logo

16 Nisan 2018

YENİ DÖNEME GİRDİK


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

13 Nisan 2017 tarihinde başlayan köşe yazısı faaliyetimiz Allah’ın izniyle bir yılını doldurmuş vaziyettedir. Bu süre içerisinde yazmış olduğum yazılardan şunu da şöyle yazsaydın diye düşünen ve yazılarından tam olarak bir şey anlamıyorum diyen tek bir üstadım olsa da yazılarımı okuyan kardeşlerimizin tamamı takdir ve tebriklerini ifade ettiler. Adeta kendilerinin düşüncelerini yansıttığımı dile getirdiler. Bu beni hem onurlandırmış hem de toplumun halk tabakası nezdindeki olaylara bakış çerçevesini ortaya koyma açısından bir gösterge niteliğini taşıdığı için sevindirmiştir.  Eleştirilerim olduysa bile kimseyi kırmak, üzmek veya direk cephe almak şeklinde değil, eleştirilerimi çözüm odaklı yaptığım da köşe yazılarımdan anlaşılmaktadır.

Gelelim yeni eğitim sistemindeki ortaya çıkan sonuçların halk tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığının kısaca ele alınmasına. Öğrencilerimizin imtihanla girebileceği okullar belirlendi. Bu aşamadan sonra bu okulların listesinin değişip değişmeyeceği henüz belli değil ama değişmeyeceğini düşünecek olursak, Fen Liseleri ayarında çok başarılı Anadolu liselerinin liste dışı kaldığını ve daha az başarılı gözüken liselerin listeye girdiğini görüyoruz. Yine farklı olarak proje İmam Hatipler ve bazı İmam Hatipler ile yine bazı meslek liselerinin de listede yer alması geçmişe göre bir farklılık olarak göze çarpmaktadır. Bu konuda bakanlığın başarılı okul ve başarılı öğretmen algısını kırarak, başarının bunlarla sınırlı olmadığını anlatabilmek adına, başarılı öğrencinin seçtiği okulların daha çok başarılı olabileceğini de göstermek istemiş olabilir.  Halk arasında listeye giremeyen başarılı okulların çevresinde nüfus hareketliliğinin yaşanacağı gibi yanlış bir algı oluşmuştur.  Kısmen de olsa böyle bir hareketlilik olduğu gözlenmektedir.

İyi niyetlerle ortaya konulmaya çalışılan yeni sistemin işleyişini hep birlikte göreceğiz. Çıkması ihtimali olan aksaklıkları da yine hep birlikte göreceğiz. Haddizatında hiçbir sistem herkesi %100 memnun edecek şekilde olmayacağı için, bu yeni sistemde mutlaka birilerine dokunacaktır.  Ama tıptaki ifade ile eğer ilacın verdiği fayda çıkarmış olduğu zarardan daha fazla ise, o ilacı doktorun reçete de yazması kaçınılmazdır.  Yeni gelen sistem ile fayda olarak ortaya konulabilecek uygulamalar ufak tefek aksaklıklardan çok daha fazla olacağı düşüncesiyle Milli Eğitim bakanlığımız bu sistemi ortaya koymuştur. Halkın ortaya konulan yeni sistemin işleyişi ile ilgili tam bir anlayış sergileyemediği ortadadır. Yerel bürokratlar açısından da bu eksik anlayış söz konusu olacağı düşünülecek olursa, köşe yazısının çıktığı bu hafta itibariyle kanaatim odur ki, bakanlık personelleri tarafından bölgeler dolaşılacak, konuların detayları yerel bürokratlarımıza izah edilerek yanlış uygulamaların olma ihtimalinin ortadan kalkması sağlanmaya çalışılacaktır. Bu hafta kayıt sistemleri ve kayıt bölgeleri ile ilgili doğru bilgilendirmeler yapılmaya başlanacaktır. Böylece Bakanlık hem olası kargaşanın önüne geçecek hem de yeni sistemin doğru anlaşılmaması ihtimalini ortadan kaldırmak için hassas davranacaktır.

Yeni eğitim sisteminin içerisinde eğitimi %100 canlı hale getirmek ve toplumsal açıdan halkın gözünde %100 aksaksız hale getirmek mümkün olmayacaktır.  Bunun en büyük sebebinin bakanlığa ve bakanlıktaki işleyişe mal edilebileceği gibi, bürokrasinin üst bölümündeki tam anlamıyla yapılmayan değişiklikler ile alakalı olduğu da söylenebilir. Hala belli kesimlerin belli makamlardaki mevcudiyetini sürdürdüğü ile ilgili bilgilerin dolaşıyor olması, soru işaretlerini ortadan kaldırmamaktadır. Bu konuda somut örnek en son yapılan açık lise sınavıdır. 21 Nisan da telafisi yapılması düşünülen bu sınavın birileri tarafından sabote edilip edilmediği zihinlerde soru işareti olarak durmaktadır.

