logo

07 Mayıs 2018

TV Programları ile nereye gidiyoruz?


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

Toplumumuzda farkına varmadığımız halde birileri tarafından bilinçli olarak televizyon programları ve haber bültenleri aracılığıyla ahlaktan uzak ve kötülüğü teşvik edici bir tarafa yönlendirildiği açık olarak görülmektedir. Birde bunların habercilik kisvesi altında masumane yapılıyor olması da manidardır.

 

Geçen hafta bir televizyon kanalında haberleri seyrediyordum. Haberlerde bana ters gelen konu çok basit ve önemsiz gibi görülebilir. Balık tutan birisinin tuttuğu balıkları kendisinin veya ihtiyaç sahibi bir başkasının yemesine müsaade etmeden bir kediyi beslediğinden bahsediyordu ve bunu da öve öve adamcağızın hayvan sevgisinin ne kadar yüksek olduğunu anlata anlata bitiremediler. Bu haberi yapan kişinin veya bu haberi sunan kişinin balığın da bir hayvan olduğunu unuttuğunu veya hayvan sevgisi adı altında yaptığı haberin ne anlama geldiğinin farkında olmadığını görüyoruz. İhtiyacı olanın ihtiyacı olduğu ölçüde kendinin avlanmasını ve neticede kendi ihtiyacını doğal yöntemlerle karşılamasının hiçbir mahsuru yok. Kendi ihtiyacı olmadığı halde hayvanları zevk için öldürmenin inancımızdaki hükmünü gözden geçirmek gerekir.

 

Esas dikkat çekmek istediğim konu gerek haberlerle, gerekse televizyon programlarıyla toplumu şekillendirmeye kalkan toplum mühendislerinin iş başında olduğunun daha ne zaman farkına varacağımızdır.

 

Buna benzer çarpık birçok haberlerin yer aldığı televizyon kanallarının varlığı ve hiçbir engelle karşılaşmadan yayınlarına istedikleri gibi devam ediyor olmaları da manidardır. Sözde hayvan hakları savunucusu kişi, hayvan hakları savunucuları olduklarını iddia eden dernek, vakıf ve benzeri STK ların hayvan haklarını savunuyoruz derken insanları dövdüğü, darp ettiği, kötü hale soktukları görüntülerle ortadadır. Hayvanların haklarını savunurlarken insan haklarının hiçe sayıldığı bir anlayışı sergileyen olayları, bir gaflet içerisinde sunulan haberleri izlerken insan olarak bunun neresinde olmalıyız diye düşünüyorum.

 

Yine televizyonlarda adeta hırsızlığın nasıl yapılacağını an ve an gösteren sözde halkı bilgilendirmek çerçevesi içerisinde verilen haberleri ibretle izliyoruz. Ne yönde bilgilendirdikleri suç oranlarının artışıyla ortaya çıkmaktadır. Bir kişinin nasıl öldürüldüğünü detayına kadar anlatıp aklına gelmesi mümkün olmayanların aklına getirecek metotları gösteren haberleri taaccüple görüyoruz. Taciz ve benzeri olayların nasıl yapıldığını ve ne şekilde yapıldığına kadar detay verecek şekilde anlatılan haberleri istemeye istemeye seyreden bir toplum olduk. Annesine ve babasına nasıl kötü muamele yaptığını ve benzeri birçok şeylerin nasıl yapılabileceğini anlatan ve adeta seyredenleri bu noktada özellikle teşvik edici ve ters yönde bilinçlendirici bir mantığın hâkim olduğu televizyon programları ve haberleri seyrediyoruz.

 

İşte o zaman bu toplumun nereye gittiğini ve bu toplumun ne tarafa doğru yönlendirilmek istediğini çarpıcı olarak görmek mümkündür. Bizler bu konularda çok şey yapamaya biliriz, ama devlet olarak bu haber veya televizyon programlarının önüne geçilmesi gerekir. Bu konularda Devleti’nin toplumsal sorumluluğunu üstlenerek topluma kötü örnek oluşturacak ve teşvik edici türdeki haber ve programların önüne geçilmesi gerekir. Bu talep bizim vatandaş olarak devletten ve devletin idarecilerin den özel isteğimiz olduğu gibi, adeta olmazsa olmazımız olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Share
1291 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SABIR

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Sizin  şer bildiklerinizde hayır,hayır bildiklerinizde, şer vardır. bu ayeti kerimenin tefsirine baktığımız zaman bize şer gibi gelen şeylerde Rabbim hayır murad etmiş olabilir. bize hayır gibi gelen şeylerde Rabbim şer murat etmiş olabilir. evet bugün şüphesiz ki dünya ve Türkiye gündeminde bu büyük şeytanın Türkiye’ye karşı uyguladığı ekonomik savaş ile ilgili gündemdir. Biz’de Mekke-i mukerremeden nazargahi ilahiden, arzın merkezinden, bütün vatandaşlarımıza, kardeşlerimize, selam ve dualarımızı gönderiyoruz. şüphesiz ki buralarda da büyü...
  • Bize öğretilenler bizleri şaşırtanlar

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    İletişimin kısıtlı, gazete haberlerinin ise yazılanların ötesinde kullanılan görseller, verilen mesajlar dışında ülkemiz ile ilgili bilgiyi, Dünya da ki gelişmeleri ancak öğrenebildiğimiz yollardı. Kıt imkanlar ile iyi haberlerin ve duyuruları paylaşmanın heyecanı içinde okuyucusuna televizyonda ise izleyicisine bu haberler ulaştırılırken başta aile içi, sonra okul ve daha sonra da tüm büyük küçük eğitimin elinin değdiği her yerde değerlerimiz bir bir hatırlatılmıştır. Ne demiş büyüklerimiz; -Bacak bacak üzerine büyüklerinin karşısında oturu...
  • Hepimiz Koray Geçgeliz !

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Gazeteci de Türk Medeni Kanunları ile her vatandaşın sahip olduğu haklara sahiptir. Gazeteciyi özel koruyan bir yasa yoktur. Bir dönem başında kasklarla dolaşan gazetecileri okuyucularımız bilir. Coplar, dipcikler sanki eylemi yapan gazeteciymiş gibi dayak atılmıştır. Sonuç; Değişen bir şey yok ! Gazetecilerde tıpkı Acil Servis doktorlarının düştüğü durumları yaşamaktadır. Kişiliği, gazeteci kimliği, cesareti ve duruşu ile mesleğinin onur ve şerefini haysiyetini koruyarak icra edenler ya dayak yer, ya da serseri bir kurşun ile hayattan kopartıl...
  • ÇINAR OLMAYIN ÇİMEN OLUN !!!

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Her kes çınar olmak ister, Çünkü büyüktür,kökleri sağlamdır Gösterişlidir ben burdayım der. Ama çınar olmak zordur, Rüzgar seninle uğrasır, Şimşekler hep senin üstüne düşer, Fırtınalar en çok sana zarar verir. Yani kolay değildir çınar olmak.   Ama ÇİMEN öylemi, Yağmurlar seni besler Koyun,kuzu senden beslenir, Üzerine pisliğini bıraksa bile Gübre olur işine yarar. Yükseklerde başın dönmez, Şimşekler yakıp yıkmaz Rüzgarlar seni devirmeye çalışmaz Seninle mücadele etmez. Senin sırtını ok...