logo

14 Mayıs 2018

ORUÇ AÇ KALMAK İÇİN Mİ?


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

Bu hafta çarşamba ilk gününü idrak edeceğimiz Ramazan ayının hem kendimize, hem toplumumuza, hem de Ümmeti Muhammed’e hayırlar getirmesini ve bilinçlenmemize vesile olmasını Allah(cc)’dan niyaz ediyorum. Zihinsel şoklama adına şu soruyu soruyorum. Bizi yaratan Allah(cc) Ramazan ayı içerisinde belli kısıtlamalar yapmak suretiyle insanın ferdi ve toplumsal olarak ne elde etmesini istemiştir. Bizim bir gün boyunca belli ihtiyaçlarımızdan uzak kalmamızın Allah(cc)’a bir faydası veya bir katkısı olmadığına göre acaba neden böyle bir emir ortaya koymuştur.

Allah tarafından konulan bu kısıtlamaların Allah(cc)’a faydası olmadığına göre insana veya topluma ne gibi faydalı olduğu hususunu düşünecek olursak varacağımız bu sonuç bizlerin dünyaya bakışını daha farklı hale getirecektir. Allah’ın bizleri bir öğün yemek yememizi engelliyor gibi gören insanların zihinlerindeki Allah olgusunu düzeltmeleri gerekir. Toplumumuzu ifsat etmek için atasözü üretenlerin ürettiklerine bir bakalım. Hocanın dokuz karnı vardır biri doyar sekizi aç kalır gibi sözlerle Müslümanların önderi pozisyonundaki imamların açgözlü veya dünyaya ne kadar tamahla bağlı olduğunu topluma aktarmaya çalışan sözde atasözlerinden bu toplumun artık bilinçli bir vaziyette kurtulması gerekmektedir. İmamlarımızın da bu sözü boşa çıkaracak fiil ve eylemlerde bulunarak toplumumuzu bilinçlendirmelerini arzu ediyoruz.

Tam on dört ay önce şeker, tansiyon, kolesterol hastalıklarından ömür boyu ilaç kullanmam gerektiği söylenen bir kardeşinizdim. Ayet ve hadislerin ışığından yola çıkarak doktor kontrolünü bırakmadan bir tane dahi ilaç kullanmadan bu hastalıklardan kurtulan bir kardeşiniz oldum. Tıbbın ayet ve hadisler çerçevesinde kendini yenilemesi gerektiğini düşünür hale geldim. Kısacası Allah(cc)’ın bizim için koyduğu kuralların aslında tamamen insanın faydasına olduğunu bizzat müşahede ettim.

Oruç aslında kişisel olarak dünyaya ne kadar bağlanmanız gerektiğini anlatan bir özelliğe sahiptir. Yemek için mi yaşamalıyız yoksa yaşamak için mi yemeliyiz. Aslında bu hususu bize açık bir şekilde izah eden Oruç, dünyaya fazla bağlanmamamız gerektiğini de izah ediyor. Kişisel başarıdan çok toplumsal birlikteliğe önem vermemiz gerektiğini ortaya koyan ayet ve hadisleri doğru anlayıp, o anlayışla hayatımıza yön vermeliyiz. Kişisel kazanımlarımızla dünyanın en zengin kişisi olsak ama kimseye faydamız olmasa bu zenginliğin hiçbir anlamının olmadığı ortadadır. Zenginliklerimizi topluma yayarsak, toplumsal faydalarımızı da dünyaya yayabilirsek, dünyayı Cennete çevirebilir ve sonuçta insanlığa faydalı olmuş olabiliriz. Bizler için koyduğu kurallarla Allah(cc)’ın bizden istediği yaşayışın bu olduğunu çok iyi düşünmeliyiz. Hem İslam anlayışımızı hem de toplumsal hareketlerimizi şekillendirirken ortaya koyacağımız yöntemleri; yarattığını en detayına kadar bilen ve mutlak güç ve kudret sahibinden öğrenmeliyiz. Bu bilgileri bize aktaran peygamberlere de selam olsun.

Share
1257 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ümit Uysal ile Büyükşehir alınabilir mi?

    22 Ekim 2018 YAZARLAR

      Her zamanki seçim döneminde olduğu gibi bu seçim dönemindede CHP oldukça hareketli yeni çıkılan genel ve başkanlık seçimlerindeki istenilen başarıya ulaşamadıktan sonra tamamen gözler yerel seçimlere kilitlenmiş durumda. Mevcut Antalya Büyükşehiri tekrar kazandırmak için Adaylar artık kendini iyice belli etmeye başladı. Sadece Büyükşehir değil 19 ilçede heyacan had safhada acaba kimler aday gösterilecek diye büyük bir merak parti ve partililer arasinda beklenmekte. İlçe belediyelere bakınca mevcut belediyelerin ustunde daha ç...
  • “HAYATIN ANLAMI İMAN” SEMPOZYUMUNUN ARDINDAN

    22 Ekim 2018 YAZARLAR

      Ey milletim dünkü yaşayanlar hayatlarını doğru ya da yanlış yaşayıp hesaplarını vermek için Rablerinin huzuruna vardılar. Toplum olarak dün ne halde olduğumuzun önemi ders almak içindir. Bugün ne halde olduğumuz ise yarınlarımız ve bizden sonraki nesillerimiz için önemlidir. Bugün hesabını vereceğimiz işleri yapıyor olduğumuzu unutuyor muyuz? Ey kardeşlerim hayat bizim kabullerimizle sınırlı değildir. Bizim içinde bulunduğumuz toplulukların (cemaat, dernek vs.) kabulleriyle de sınırlı değildir. Bizler toplumumuza ve inançlarımıza alen...
  • ÇÖP TOPLAYICILAR VE VATAN

    22 Ekim 2018 YAZARLAR

      Ne yazık ki yaşadığımız toprakların kıymetini bilmiyoruz. Bilmek istemiyoruz ya da işimize gelmiyor. Ülkenin birisinde iç savaş çıktığında insanlar farklı ülkeler gittiğinde ağzımızdan “Allah kimseyi vatansız bırakmasnı” cümlesi dökülüyor. İşte yanıbaşımızda Suriye… İç savaştan kaçanlar ülkemize sığındı. Kimin ne olduğunu bilmiyoruz. Türkiye olarak kucak açtık. Göz göre göre bir canı bile kaybetmek istemedik. Zaman geçtikçe her ne kadar Suriyeliler ile ilgili asayiş olayları artsa da Türkiye olarak Suriye’nin b...
  • İşte Aram Güleryan İŞTE TÜRKİYE

    22 Ekim 2018 YAZARLAR

      Türkiye'de yaratıcı fotoğrafçılığın en önemli temsilcisidir Ara Güler. 75 yılı aşkın. sanat yılını geride bırakmış olan, Ermeni asıllı Türk fotograf sanatçısı ve foto-muhabir. Ara Güler 16 Ağustos 1928'de Beyoğlu, İstanbul'da doğdu. Tam adı Aram Güleryan’dır. Annesinin adı Verjin’dir. Eczacı olan babası “Dacat Güler” Giresun'un Şebinkarahisar ilçesi, Yaycı Köyü’nden 6 yaşındayken okumak için İstanbul’a geldi. Ara Güler 1951 yılında Kuruçeşmedeki Getronagan Ermeni Lisesi'nden mezun oldu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her ...