logo

04 Şubat 2019

TOPLUMUN İÇİNDEN BİRİSİ OLARAK


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

 

Bir toplumun yenilmesi illaki savaş meydanlarında olmaz, o toplum düşmanlarına benzediğinde savaşmadan bile yenilmiş demektir. Allah resulü(s.a.v) Abdullah bin Ömer (r.a)’dan rivayetle “Kim kendini bir kavme benzetirse, o da onlardandır.” demiştir. Kendi inanç, kendi kültür ve kendi hayat tarzları olmayan toplumların aslında varlıkları da yoklukları da bir anlam ifade etmez. Çünkü o topluluklar inancına, kültürüne ve hayat tarzına sahip çıkan diğer toplulukların kölesi olmuşlardır da farkında değillerdir. İyi de bu girişin bu günle ne alakası varda yazdın diye düşünenler olabilir. Bir an Peygamberlerin yaşadıkları toplumda, o toplumun doğrularını yaşayarak yanlışlarını reddederken kendi doğrularını ortaya koyup, onurlu bir dik duruş sergiledikleri aklıma gelince yazayım dedim. Bizler toplumu teşkil eden bireyler olarak çok şeyler istiyoruz. Ama iş bize gelince kendimizi deşarj edecek, fakat deruni anlam ifade etmeyen işlerle meşgul olmaktayız. Yaptığımız bu sloganik işlerle de çok şeyler yaptığımızı zannederek, övünmeyi de ihmal etmiyoruz. Hâlbuki özü ve içi boş işler bizi başarıya götürmez. Toplum olarak bizler çok şeyler öğrenmişiz ama bilgilerimizi hayata aktarırken doğru sırayla uygulamadığımız için hayat probleminin sonucunu yanlış buluyoruz. Ne yapalım bir gün onu da öğreneceğiz demektir.

Amacı, kendine göre yemek, içmek ve kendine göre eğlenmekle sınırlı olan bir toplum olma yolunda gidiyorsak durup düşünmeliyiz. Neye inandığını bilmeyen ve toplumsal hedefi olmayan toplulukların bir sürü mesabesinde olduğunu bilmeyen yoktur. İnanç noktasında akademik yapılması gereken tartışmaları ekran başında yapanların, toplumun en saf kesimine bu tartışmalardan ne kazandıracaklar onu da bilemiyorum. Bilerek veya bilmeyerek yapılan bu işler toplumun inanç yapısını bozucu eylemler haline dönüştükleri kesindir. Bir toplum düşünün, ehliyetli olduğunu zannettikleri kişiler tarafından kendi inançlarını en üst perdeden sorguladıklarında, halkın inancının anlamsızlaştığını göreceksiniz.

İdarecilerimiz de bizlerin geleceği için çok şeyler düşünüp, yapmak için çaba sarf ettikleri kesin gibi gözüküyor. Lakin bunu ya biz anlamıyoruz ya da onlar anlatamıyorlar. Biz anlamasak da onlar anlatamasalar da fark eden bir şey yok, sorumluluk da vebal de idarecilerin. Çünkü onlar bize anlatmak zorundalar. Halk olarak bizlerin girift işlere kafası basmaz. Bizlerin sorularına ve sorunlarına cevap vermek ve çözüm üretmek onların işidir. Tabi ki doğru işler yapsınlar diye onları Peygamberlerle haşr olunma makamına getirmekte bizim işimiz. İnanç ve kültürümüzde aile toplumun özüdür, onu bozmaya yönelen her şey toplumu bozmaya yönelmiş demektir. Bu gün halkın çoğunun aklı bu konuda karışık. Gözle görünür haklılıkları da yok değil tabi ki. Herkes işini doğru yapmalı ki yarın kimse pişman olmasın.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BUNA HAKKINIZ YOK…

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Anız yakarken doğayı da yakıyoruz. Canlıları yok ediyoruz. Hatta Ormanları yakıyoruz, Doğayı katletmeye,yakıp kül etmeye,doğanın tabi dengesini bozmaya devam ediyoruz. Laf anlamıyoruz,söz dinlemiyoruz,uyarılara kulak asmıyoruz, yasağı da tınmıyoruz. Laf anlamaz bir toplum olmuşuz.Yanlış bildiğimizi uygulamaya devam ediyoruz. Neden söz eteğimizi anlayanınız olmuştur. Şu tarla yangınlarından bahsediyoruz. Yetkililer; "Yakmayın çevreye zarar vermeyin“ diyor. Yasaklıyor  ceza kesiyor,ama kimin umurunda... İşin ehli ola...
  • VEFASIZLIK…

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Kimse vefasız olduğunu kabul etmez. Herkesin kendine göre ”haklı bir gerekçesi” mutlaka vardır. Hatta eşi benzeri görülmemiş bir nankörlük içinde olanlar bile vefadan dem vurabilir. Ama gerçekte öyle mi? Vefa ile müteveffa kafiyelerinin çok sık kullanıldığı şu günlerde, aklıma ilk gelen söz, Mehmet Gündem”e ait: ”Vefaya veda etmeyin, iyilik gördüğünüz insanı unutmayın.” Bir de yasal uyarı: Vefa, imandandır. Öte yandan, kimse vefasız olduğunu kabul etmez. Herkesin kendine göre ”haklı bir gerekçesi” mutlaka vardır. Hatta e...
  • KENDİMİZE SORALIM

    16 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Her bayram geldiğinde hep aynı soruyu soruyoruz. ‘Nerede o eski bayramlar?’ Bazı şeyler iyiye giderken bir şeyler de bunun yanında kötüye gitmek zorunda mı? Zaman zaman sizde benim gibi büyüklerle oturup onların hoş sohbetlerine ortak olmuşunuzdur. Ama dikkatimizi çeken bir noktaya değinmek istiyorum. Onlar hep bizim zamanımızda böyle böyleydi diye anlatınca hep hayretler içerisinde kalıyoruz. Hep maddi imkânsızlıklar, zorluklar içerisinde geçimlerini sağlayan insanlar canlanıyor gözlerimiz önünde. Tarlasında bir çift sarı ...
  • Güvenli Bir Hayat İçin Afetlere Hazır Olalım

    16 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bizler Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz. Rabbimizin dünyada hepimizi çeşitli şekillerde imtihana tabi tuttuğunun idrakindeyiz. Bu dünyanın geçici, ahiret hayatının ise ebedi olduğuna yürekten inanıyoruz. Rabbimizin verdiği nimetlere şükrediyor, musibetler karşısında ise sabır ve sebat gösteriyoruz. Rabbimize güveniyor, O'na tevekkül ediyoruz. Ancak doğal afetlere karşı insan olarak üzerimize düşen sorumlulukları da yerine getirmeye çalışıyoruz. En büyük galaksilerden en küçük karıncalara kadar, tabiat bir bütün olarak Allah tarafından yara...