logo

Suriye’ye Irak benzetmesi

 

Gülbay, “Önceki gün Suriye’ye ABD, Fransa ve İngiltere tarafından ortak başlatılan müdahalenin yasal olup olmadığını sormamız gerekiyor. ABD Irak savaşında Irak’ın kimyasal silah kullandığı ve askeri yığınak, biyolojik silah çalışması yaptığı gerekçesi ile işgal etmiş, bugün aynı senaryoyu Suriye’de sürdürmek istiyor. Bu taktiğin içinde Fransa, İngiltere yer alırken Almanya ve İtalya sadece destek verdiğini söyleyip kenarda beklemesi gelecek uzun vadede bu iki devletin Suriye de kazanımının her koşulda daha çok olacağı şüphesizdir. Türkiye bu süreçte Afrin’de kalmayı sürdürmeli ve bölgede ki önemli faktör olduğunu hissettirmeli” dedi

 

ABD, İngiltere ve Fransa’nın Suriye’ye karşı başlattığı hava operasyonu sonuçları. Geleceği öngörüsü konusunda neler söylemek istersiniz ?

-Bu savaşın en belirgin nedenlerinin başında Petrol paylaşımı ve bu pastadan pay alabilmenin elde edilecek kazanımların sonucunu oluşturmaktadır. Irak savaşında olduğu gibi ABD yine aynı gerekçelere dayalı bir saldırı gerçekleştirmiştir. Irak’a yapılan savaş ve müdahale sonrası Irak bugün kimlik varlığı kaygısı yaşamaktadır. Suriye’de de sonuç böyle olması muhtemeldir. Benzer gerekçeler bugün Suriye’ye uygulanmakta. Her şeyden önemlisi bu başlatılan müdahalenin yasal olup olmadığı uluslar arası platformda tartışılmaya açılması gereken bir durumdur. Öncelikle kimyasal silahın kullanıp kullanılmadığının kanıtlanması BM nezdinde yapılacak inceleme ve araştırmalar ve bunun sonucunda elde edilecek verilere dayanarak hareket rotası çizilmesi en doğru davranış olmalıydı. Yani yüzde yüz bunun kanıtlanması gerekmektedir. ABD’nin öncülüğünde yapılan bu harekâtın insani yönünün olmadığını düşünüyorum. Bu soruların cevabı verilmeden bir takım seçenekler üretmek çok yanlış olacaktır. Kaldı ki Irak örneği önünde dururken Suriye’nin kendi insanına böyle bir saldırıyı gerçekleştirmiş olabileceği ihtimalini eni konu düşünmesi gereken bir konudur. Suriye’de Esad’ın bu kadar yanlış yapabileceğini düşünmüyorum. Pek çok ülkede bunun örneğini gördük. Acaba bu işin arkasında gizli güçler CIA mı  var ? ABD, Fransa, İngiltere’nin müdahalesi için bir gerekçe, bahane gerekliydi böyle bir olay mı cereyan etti Suriye de ? Bunların cevabı net bulunmalı ve verilmeli. Bu kimyasalın kullandırılmasına kim izin verdi ?

 

 

Almanya ve İtalya sadece uzaktan desteklediklerini belirten bir açıklama yaptı.Bu çok ilginç değil mi ?

-Harekâta katılmayan diğer iki ülke Almanya ve Fransa orta ve uzun vadede müdahale de bulunan üç ülkeden çok daha kârlı çıkacağına inanıyorum. Bölge de bu harekâtın yapılmasının bir paylaşım savaşı bir pasta savaşı olduğunu söylemek doğru olacaktır. Özellikle Petrolün paylaşımının şimdiden müzakere edilmesi söz konusudur. Türkiye’nin burada ki konumuna gelecek olursak Dış Politika da geçmişte verdiği geç kararlar ve hataları kısmen düzeltme adına yerinde müdahalelerdir. Türkiye’nin bazı hatalarını düzeltme anlamında yapacağı ve atacağı adımlarına dikkat edeceği önemli konu bölgesel bir güç olması yanında ABD ve Rusya tarafının da idare edici yaklaşımlar içerisinde bulunması öte yandan yanlış atılacak bir adım, alınacak karar,  iki tarafında Türkiye’den  uzaklaşmasına ve kendisini yalnız kalmasına neden olur.

 

 

Türkiye’nin AB konusu’nda ki çaba ve beklentileri için neler söylemek istersiniz ?

-Türkiye hangi konjonktür de olursa olsun, geçmişte AB’ne giremeyeceği düşüncesindeydim bugün de aynı düşüncedeydim. AB kapıları daima kapalıydı, kapalı olarak sürmesi muhtemel bir durum.

 

Dünya da başka güç mü yok ? Uzak Asya ülkeleri bu gelişmelerin neresinde ?

