logo

09 Kasım 2018

Mustafa Aydemir’siz Mustafa Ertuğrul olur mu?


Okan DİLEK
okandilek07@mynet.com

 

Mustafa Aydemir. Antalyalı yedi göbek sülale’den Antalya’nın doğuşu ve ayağa kalkışında şehirde söz sahibi olmuş bir ailenin ferdi. Yani Antalya sevgisi ve sevdası onda bir başka derin hazine. Hazineler ya yerin altında olur, ya denizin dibinde. Onu da bizler bu şehrin bir hazinesi olarak görüyoruz çünkü tarihimize bilimsel ve akademisyen bakışla ışık tutuyor, önümüzü aydınlatıyor, bilinmeyenleri ortaya çıkartıyor. Mustafa Aydemir  Derinlerden Antalya tarihini bulup çıkaran Akademisyen, araştırmacı-yazar ve örnek insan.

Mustafa Ertuğrul’u hayatını kaleme aldığı kitap ‘Ben Bir Türk Zabitiyim’ belgesel eseri tam 9 yıllık bir araştırma sonucunda ortaya çıkartan dahi insan. Araştırmış, bulmuş buluşturmuş, orijinal fotoğraf görüntü ve belgelerin tümü kendisinde. Kitabını da çıkarttı sonradan. Kitabı zaten okuyan bu şehirde yaşıyor olmanın şanslıları arasında kendini görecektir. Mustafa Ertuğrul’un  ne kadar değerli bir insan ve asker olduğunu Milli Kurtuluş Mücadelesinde Antalya’yı nasıl savunduğunu ve koruduğunu bu eserden öğrenmekteyiz. Ben bu eserden öğrendim, gördüm okudum gazetemde de sayfa sayfa yer verdim. Yeter mi? Elbette yetmez. Mustafa Ertuğrul konusu Antalya da Milli Eğitim’in Müfredatına bile girmeli. Ancak ne hikmetse daha hiç kimse denizin yüzlerce metre altında yatan tarihin ne olup ne olmadığını bilmezken, Araştırmacı-yazar akademisyen Mustafa Aydemir korkusuzca tüm işini gücünü bırakıp, hatta bu uğurda bir çok maddi manevi kayıplarda yaşayarak Antalya’nın bu değerini ortaya çıkartmıştır.

Mustafa Ertuğrul’u Denizin Dibinden Çıkartıp Antalya’nın Kurtuluş Mücadelesinde şehrimizin kurtuluşunun altına imza atanın kim ve kimler olduğunu bulup çıkartan belgesel eserin sahibi Mustafa Aydemir bu eseri ve şahsiyeti ortaya çıkartmamış olsaydı kimin haberi olacaktır Mustafa Ertuğruldan ?

Ancak ne hikmettir ki daha önce de yazdığım gibi Mustafa Aydemir önceki gün Erdal İnönü Parkında yapılan anma ve anıt açılışında ne adı anıldı, ne kendisinden, ne de Ben Bir Türk Zabitiyim eserinden tek bir satır söz edildi. Edemediler çünkü Mustafa Ertuğrul ile ilgili tüm doküman, araştırmaya dahi tüm bilgilerin tüm birikimleri Belgeseli yazan, anlatan Mustafa Aydemirdedir. Ne hikmettir ki Muratpaşa Belediyesi dahi başkan yardımcıları dahi Belediye’nin bu belgesel kitaptan 3 bin tane alıp okumuş olmalarına rağmen hiç birisi çıkıp da

-Yahu biz bu kitabı okuduk. Belgeseli biliyoruz. İyi güzel de kardeşim sizin anlattıklarınızın hepsinin yazıldığı Ben Bir Türk Zabitiyim belgesel kitabının ESAS SAHİBİ NEREDE diye neden sormamışlardır ? Muratpaşa Belediyesi bu işin bu kadar içindeyken Nasıl olur da Mustafa Aydemir’in unutulmasına sessiz kalabildi? Konuşmacılar yaptıkları açıklama ve konuşmalarda Mustafa Aydemir’den neden söz etmeye çekinmişlerdir, korkuları mı vardı ? Neden korktular, çekindiler?

Mustafa Aydemir’in aslında bir beklentisi yok.  İşin özü Ahde Vefa denilen bir hissiyat vardır. Etik olarak uygulanması ve yapılması mümkün davranışlar vardır. Muratpaşa Belediyesi de bu organizasyonda Ahde Vefa duygusunu unutmuştur, Mustafa Aydemir’i hatırlanması gerektiği konusunda oralı olmamıştır. Bu organizasyonu yapanların gerçekten bu işin sahibi olup olmadıkları konusunda Muratpaşa Belediyesi suskun kalmıştır. Mustafa Ertuğrul’u anıyoruz ayağına iş başka yerlere taşınmıştır. Evet Mustafa Ertuğrul hepimizin, Türk Ordusunun şanlı şerefli milli mücadele tarihimize ortak olan tüm duygularındır. Ancak arkadaş bir vefa örneği, bir ahde vefa, bir saygı unsuru olarak Mustafa Ertuğrul’un kim olup olmadığını bulup çıkartan insana da biraz saygı gösterilmesi iki kelam da adından söz edilmiş olması doğru olmaz mıydı?

