logo

07 Ekim 2017

RÜZGÂR FIRTINA BAĞINTISI


Nevzat Laleli
nevzatlaleli@gmail.com

Batılıların kendi dışında ki ülkeler ve özellikle de İslam ülkelerine yaptığı taarruz ve tecavüzlerin burada hesabını tutacak değilim. Tarih bu cinayet ve katliamların listesini tutmuş bulunmaktadır. Ama bu adamların uyanıklığına bakın ki “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözüne uygun olarak kendi caniliklerini bize yıkmaya çalışmakta ve bunda da başarı sağlamaktadırlar. Nerede bir Müslüman görseler (sadece Türkler değil) hemen “Terörist” damgasını bastırmakta, ellerinde ki medya vasıtasıyla birçok saf insanı da aldatmaktadırlar.

Bugün Batı’da “çıkar – menfaat” en önde giden duygulardır. Batılı çıkarı için gerekirse kendi anne ve babasını kesmektedir. Batı kaynaklı bütün polisiye film ve romanlarda katilin, maktul’ün yakını bir insan olduğu ortaya çıkmaktadır. Bir gün kendi çocuklarının da kendisini kesebileceğini düşünmeden…

Batıda ki milli gelirin yüksekliği, bazı insanlarımızda Batı hayranlığını ortaya çıkarmış, ancak bunlar zenginliği değil onların moda ve fuhşunu almışlardır. Hâlbuki bu zenginlikler, bir sömürü çarkının uzun bir zaman Doğunun aleyhine ve Batının lehine çalışır olmasından kaynaklanmıştır.

Bunların kendi insanlarına karşı davranışları da yukarıda ki vahşiliklerine paralel olarak devam etmektedir. Ana belli değil, baba belli değildir. Avrupa’da gerçek babasını arayan o kadar çok insan vardır ki, hayret edersiniz.

Kadın erkek ilişkileri teşvik edilmekte, içki, sigara, uyuşturucu, kumar ve zina alenen (açıkça) işlenmektedir.

ÖNEMLİ BİR HATIRA

1995 yılında bizzat şahit olduğum bir olay, İsviçre gibi milli geliri çok yüksek bir ülkede gençliğin geldiği durumu tespit etmekte ve bize önemli ipuçları vermektedir.

Zurih’in ortasında bir büyük parkta kızlı – oğlanlı belki 500 – 700 kadar genç toplanmışlar. Onlar bir birleriyle aşırı samimiyet içerisinde konuşuyor, görüşüyorlar. Onların biraz (100 veya 150 metre kadar) uzağında İsviçre polisi çepeçevre onları kuşatmış beklemektedir.

Ben yanımda beni gezdiren mihmandarıma (rehberime) sordum. “Burası neresidir? Bu gençler burada ne yapıyorlar ve polis niçin onları kuşatmış, beklemektedir?”Mihmandarım (rehber);

“Başkanım. Bunlar uyuşturucu kullanan İsviçreli gençlerdir. Polis, bunların uyuşturucuda kullandıkları enjeksiyonunu bizzat dağıtmakta ve bu gençleri sürekli olarak kontrol altında tutmaktadır. Zira bunların çoğu AIDS virüsü taşımakta olduğundan aynı enjeksiyonu kullanmaları halinde birbirlerine uyuşturucu şırınga ederken AIDS mikrobu bulaştırmaktalar” demiştir.

<> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <> <><> <> <> <> <>

Kadınlar ve kızlar, sokakta, iş yerinde, lokantada, kahvede ve her yerde soyunmuş, çevrelerinde ki erkeklerin dikkatlerini üzerlerine çekmek, onları tahrik ederek nikâhsız birlikteliğe gitmek için fingirdeşmektedirler. Onlar için anne olmak, evladını kucağına alıp onu yetiştirmek, bir erkeğin eşi, bir evin hanımı olmak gibi yüksek duyguları ortadan kalkmış, hepsi bu davranışlarıyla birer seks aracı haline getirilmişlerdir.