İki önemli devletten bahsetmek lazım. Hiçbir zaman bunların isimlerini duymamaktayız. Bunlardan bir tanesi sessizce ilerliyor. Bunun adı ÇİN… Ön plana çıkmadan çok ciddi bir şekilde sessiz bir şekilde ilerlemekte. Çin, ABD’nin başına bela olacak bir konumda. Öte yandan bu kadar savaş ve karmaşa yaşanırken olayları hep uzaktan ve sessiz izleyen, bunların içerisine dâhil olmayan bir ülke daha var ki her şey onun için yapılıyor bunun adı da İsrail. Her şey İsrail’in çıkarları için yapılıyor. Bölge de güçlü ülke olmaması adına bugün Suriye’ye saldıran güçler İsrail için büyük çaba göstermekte bu ülkeye hizmet etmektedir. Suriye’nin güç ve tehlike olması istenmemektedir. İşte bu yüzdendir ki İsrail sinsice tüm bu olan bitenleri uzaktan izlemektedir.

 

Arap İş Birliği Teşkilatı ve Arap Dünyasının bir araya gelmiş olması, toplantılar, mesajlar, açıklamaların hiç mi yaptırım gücü yok?

-Bunun birkaç günlük ve birkaç haftalık rüzgarı esmiştir. Daha sonra bu buluşmalar tarihin tozlu raflarında yer alacak görüşmeler ve toplantılar olarak yerini almaya aday gelişmeler olmuştur. Hiçbir zaman Arap Ülkeleri, Arap İşbirliği Teşkilatı Uluslar arası anlamda ciddi bir güç olmamıştır. Arapların kendileri bir araya gelemeyen insanlar ve devletlerdir. Sadece söylem bazında etkili olabilirler fakat Dünya’da faktör ve etken güç anlamında bir süreci söz konusu asla olamazlar. Türki yemiz de bu teşkilatların buluşma, toplantı ve konferanslarına katılmakta, hatta zaman zaman da başkanlık etmektedir. Türkiye’nin burada ki kazanımı da iç siyaset ve iç kamuoyu oluşturmasından öteye geçmeyen bir görüntü sergilemiştir.  BOP Projesi’nde ise bazı ülkelerin, yöneticilerin kullanıldığını düşünüyorum. Hiçbir zaman tam anlamıyla da bu projenin gerçekleşeceğine inanmıyorum.  ABD bu projenin tamamını aynı anda gerçekleştiremeyecektir. Öte yandan bunun en belirgin girişimi iki gün önceki Suriye müdahalesi ile kendini gösterir hale getirmiştir.

 

ABD Irak’ta amacına ulaştı mı ?

-Elbette ulaştı. Şu anda Irakta bir ulus devletten söz edebilmek mümkün değil. ABD bunun aynısını Suriye de yapmak istiyor.  Bu durum da Türkiye’nin çok dikkatli olması gerekiyor. Sahada bulunan dış güçler İsrail’in güvenliği için Irak ve Suriye’den sonra elbette ki gözlerini başka ülkelere çevireceklerdir. Bunun başında İran gelmektedir. İran da da benzer gelişmeler bugün yaşananlar gibi aynısı söz konusu olursa Türkiye veya yakınımızda ki bir başka ülkede bu uyarlamaların yapılmak istenmesi en muhtemel gelişmelerdir. Ülkemiz askeri, coğrafi anlamda,  insan gücü, bir takım diğer konularda güçlü ülke konumunda bir ülke. Öte yandan ekonomik anlamda da bu ülke yaşayanlarınca  daha yüksek sesle dile getirilmek isteniliyor.

 

Rusya ‘nın istediği oldu mu peki ?

-Tabi ki oldu. Rusya’nın en büyük arzusu sıcak sulara açılmaktı Suriye’de ki bu gelişme de Rusya için biçilmiş bir kaftan oldu. Suriye’nin ulus devlet olarak varlığını sürdürmesi Türkiye’nin ve bölgede ki istikrarın, huzurun devamı için önemlidir. Rusya’nın tüm bu gelişmeler karşısında Suriye’den çıkacağını sanmıyorum.

 

Türkiye’nin Zeytindalı operasyonu ve beklentisi sonuçları nasıl bir gelişmeye gebedir ?

-Düşüncelerim askeri anlamda elde ettiği askeri başarı ve kazanımlar neticesinde Türkiye’nin geri çekilmemesi yönündedir. Orada henüz ulus devlet yok. Bir sürü bölük pörçük gruplar oluşmuştur. Bu gruplar dış güçler tarafından kullanılmak istenilecektir. Dolayısıyla ayrı ayrı birkaç bölge de askeri tabur ve birliklerle varlığını sürdürmesi gelecekteki sınır güvenliği anlamında çok çok önemlidir. Afrin harekatı dış siyasette iyi bir izlenim bırakmıştır. Bu harekat daha da ilerleyebilir. Eğer ki terör örgütleri varlığı devam ettiği sürece Türkiye’nin de sınır güvenliği ve Suriye’nin ulus devlet kimliğine kavuşacağı güne kadar harekatı devam etmesi gerekecektir.

 

RÖPORTAJ. Okan DİLEK

Share
761 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

BENZER HABERLER

Röportajlarımız
Antalya’nın Eğitim Markası

Antalya’nın Eğitim Markası

Röportajlarımız
Deniz kirliliğine hayır

Deniz kirliliğine hayır

Röportajlarımız
Doğan: “Karşı değiliz”

Doğan: “Karşı değiliz”

Röportajlarımız
A.Ü UZAKTAN ALGILAMA

A.Ü UZAKTAN ALGILAMA

Röportajlarımız
Geleceğiniz emin ellerde

Geleceğiniz emin ellerde