logo

03 Mayıs 2019

Neden böyle oldu?


AYDIN ÇEVİK
aycevmedya@hotmail.com

 

Bizim millet olarak çok güzel mana yüklü sözlerimiz var.

Bu sözler öyle sıradan ve akla gelince söylenmiş değiller.
Yaşanmış olayların ardından gelecek nesiller aynı yanlışa düşmesin diye ‘Tarihe not’ düşen ağırlıkta sözlerdir.
Bunlara edebiyat alınanda ‘Türk Atasözleri’ denir.
‘Türk Atasözleri’ anonimdir ve söyleyenleri belli değildir.

Bu sebepten Türk Atasözleri köklü, özdeş ve anlamlıdır.
Yani bir kişinin veya bir kurumun tekelinde değildir.
Telif hakkı milletimizindir.
Bu sözlerden birisi şöyledir.
‘Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belli olur.’
Ne anlatılıyor?
Bir işin veya bir durumun, ya da bir olayın nasıl sonuçlanıp sonuçlanmayacağını şimdiki gidişinden anlaşılacağını ima ediyor.
Sığır, koyun ve tavuk etine zam geliyor.
Yumurtaya zam geliyor.
Patates soğan domates biber fiyatına aşırı zam geliyor.
Süte zam geliyor.
Una, ekmeğe zam geliyor.
Güven, enflasyonda eriyor.
Her şey devletten bekleniyor.
Devlette görev alanların bazıları da, bu anlayışı körüklüyor.
Bu tabloya bakınca günü kurtarmadan başka bir icraat akla gelmiyor.
Ne hazin bir durum değil mi?
Kimsenin kimseye güveni yok.
Ya da çok az.
Hayvancılık destekleniyor mu?
Resmi açıklamalara göre her yıl milyonlarca liralık destek veriliyor.
Tarım destekleniyor mu?
Resmi açıklamalara göre her yıl milyonlarca liralık destek veriliyor.
Sebze ve meyve üretimi destekleniyor mu?
Seralar, fideler dahil milyonlarca lira destek veriliyor.
Ama buna rağmen hayvancılık yapanın da, çiftçilik yapanın da yüreği yanıyor.
Tüketici de bunlardan farklı değil.
Üretilsin diye destek var.
İnkar edilemez.
Çünkü rakamlar ortada.
Ancak sonuç niye böyle?
Demek ki bir yerlerde yanlış var.

Hem de çok yanlış var.
Sadece küçük bir örnek.
Tarım Bakanlığı küçükbaş hayvan üretimi için çağrı yapıyor.

Destek verileceği beyan ediliyor.
İnsanlar hevesleniyor.

Koyun, keçi alıyor.
Başta otlatmak için mera sorunu yaşıyor.
Diğer sorunlar da teker, teker buradan başlıyor.
Kısa zaman sonra heves, hem kendisine hem de ailesine zehir oluyor.
Tarımda da böyle.

Hasat sezonu sonunda çiftçinin elinden çıkan buğday, arpa, mısır gibi ürünlerin fiyatı aniden yükselir.
Tavuk dahil büyükbaş ve küçükbaş hayvan besleyenler yem fiyatının hakkından gelemezler.
Çare olarak ya ellerindeki hayvanları kestirip kurtulurlar, ya da yok pahasına satıp kurtulurlar.
Üretim azalınca fırsatçıya gün doğar.
Fiyatlar da her ay katlanır.

Kısa ve öz olarak anlatmaya çalıştım.Durum kısaca budur dostlar…

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Başarıya giden yolda adım adım ilerlemek

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar başarıya giden yolda küçük adımlarla, kat ve kat gidebilecek uzun yolların en önemli parçalarıdır. Yeter ki adım atmaktan korkmayın. Çünkü zirveye çıkıncaya kadar başarmış sayılmayız. Başarmak için; standartların üstüne çıkmak, risk almak, pozitif olmak, istekli olmak, arzu etmek, hayal etmek gerekir. Tüm bunları yaparken elbette birileri gülecek, birileri de takdir edecektir. Her şeye rağmen pes etmemenin, farklı olmanın, fark yaratmanın, fark atmanın önemini unutmayın. Bizler daha çocukken karar vermek daha kolaydır....
  • KAZANMAK MI GELECEK Mİ?

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Kazanmak, birisinin de kaybettiği anlamına gelir. İşte rekaberlik kavramı tam bu noktada hayatımıza giriyor ve bize şu mesajı veriyor: “Pastayı genişlet! Hem sen kazan hem de başkası kazansın”. Bu durum bir futbol maçı için ya da elemeli başka yarışlarda pek geçerli değil ama ticaretle uğraşan kesim tarafından rahatlıkla uygulanabilecek ve uygulanması gereken bir şeydir. Büyüklerimizin yaşamlarından verilen örneklerden birisi de bir esnafın siftah yapmayan başka bir esnafı da düşünerek, kapısına gelen müşterisini ona yönlendi...
  • YENİ TEHLİKE: SKUNK

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Ne yazık ki uyuşturucu kullanımı ülkemizde giderek yaygınlaşırken kullanım yaşı da her geçen gün düşüyor. Uyuşturucu satıcıları adeta cirit atıyor. Emniyet güçleri hiç kuşku yok ki uyuşturucuya karşı mücadele ediyor ama ne yazık ki planlanan ve istenilen aynı olmayabiliyor. Üzerinde az miktarda uyuşturucu ile yakalanan bir satıcı ne yazık ki görmezden gelinebiliyor. Burada amacın küçük balıkla uğraşmak değil büyük balığı yakalamak olduğu söylense de ne yazık ki burada da istenilen pek gerçekleşmiyor. Ülke genelinde Türk...
  • Yapsam mı? Yapmasam mı?

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar bu hayatta başarılı olmanın sırrını çok, çok basite indirgersek, sanırım temelde tek bir seçim yatmaktadır. Aslında “yapmak ya da yapmamak” Akıllı kişilerce kararlarını aceleyle değil de, düşünüp taşınarak verirler diyen Jeremy TAYLOR’a kulak vermek gerekiyor aslında. Ve aslında bizler bir işe başlamadan evvel iyi düşünmeli, ama bir kere başlayınca hemen bitirmelidir. Bir girişimde bulunacaksanız KARARSIZLIK kapılarını kapatmanız gerekir. Kararlar çoğunlukla saatlerimize benzerler, hiçbirimizinki birbirine uymaz, ama y...