logo

ATB’den bütçe vurgusu

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül, “Tarımsal ihracatı artırılması ve fiyat istikrarının korunması için tarımsal yatırım kaleminin ve bütçe içindeki tarımının payının en az iki kat arttırılması gerekmektedir” dedi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ekim ayı olağan meclis toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında dün ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı.

ATB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Halil Bülbül’ün tarım, ekonomi ve gündem üzerinde durduğu toplantıya, un ve yem sanayisindeki sorunlar damga vurdu.

Başkan Böcek’e teşekkür
Yoğun bir dönemin geride bıraktıklarını belirten ATB Başkan Vekili Bülbül, “Geçtiğimiz ay içerisinde dönem başkanlığını yürüttüğümüz Antalya Tarım Konseyi ile ‘Yerel Yönetimler ve Tarım Toplantısı’nı borsamız ev sahipliğinde Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Sayın Muhittin Böcek’in katılımıyla gerçekleştirdik. Toplantıda Başkan Böcek, 170 günlük faaliyetleri ve tarımsal projelerini ATAK üyeleri ve borsamız organ üyeleri ile paylaşmıştır. Üyelerimiz ise önümüzdeki dönemde çözümünü bekledikleri sorunları ve çözüm önerilerini sunmuşlardır. Bu doğrultuda, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyelerimizin önemli sorunlarından biri olan atık problemi gündeme getirilmiştir. Toplantının hemen ardından üyelerimiz çözüm için ASAT Genel Müdürlüğü ile bir çalışma toplantısı gerçekleştirmiş ve önümüzdeki birkaç ay içerisinde çözüme yönelik çalışma yapılması kararlaştırılmıştır” dedi.

Bülbül, “Kentimiz tarımında önemli bir yere ve geçmişe sahip olan zeytinciliğimizin yaşadığı sorunları aşmak için merkezi ve yerel tüm tarafların birlikte hareket etmelerinin büyük önemi bulunmaktadır. Böylece bu yıl yüzde 19 artışla elde edilecek 70 bin tonluk rekoltenin sürdürülebilir büyümesi sağlanacaktır. Yerel yönetimlerle birlikte hareket ederek çözüme kavuşturabileceğimizi düşündüğümüz diğer sorunlarımızla ilgili konularda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sorunlarımıza ve çözüm önerilerimize duyarlı davranan Başkan Böcek ve ekibine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.


Yeni Ekonomi Programı
Kamuoyuyla paylaşılan Yeni Ekonomi Programı’ndaki (2020-2022 YEP) tarıma ayrılan bölümler üzerine de konuşan Bülbül, ”YEP’te bu kez tarıma epeyce yer verilmiştir. Fiyat istikrarını sağlama amacıyla alınacak tedbirler sıralanmıştır. Kentimizi yakından ilgilendiren hal yasasından perakende yasasına, sera yatırımlarında verilecek olan teşviklerden kooperatiflerde kolaylaştırıcı mevzuat değişikliğine, izlenebilirlik için teknoloji odaklı faaliyetlerden üreticilere, yetiştirilen ürün satış sözleşmeli, tarımsal finansman sağlamaya kadar birçok konuda projeler sıralanmıştır. YEP’in uygulanabilirliğinin; tüketici, üretici ve ticaret erbabı gibi birçok tarafı kapsayacak biçimde olmasını temenni etmekteyiz” ifadelerini kullandı.



Bülbül, “2020 yılı merkezi yönetim bütçe kanun teklifindeki tarımın payı ile YEP’te açıklanan tarımsal tedbirler birbiriyle uyumlu tutulmaya çalışılmıştır. YEP’te açıklanan sera yatırım teşvikleri için bütçedeki toplam 5,1 milyar liralık yatırım ödeneği bulunmaktadır. Tarım ve gıda enflasyonunun kalıcı olarak düşülmesi için bu ödeneğin artırılması elzemdir. Tarımsal ihracatı artırılması ve fiyat istikrarının korunması için tarımsal yatırım kaleminin ve bütçe içindeki tarımının payının en az iki kat arttırılması gerekmektedir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin markası YÖREX

Bu yıl 10’uncusu gerçekleştirilen YÖREX ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Bülbül, “Onbir yıl önce bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkma hedefiyle çalışmaya başladığımız Yöresel Ürünler Projemiz ve YÖREX Fuarımız bu yıl ulusal bir marka olma yolunda önemli bir eşik atlamıştır. Geçtiğimiz hafta 10. kez düzenlediğimiz YÖREX Fuarı’nı bu yıl ilk kez 81 vilayetimizin ve KKTC’nin katılımıyla, 164’ü oda ve borsa, 18’i kalkınma ajansı olmak üzere toplam 647 katılımcıyla gerçekleştirdik. Dünyada devasa boyutlara ulaşan ekonomisi ve ülkemizin bu konudaki potansiyel zenginliği dikkate alındığında yöresel ürünlerimizin ülkemiz ekonomisi için çok önemli olduğunu bir kez daha yaşadık” açıklamasında bulundu.