Bunlar küçük şeyler. Küçük şeyleri dert ve sorun etmemek gerekiyor. Eğer konu Antalya ise daha büyük düşünmek ve hareket etmek gerekiyor. İşte bu yüzden  Araştırmacı-Yazar Akademisyen Mustafa Aydemir çok yakın zamanda daha büyük eser ve belgelerle ortaya çıktığında bakalım bu kez yazılacak ve kitaplara konu edilecek gerçekleri birileri kendine nasıl mal etmeye çalışacak hep birlikte göreceğiz. Mustafa Aydemir hocamızın yaptığı tüm araştırmalar Korsan Basımlar ile çoğaltılmaktadır. Artık bu korsan hainlerle mücadele ve uğraş ayrı bir zaman isteyen durum. Mustafa Aydemir’in yeni eserleri, Antalya’nın yeni en büyük değerlerinin neler olduğunu anlatacağı, yazacağı yeni kitap ve belgeseller heyecanla beklenmektedir. Haa unutmadan Dev Çalışmaların arasında sadece küçük bir damla diyeceğimiz TÜRKİYE’nin ÇINARLARI’nın kitabı da çıktı. Hatta hatta onlardan en özeli Antalya da kiDoğu Çınarı’dır. Çapı 7.13 metre, Çevresi 22.40 metre. Boyu ise 22 metre. Yerini merak edenlere kolay yoldan sahiplenmek isteyen, “Bu ağacı ben buldum hikayesi de şudur’ deyip pişkinlik yapmak isteyenlere Kemerden Kumluçay’a giderken Kuzdere sapağından Gedelma Yaylası’na çıkışta solda. Antalya’nın Çınarlarını kim mi bulmuş araştırmış Elbette ki Mustafa Aydemir. Umarım bu belgesel ve araştırma dizilerini birileri çıkıp kendine mal etmeye çalışmaz.

Share
506 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Asıl hikaye başlıyor

    18 Ocak 2019 YAZARLAR

      Türkiye şimdiden 31 mart 2019 da yapılacak yerel seçime odaklandı. Normal bir yerel seçim gözüksede İzmir, Istanbul, Ankara ve Antalya için tam bir genel seçim havasında geçecektir. Bu yıl Türkiye'yi ikiye ayırıyorum 31 mart öncesi ve 31 mart sonrası. Son günlerdeki gelişmelere bakarsak seçime kadar ekonomide ve piyasalarda önemli bir hasarın olmaması için dikkat edilecek aynı zamanda bir seçim ekonomisi uygulanacak diyebiliriz. Asıl hikaye seçimden sonra başlayacak. Dünyada ticaret savaşları ile daralan likiditeyle birlikte Türk...
  • MÜSLÜMANLAR İLİM VE MEDENİYETİN ÖNCÜLERİDİR

    18 Ocak 2019 YAZARLAR

      İnsanın varlık âlemindeki en kıymetli özelliği, vahye muhatap olması ve bilgiyle donatılmasıdır. Nitekim bir ayette, “Allah, Âdem’e bütün isimleri öğretti”  buyrularak, Yüce Rabbimizin, ilk insan ve ilk peygamber olan Hz. Âdem’e eşyanın isimlerini ve hakikatini bizzat öğrettiği haber verilmektedir. Öğrenme ve öğretme kabiliyetine sahip olmak, “Alîm” olan Cenâb-ı Hakkın insanoğluna sunduğu nadide bir nimettir. İnsan için uğrunda yorulmaya değer en yüce uğraş, helâl rızık peşinde koşarak karnını doyurduğu gibi, doğru bilginin peşine ...
  • Günahlarını hatırla ve…

    18 Ocak 2019 YAZARLAR

      Hadis-i şerifte buyuruldu: (Üç şey bir kimsede bulunursa, o kimse, kırk evliyadan biridir: Kazaya razı olan, haram işlememeye sabreden, Allah için öfkelenen.) Yezid el-Humeyrî anlatıyor: “Günün birinde Atebetül-Gulam arkadaşlarıyla beraber yola çıkmıştı. Bir yerden geçerlerken kendisini bir titreme tuttu ve epeyce ter döktü. Sebebini sorduklarında o şu cevabı verdi: Burası, küçüklüğümde günah işlediğim bir yerdir!..” Rebi bin Haysem, bayram günü, kurbanını kestiği zaman; “Allah’ım, senin rızâ-i şerifinin nefsimi kurban etmekte o...
  • SUÇLULUK PSİKOLOJİSİ

    17 Ocak 2019 YAZARLAR

      Öncelikle suçluluk psikolojisi üzerine birkaç kelam edelim sonrasında asıl konumuza gelelim istiyorum. Suçluluk psikolojisine göre suçluluğun nedenleri, birinci planda kalıtım yolu ile gelen koşullardır. Ya da çevrenin etkileri daha önemli demektir. Zamanımızda bu sorunun aydınlanması pek önemli sayılmamaktadır. Çünkü birçok belirgin durumlarda her iki unsurun da rol oynadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, gerek doğal yönsemelerin, gerekse çevrenin bu türlü eylemlerde pek önemli olmadığı, suç işlemeye götüren başka nedenlerin bulunduğu görü...