzden.

Peki gün geçtikçe küreselleşen, birbiri ile sürekli ve daha fazla iç içe geçmeye başlayan, daima irtibat halinde ve birbiri ile daha fazla konuşan insan topluluklarında, diğer ülke halklarının da ülkemize, halkımıza bakış açısı tam olarak böyle mi?

Tüm dünya halklarını göze alırsak, Türk’ün halkının Türk’ten başka dostu yok mu?

Sahi bizi neden sevmiyorlar? 

Yada sevmiyorlar mı?

 Bu bizim hüsnü kuruntumuz mu?

Yoksa bir paranoya mı?

Ülkelerin belirli siyasi çizgileri olabilir.

Derin bir hafıza birikimi olabilir.

Ancak yaklaşık yüz yıldır herhangi bir savaşa girmemiş, direk bir ülke ile çarpışmamış, Osmanlı imparatorluğu değil de Türkiye Cumhuriyeti olarak anılmış ülkemizin, halkımızın başka devletler ve halkları tarafından sevilmiyor olması, bunun geçmiş 500 yıla bağlamak…

Yok çok da akılcı değil.

Türk’ün Türk’ten başka dostu yok ise, bizlerin de hataları var mıdır?

Kendini anlatamamak gibi.

Şöyle bir örnek verelim.

Barış Pınarı harekatı.

Sınırlarımız dünya tarafından kağıt üstünde de olsa terör örgütü PKK ile organik ve inorganik bağı bulunan PYD terör örgütü tarafından kuşatılmış durumda.

Sınırlarımız dahiline sürekli taciz atışları yapılmakta.

ABD’nin terör örgütü Işıd’ı yenmek için kurduğu kullandığı başka bir örgüt PYD. Kürtleri temsil etmiyor.

Aksine Kürt halkı onlardan yaka silkiyor.

Bu arada Ülkende dört milyon Suriyeli göçmen mevcut.

Kuzey Suriye’yi bu ne idiğü belirsiz terör örgütünden temizleyip, dört milyon Suriyeliyi ülkelerine göndermek, orada şehirler inşa etmek, okullar hastaneler yapmak istiyorsun.

Bu yerden göğe kadar haklı çaban ve mücadelen için aylar süren ABD ile pazarlık neticesi o bölgeye giriyorsun.

Ne oldu?

Deyim yerinde ise tüm dünya karşımıza çıktı.

KKTC Cumhurbaşkanı dahil.

İnanılır gibi değil ama Filistin dahil.

Ne diyelim?

Türk’ün Türk den başka dostu yok mu diyelim.

Yok.. Öyle demeyelim.

Biz kendimizi, haklılık payımızı dünyaya anlatamamışız.

Hiç anlatamamışız.

Askeri anlamda çok güçlüyüz.

Önümüzde duracak ordu yok ama, siyasi anlamda, propaganda anlamında, haklılığımızı gerekçelerimizi anlatmak anlamında hiç bir şey yapmamışız.

PYD Terör örgütü dahi bu propagandayı bizden çok daha iyi yaptı.

Globalleşen küreselleşen dünyada belki siyasi anlamda ülkelerin bakış açısını değiştirmek zordur ancak, Türkiye tüm dünya halkına, tüm dünya medyasına kendisini daha iyi anlatmalı.

Türk’ün Türk’ten başka dostu yok söylemi işin kolaycılığı.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mutlak Olan Allah’tır

    11 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Zaman ve mekân kâinatın ilk yaratılışıyla başlar... Allah'ın kitap sahifelerini dürüp büker gibi kâinatı tekrar dürüp bükeceğiz buyurduğu güne kadar mahlûkat yaratılmaya devam eder. Her yaratılanın bir başlanğıcı ve sonu olabileceği gibi... Zamana ve mekâna Malik olan Allah’ın başlangıcı ve sonu düşünülemez, çünkü yaratan, yaratılanın zannından ötedir. Nasıl ki, elli vagonlu trenin vagonlarını Lokomotif çeker, Lokomotiften sonra ne çekiyor diyemeyeceğimiz gibi... Herşeyi ilmiyle kuşatan ve herşeyin Malik'i olan Allah'ında ba...
  • İHANET Mİ EDİYORLAR?

    11 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Adına küskünler mi desek, ya da küsenler mi desek… Veya istedikleri verilmediğinde yol ayıran tayfa mı desek… Adına ne dersek diyelim farketmez, fark eden bu halkı, bu toplumu düşünmeyen kendi istek ve arzularının peşinde olmalırı olabilir mi? Artık bu kişilerin kuracakları parti şekil almaya başladı ve bu şekil eski bakanın evinde oluşum buldu. Buluyor bulmasına da!.. Aklıma uçuk sorular gelmiyor değil. Mesela…  Ali Babacan bir kaç bakanlık yapmış ve bundan dolayı statü kazanmış biri olarak, ne oluyorda Ak Parti'...
  • MEVLİDİ NEBİ TEMASI: “AİLE ”

    11 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Peygamberimizin doğumunu anmak ve anlamak adına gelenekselleşen mevlit kandilimizi kutlar ve bütün ümmetin uyanışına vesile olmasını temenni ederim. Bir hafta boyunca Mevlidi Nebi haftasına tema olarak AİLE’yi seçen Diyanet İşleri Başkanlığına teşekkür ederim. Bu günlerde toplumumuzda, dağılan ailelerin çoğalmasından, cinsiyet probleminin ve cinsiyetsizliğin körüklenmesinden, çocukların eşya gibi haczedilerek karşı taraf gibi görülen eski eşlere silah olarak kullanılmasından, meşru evliliklerin küçük yaşta diye cezalandırılmasından, ai...
  • HAYAT BAZEN AĞIR GELİR

    09 Kasım 2019 Köşe Yazıları

    Bir koşturma bir telaş akıp gidiyor hayatımız. Doğanlarımız, ölenlerimiz, geride bıraktıklarımız, ideallerimiz, hedeflerimiz sürekli ama sürekli bir telaş ile akıp gidiyor zaman. Akıp giderken bize kazandırdıkları bizden alıp götürdükleri de olacak elbette olmuyor mu? Belki de yaşadıklarımızın ağırlığına göre fazlasıyla hatta haddinden fazlasıyla oluyor. Yorgunluğumuz hiç bitmiyor, nefes alalım, dinlenelim dediğimiz noktada kaygılarımız dürtüyor. Bırakamıyoruz. Nefes alıp dinlenmek isterken bile hayat kaygımız hızlı...