logo

13 Mayıs 2019

YENİLENEN İSTANBUL SEÇİMLERİ


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

 

İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararıyla, 31 Mart seçimlerinin ortaya çıkardığı sonuçları ve siyasi partilerin halkın gözündeki yerlerini düşündürmesi gerekmektedir. Denilebilir ki zaten düşündük ve Türkiye’ye Ekrem İmamoğlu üzerinden uluslararası bir komplo kuruldu.  15 Temmuzda yapamadıkları darbeyi yapmaya kalktılar. Bu millet Türkiye’de yapılan, saymakla bitiremeyecek şekilde onca güzel işlere vefa göstermek yerine ihanet ettiler diyebiliriz. Hatta milletin kurulan tuzakları göremeyerek mal gibi hareket ettiğini de söyleyebiliriz. Böylelikle yaptığımız seçim muhasebesiyle tekrarlanan seçimlere girebiliriz.

Şu an iktidar, seçimlerin iptal sebeplerini halkın anlayacağı şekilde tabana anlatabilmeli. ‘’Mahkeme hâkimi, kanunu medeniye mahfuz olmak kaydıyla talep neticelerine bağlıdır. Bundan gayrısına hükmedemez’’ ifadesini YSK hâkimlerini de zan altına sokmadan, aynı zarfa konulan oyların neden sadece Büyükşehir’e ait olanlarının yenilendiğini düzgünce anlatabilmeli. Bunun yanında 298 sayılı kanunu, mahalli idareler kanununu, 5393 sayılı belediyeler kanunu da işin içine katarak halkın her kesiminin anlayabileceği şekliyle iyi anlatmalı.  Tepeden bakar vaziyette, biz hizmet ettik siz bize vefa göstermediniz, hatta ihanet ettiniz edasıyla yenilenen seçimlere gidilmemelidir.

Sosyal medya şövalyelerinin iktidar yanlısıymış gibi paylaşımlarıyla, halka ‘’siz mallar gördünüz mü yaptığınızı’’ tarzında yaptıkları cihatlarını da gözden geçirmelidirler. Sizler şu ana kadar halkın her kademesinin zihninde oluşan sorulara ne kadar cevap oldunuz da hakaret etme hakkını kendinizde görüyorsunuz.

Bu MİLLET, toplumda ifsat hareketi olarak gördüğü İstanbul sözleşmesinin ve 6284 sayılı yasanın sonuçlarını, Sayın Cumhurbaşkanı Aile bütünlüğümüz dağılıyor diye eleştirirken, birkaç gün içinde bakanı iyiki bu sözleşmeyi imzalamışız beyanatı veren bir idarenin tutarsızlığını sizce sorgulamamalı mı? Dindar nesil istiyoruz diye yapılan açıklamaların arkasından; inancından uzak, hatta erkek ve kadınlığını sorgulayacak hale gelmiş bir nesil ortaya çıktığını, ibneyiz- orospuyuz diye aleni bağıran pervasız bir kuşağın yetiştiğini sizce bu millet sorgulamamalı mı? Sanki ALLAH(cc) insanı erkek ve kadın diye yaratmakla yanlış yaptığını düşündüren, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi adı altında eğitimin her kademesinde boy göstermeye başlayan, sözde cinsiyet seçme özgürlüğü projesinin inancımıza, geleneklerimize, yaratılışa ters olduğu görülmemeli miydi?

İMF’ye olan borcun kapatıldığında dışa bağımlılıktan kurtulduk diye sevinçten göbek atan bu milletin, şu an iç ve dış borcun önceki borca göre kaç kat arttığının üstünü örtmeye çalışan sözde ekonomistlerin çabasına rağmen fark etmemeli miydi? Boşanmaların arttığını, boşanan eşlerin çocuklarını görebilmek için eşya gibi haciz edip, haciz memurları aracılığıyla büyük harcamalar yaparak zulüm haline dönüşen yasaların ne zaman çıktığını görmezden mi gelmeliydi? Mutlaka adalet yerine gelmeli ama ömür boyu nafaka cezasıyla ALLAH(cc)’ın koyduğu hükmün adeta yetersizliğinin vurgulandığı yasaların ne zaman çıktığını düşünmemeli miydi?