Sadece 3 – 5 dakikalık zevkin tatmin edilmesine odaklanan Batılı erkek ve kadınlar artık çocuk da doğurmamakta, çocuk yerine köpek taşımayı tercih etmektedirler. Avrupa ülkeleri ve Almanya da görülen “Maaş ve ücretlere çocuk zammı” uygulamaları da bir işe yaramamakta, Batı’da nüfus gittikçe azalmakta ve çocuklar ve gençlerin genel nüfus içerisinde ki oranları düşmekte, yaşlıların oranı ise gittikçe yukarılara doğru yükselmektedir.

 

Kızlar ve kadınların evlilik öncesi cinsel ilişkileri, onların tecrübe kazanmış olmalarına bağlanmakta 10 ve 11 yaşın üstünde hemen hemen bakire kız bulunmamaktadır.

Share
214 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Hayrola, ne oluyor?

    23 Şubat 2018 YAZARLAR

    Bazen insanları anlamakta zorlanırız bazen de devletleri... Hiç beklenmedik bir zamanda verilen bir tepki aslında çok şey anlatır. Verilen mesajları çözmek için de kahin olmak gerekmez. Suriye Devlet Televizyonu,rejim güçlerinin Afrin'e gireceğini saat vererek duyuruyordu. Ulusal haber kanallarından gelişmeleri takip etmek için bir kanaldan diğerine zapping yaptım. Bütün kanallarda aynı manşet... u karamsar tabloyu izleyenlerin ilk aklına gelen Suriye –Türkiye savaşının kapıda olduğudur. Önce Suriye cephesine bakalım. Suriy...
  • Bana faecebok’unu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

    23 Şubat 2018 YAZARLAR

    Yalan Dünya dizisi gibi artık sosyal medya. Buna bir de Faecebok ortak olunca dizinin çekimleri uzayıp gidiyor. Yani öyle böyle değil. Yazımızın başlığı size bir deyimi hatırlattığını düşünüyorum. -Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”… İşte bunun bugünlerde ki karşılığı “Bana Faecebok ‘unu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” durumuna dönüştü. Şöyle ki. Bir kamu kurum ve kuruluşunda görev yapan müdürün birisi. Öküz mü öküz, hödük mü hödük, ne konuşmasından bi haber, ne insan ilişkilerinden bi haber. Masa’nın ve kurumun verdiği y...
  • Şiddet kime yönelik?

    23 Şubat 2018 YAZARLAR

    25 Kasım 1999'dan bu yana bu günün Birleşmiş Milletler'e üye birçok ülke ile Türkiye'de de "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" olarak anılıyor. Bu anlamlı günün, tüm vatandaşların, kurumların ve devletin kadına yönelik şiddetin karşısında ve şiddet mağdurunun yanında olduğunu göstermesi adına önem arz etmekte. Bizde adettendir… Özel günleri sadece bir gün hatırlarız sonra tüm yazıp çizdiklerimizi ve söylemlerimizi unutup o kınadığımız şeyleri biz yaparız. Son yıllarda ülkemizde meydana gelen hızlı sosyal değişim, ...
  • “Antalya’ya 100 Milyon EURO”

    23 Şubat 2018 YAZARLAR

    Futbol; sadece Antalyaspor anlamına gelmiyor Antalyamız için. Aynı zamanda 100 milyon Euro’luk ek gelir anlamına da geliyor. Nasıl mı? Dünyanın önemli futbol takımlarının hazırlık çalışmaları için tercih ettiği Antalya, Nisan ayına kadar yaklaşık 1500 kamp faaliyetine ev sahipliği yapacak. FUTBOL TURİZMİ… Hani ağızlara pelesenk olmuş bir laf vardır ya “Turizmi 12 aya yaymalıyız ve turizmi çeşitlendirmeliyiz” işte bu futbol turizmi de tam buna uygun bir tanım. Turizmde ‘Deniz-Kum- Güneş’ üçgeni ile ülkemizin ve de Antalyamızın bir yere gid...