logo

15 Mayıs 2019

SİSTEMLER SİNİRLERİ GERİYOR


YALÇIN KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

 

Gelişen teknoloji hayatımızı oldukça da kolaylaştırdı.

Merkezi sistem denilen sistem ile birlikte hastanelerden vergi dairelerine kadar pekçok yerde işler hızlandı.

Hızlandı hızlanmasına ama şu sistemin gitmesi işine nedense bir care bulamadık.

Hastaneye gidiliyor doctor bir tetkik istiyor ama sistem yok, yapılamıyor.

Ya bu kişinin ciddi bir hastalığı var ise ve geç kalınmış olunursa vebalini kim ödeyebilir?

Yada sistem olmadığı için ödenemeyen verginin cezasını kim karşılayacak?

Sistem Yok.

Sanırım bu iki kelimeden oluşan cümle ile tanışalı üç beş yılı geçmemiştir. Teknolojik olarak kurumlarımızın çağ atladığı, bütün iş ve işlemlerinin on-lıne olarak bilgisayar ağları vasıtası ile yapıldığı, tüm kayıtların ana hafıza kaynaklarında depolanmaya başlandığı bu üç beş yıl, gerçek anlamda halkımıza hizmet anlamında bir dönüşüm sundu.

Hastaneye gitmeden evden istediğimiz doktordan randevu alabiliyoruz.

Nüfus Müdürlüğüne gidip 15 dakika içesinde ehliyetimizi alıyoruz, kimliklerimizi yeniliyoruz.

Emniyet Müdürlüğünün pasaport, araç trafik ve tescil işlemlerini üç beş dakika içerisinde halledebiliyoruz.

Noterlerde araçlarımızı on dakika içerisinde alıp satabiliyoruz.

Vergi dairelerinde işlerimiz on-lıne veri tabanı dolayısı ile anında yapılıyor. Yapılıyor mu sahiden?

Konu burada düğümleniyor.

Bu kurumların hemen hepsinde sıkça duyduğumuz kelime;

Sistem yok!

Öyle büyülü bir cümle ki, ne çalışana, ne amirine ne müdürüne söylenecek tek bir kelime bırakmıyor.

Sistem Yok.

Sistem yok ise, akan sular duruyor.

Tek bir çözüm yolu var.

Beklemek.

Bu nereye ne zaman gittiği belli olmayan sistemin yeniden teşrif etmesini beklemekten başka çare yok.

Bu arada onlarca vatandaşın kaybolan yitirilen onlarca zamanı, tahammül sınırlarını zorlayan, kopma noktasına gelen sinir hatları…

Sistem olmayabilir, bir, iki, üç defa gidebilir.

Ancak bunun yeniden yaşanmaması için gerekli alt yapı, teknik donanım pekala hazırlanabilir değil mi?

Teknolojik dönüşümde sıkıntılar olması da pek tabi kabul edilebilir.

Ancak aylar yıllar önce gerçekleştirilen dönüşümde hala ve çok sık bir şekilde sorunlar çözülmüyor, vatandaşa “sistem yok” cevabı defaten iletiliyor ise, sistemi kuran yetinin takibinde yeterince sorumlu davranmadığı gerçeği ortaya çıkar. Aksayan pek çok sistemimiz olsa da, en azından hayatımıza direk etki eden kurum teknolojik sistemlerimiz düzgün çalışsın…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Başarıya giden yolda adım adım ilerlemek

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar başarıya giden yolda küçük adımlarla, kat ve kat gidebilecek uzun yolların en önemli parçalarıdır. Yeter ki adım atmaktan korkmayın. Çünkü zirveye çıkıncaya kadar başarmış sayılmayız. Başarmak için; standartların üstüne çıkmak, risk almak, pozitif olmak, istekli olmak, arzu etmek, hayal etmek gerekir. Tüm bunları yaparken elbette birileri gülecek, birileri de takdir edecektir. Her şeye rağmen pes etmemenin, farklı olmanın, fark yaratmanın, fark atmanın önemini unutmayın. Bizler daha çocukken karar vermek daha kolaydır....
  • KAZANMAK MI GELECEK Mİ?

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Kazanmak, birisinin de kaybettiği anlamına gelir. İşte rekaberlik kavramı tam bu noktada hayatımıza giriyor ve bize şu mesajı veriyor: “Pastayı genişlet! Hem sen kazan hem de başkası kazansın”. Bu durum bir futbol maçı için ya da elemeli başka yarışlarda pek geçerli değil ama ticaretle uğraşan kesim tarafından rahatlıkla uygulanabilecek ve uygulanması gereken bir şeydir. Büyüklerimizin yaşamlarından verilen örneklerden birisi de bir esnafın siftah yapmayan başka bir esnafı da düşünerek, kapısına gelen müşterisini ona yönlendi...
  • YENİ TEHLİKE: SKUNK

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Ne yazık ki uyuşturucu kullanımı ülkemizde giderek yaygınlaşırken kullanım yaşı da her geçen gün düşüyor. Uyuşturucu satıcıları adeta cirit atıyor. Emniyet güçleri hiç kuşku yok ki uyuşturucuya karşı mücadele ediyor ama ne yazık ki planlanan ve istenilen aynı olmayabiliyor. Üzerinde az miktarda uyuşturucu ile yakalanan bir satıcı ne yazık ki görmezden gelinebiliyor. Burada amacın küçük balıkla uğraşmak değil büyük balığı yakalamak olduğu söylense de ne yazık ki burada da istenilen pek gerçekleşmiyor. Ülke genelinde Türk...
  • Yapsam mı? Yapmasam mı?

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar bu hayatta başarılı olmanın sırrını çok, çok basite indirgersek, sanırım temelde tek bir seçim yatmaktadır. Aslında “yapmak ya da yapmamak” Akıllı kişilerce kararlarını aceleyle değil de, düşünüp taşınarak verirler diyen Jeremy TAYLOR’a kulak vermek gerekiyor aslında. Ve aslında bizler bir işe başlamadan evvel iyi düşünmeli, ama bir kere başlayınca hemen bitirmelidir. Bir girişimde bulunacaksanız KARARSIZLIK kapılarını kapatmanız gerekir. Kararlar çoğunlukla saatlerimize benzerler, hiçbirimizinki birbirine uymaz, ama y...