Sandık başındaki yapılan usulsüzlükleri fark edemeyecek kadar yetersiz kişileri sandık başına bu millet mi yerleştirdi? Her yerde olmasa da birçok İl ve ilçe teşkilatlarının ve hatta parti kurumlarının çıkar odaklarınca sarıldığı iddialarına halkı ikna edecek işler yapıldı da halk mı bunları göremedi?

Bu ve buna benzer soruların cevaplarını anlatmak ve hayata geçirmek idarecilerimizin sorumluluğudur. Zihinlerdeki sorular cevaplanmadan gidilecek yeni seçimlerin takdiri, basiretine güvendiğim halka ve kalpleri kudret elinde tutan ALLAH(cc)’a kalmıştır. Ümmetin umudu olan bir ülke olmak ile putperest Roma kültürünün esiri bir ülke olmayı tercih etmek hem halkın hem de yöneticilerin tercihlerinde gizlidir. Ahlaktan ve Adaletten uzaklaşan toplumlar, bağımsızlıklarından da uzaklaştıklarını ve hatta terk ettiklerini unutmamalıdırlar.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Zor Kazanılır Kolay Kaybedilir

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu olan güven kelimesinin sadece sözlükte yazıldığı kadarı ile hayatımızda kaldığı günümüzde, insanlara arkanızı döndüğünüz anda kuyunuzu kazacak hale gelmiş durumda. İnsanlarla karşılıklı ilişkileri güven üzerine kurmak günün birinde bizi hayal kırıklığına uğratamayacak birini bulacağımız, hatta hayal kırıklığına uğramamayı başarabileceğimiz anlamına gelmez. Hayatın en zor anlarından biri de birilerine güven duymaktır. İnsan her zaman birilerine güvenmek ister. Bir...
  • MAAŞ, MAKAM VE ŞÖHRET

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bilinen bir kıssadır, vaktiyle bir baba gamsız ve hiçbir şeyi umursamayan oğluna sürekli “Sen adam olmazsın” diye serzenişte bulunur. Oğlu ise yıllarca çalışır durur ve neticesinde devlet kademesinde vezirlik makamına kadar yükselir. Vezir olduktan sonra, uşaklarına babasını yanına getirmelerini söyler. Vezirin maksadı babasına ne kadar önemli bir adam olduğunu kanıtlamak… Bir süre sonra babası gelir ve oğlu babasına “bana senden adam olmaz der dururdun, bak vezirim artık” diyince, babası oğluna “ben sana vezir olamazsın demedim, adam ...
  • Faizin Toplumsal Zararları

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Hicretin onuncu, risaletin son senesiydi.  Peygamber Efendimiz (s.a.s) hac farizasını yerine getirmek üzere ashabıyla birlikte Medine’den yola çıkıp Arafat’a ulaştı. Burada, yıllar sonra “Veda Hutbesi” diye meşhur olacak olan hutbesini îrâd etti.  İnsanlığın yolunu aydınlatacak tavsiyelerde bulundu. Birtakım haramlara ve sapmalara karşı ümmetini uyardı. Allah Resûlü’nün Veda Hutbesinde “Câhiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır” diyerek bir daha dönülmemek üzere yasakladığı hususlardan biri de faiz idi. Peygamberimiz, faizin her çeşidini ay...
  • Hayallerinizi Ertelemek!..

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Yaşınız kaç, cinsiyetiniz ne, medeni haliniz nasıl, ekonomik sosyal durumunuz hangi seviyede olursa olsun, bugün, şu an nefes alıp veriyorsanız, Yaradan’ın bu dünyada soluklanmanıza izin verdiği ölçüde hayatınıza devam ediyorsunuz demektir. Belki bu cümle ile satırlara başlamam sorularımın kafanızda, gayr-i ihtiyarî tahlil edilmesine sebep olmuş olabilir. “ Yaşım şu, bayanım- erkeğim, evliyim-bekarım, maaşım yetersiz- çok şükür iyi…vs. gibi.” Biraz da ruh halinizi tahlil edelim ama bu sefer isteyerek. Mutlu bir hayatınız mı var, yok...