Bülbül, “Sizlerin de destek ve katılımıyla gerçekleştirdiğimiz YÖREX’’te yurdumuzun dört bir yanından gelen ürünümüzü, insanımızı, emeğimizi ve zenginliğimizi 5 gün boyunca hem hemşerilerimiz, hem Antalya’da bulunan misafirlerimizle buluşturduk. Yöresel ve coğrafi işaretli ürünlerimizi perakende ve toptan ticarete, birebir görüşmelerle, konu ettik. Coğrafi işareti öne çıkarmaya çalıştığımız paneller, atölyeler, söyleşiler ve tadım etkinlikleri düzenledik.

Tabi bizlerin yanı sıra 80 ilimizden gelen katılımcılarımızda YÖREX’e özel etkinliklerde bulundular. İllerinin, kültürlerinin ve ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiler. Tüm katılımcılarımıza ve fuarımızı ziyarete gelen 276 bin 288 kişiye teşekkür ediyorum” dedi.

Sektörel sorunlar
Bülbül’ün konuşmasının ardından meslek komiteleri sıkıntılarını ve sektörlerinde yaşanan gelişmeleri dile getirdiler. Tıbbi aromatik bitkiler sektöründe öne çıkan sorun kekik üretimi oldu. Kekik üretimi konusunda büyük sıkıntı yaşandığını dile getiren sektör temsilcileri, bu gidişle bitkinin ihracatında sıkıntı yaşanacağını dile belirttiler. Kekiğin, üreticisine dönüm başına bin 500 lira gibi bir getirisi olduğunu vurgulayan sektör temsilcileri, bu noktada kekik üretiminin arttırılması gerektiğini, üretim modelinin kuru tarım olarak gerçekleşmesiyle çorak arazilerin bu konuda değerlendirmesi gerektiğine işaret ettiler.

Diğer bir sıkıntılı ürünse narenciye oldu. Geçtiğimiz yıl yaşanan olumsuz hava koşullarının bu yılki üretim miktarını olumsuz etkileyeciğine yönelik sahadan sinyaller aldıklarını aktaran sektör temsilcileri, “Bu yıl narenciye açısından sıkıntılı olacak gibi görünüyor. Geçen yıl yaşanan olumsuz hava şartları üretimi olumsuz etkiliyor. Tonaj düşük olacak gibi” uyarısında bulundular.

Toplantıda, sorunlarını aktaran sektörler içinde en öne çıkanlarsa kırmızı et üreticileri ve yem sanayicileri oldu. Kırmızı et üreticileri, sektörün fiyat dengesi açısından bir çıkmaza doğru gittiğini belirterek bunun da üreticiyi zor durumda bırakmasından yakındı.


“Zarar etmesi kaçınılmaz”

Yem ve hububat sanayicileriyse toplantının en sert çıkışını yaptılar. ATB Meclis Üyesi Nuri Büyükselçuk, devletin sektöre çok fazla müdahale ettiğini, artık mevcut firmaların devletin hamleleri karşısında çok zor durumda kaldığını ifade etti. Devletin sektöre çok fazla müdahale etmesi nedeniyle yabancı yatırımcının sektöre yatırım yapmaktan kaçındığının altını çizen Büyükselçuk, “Devletin kural koyucu ve serbest piyasayı koruyan bir yapıda olmasını istiyoruz” dedi.


Büyükselçuk, “Devlet yemcilik yapıyor. Tarım kredi kooperatifleri yeni fabrikalar açıyor. Mevcut piyasaya göre zaten var olan fabrikalar düşük kapasiteyle çalışıyorlar ve yeni açılan fabrikalar ileride zarar edecek. Bu zararlar kamu kaynaklarından karşılanacak. Bizim vergilerimizle devlet bize rakip olacak ve bizim vergilerimizle ortaya çıkan zarar karşılanacak. Tarım kredi kooperatifleri ve belediyelerin bu tarz çalışmalardan zarar etmesi kaçınılmaz bir durum” diye konuştu.

Büyükselçuk sözlerine şöyle devam etti:
“Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir sanayici devletle rekabet edemez. Devlet, bizi kendisinle rekabet yapmak zorunda bırakmasın. Biz, devletin rakibi değil ortağıyız. Eğer devlet bizimle rekabet yapmak istiyorsa ben fabrikamı devlete devretmeye hazırım. Söz konusu olan maliyetleri düşürmekse devletin elinde Elektrik, su, akaryakıt ve vergiler birçok alternatif bulunuyor. Devlet, bunlara zam yapmazsa üretimsel girdiler artamayacağı için bizlerde fiyatlara zam yapmak zorunda kalmayız.”
Veli AKOĞLU

Share
#

SENDE YORUM YAZ