Eğitimdeki problemlerimizin tamamını Bakanlığa atarak kurtulabilir miyiz?  Asla böyle bir kurtuluşumuz söz konusu değildir. Bizler çocuklarımızın velileri olarak ilk öğretmeni, ilk eğitmeni ve karşısına çıkan ilk rol modeli olduğumuzu unutmamalıyız. Bizim canımız dediğimiz çocuklarımızı karekterlerinin oluştuğu belli bir yaşa gelene kadar ilgilenip, sonra okula gönderdiğimizde çocuklarımızın içinde bulunduğu olumsuz durumlardan tamamen okulları ve eğitimcileri sorumlu tutamayız. Eğitimcilerimiz bizden aldığı temel üzerine bilgi yüklemesi yapacaklardır. Veliler olarak bizler çocuklarımızı yetiştirirken aslında fikir, ahlak ve dünyaya bakışları noktasında temeli, evde oluşturduğumuzu unutmamamız gerekmektedir.  Bu konular oldukça hassas konular olduğu için önümüzdeki haftalarda Veliler olarak bizlerin çocuklarımız üzerinde ne denli olumlu veya olumsuz etkili olduğumuzu kaleme almaya çalışacağım inşallah.

Share
1762 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • OLMASI GEREKEN PROJELER

    23 Nisan 2018 YAZARLAR

    Bizim öğrenciliğimizde ev ödevi diye bir kavram vardı. Fizik öğretmenimiz mıknatıs, bobin teli, pil ve ufak tefek ek aletlerle elektrik motoru yapmamız için eve ödev vermişti. Ben konunun çok basit olduğunu, bu sebeple Radyo yapmak istediğimi söylediğimde öğretmenimiz olmaz demişti. Öğretmenimizin bunu başkasına yaptırıp gelme ihtimaline karşılık olmaz dediğini düşünerek, benim malzemeleri sınıfa getirip her şeyi 40 dakika içerisinde sınıfta yapmak istediğimi, bu sürede yaptığım aletten ses alabilirsem dilediği notu vermesini, ses alamazsam da ...
  • Çocuk işte…

    23 Nisan 2018 YAZARLAR

    Bugün koltuk onların. Oturduklarında ne söyleyecek, ne yapacak merakla bekleniyor. Hani olmayacak bir şey dese ‘Çocuk İşte’ denilip geçiştirilecek. Oysa çocuğun söylemesi gerekenlerin dışına çıkıp da bir söz etmesi aslında bilinçaltına yerleşen gerçeğin ta kendisidir. Çocuğun o anda söylediği ölene kadar hayatın bir gerçeği olarak onunla birlikte büyüyecektir. Bugün onların söyleyeceklerine yapılan düzenleme ile konuşulması istenilen davranışlar çocukta baskı oluşturması muhtemeldir. Çocukların oturdukları koltuk ve büyükçe masanın hemen ucu...
  • CHP’NİN ADAYI KİM OLSUN

    21 Nisan 2018 YAZARLAR

    Seçim tarihi belli oldu, Cumhurbaşkanlığı için şimdilik tek aday Recep Tayyip Erdoğan.. Cumhur İttifakı'na muhalefet eden diğer partilerin adayları ise henüz netlik kazanmadı.. Biliyorsunuz 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 'Ekmeleddin vakası' yaşanmıştı. Kılıçdaroğlu sanki maden bulmuş edasıyla Türk kamuoyuna tanıttığı İhsanoğlu’nu allayıp pullayıp vatandaşa sunarken şunları söylemişti, "Bir süredir sizler de biliyorsunuz eğilimlerini aldık, sayın genel başkanla (Bahçeli) bunları paylaştım. Herkesin kabul edebileceği say...
  • Tarihi bir karar…

    21 Nisan 2018 YAZARLAR

    Türkiye 24 Haziran’da seçime gidiyor... Ara sıra dillendirilen bir erken seçim konuşuluyordu ama herkesi ters köşeye yatıran bu tarihi kimse beklemiyordu. Adı da kondu:Erken seçim değil yıldırım seçim... 24 Haziran tek kelimeyle; içerde de dışarda da sürpriz oldu. Bundan sonra geri dönüş yok! Kararı halk verecek. Bize de hayırlısı olsun demek düşer. Peki en erken seçim kararını basın dünyası nasıl karşıladı? Ulusal gazetelere şöyle bir göz gezdirdiğimde,genel olarak havayı olumlu gördüm. Ünlü köşe yazarlarının yorumla...