logo

03 Aralık 2018

KÜRESEL OPERASYON


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

 

Dünyayı kendi isteklerine göre şekillendirmek isteyen bir kitlenin olduğu ortadadır. Dünyayı tamamen inançsız ve ateist hale dönüştürerek bozulan dünyanın kendi felsefelerinden başka bir şekilde düzelemeyeceği düşüncesini zamanı gelince ortaya atacaklar. Kendi kurtarıcılarını çıkarmak için adaletten uzak bir kaos ortamı oluşturuyorlar. Buna bir başka açıdan bakacak olursak bütün inançlardan kurtulup kendi ilahlıklarını ortaya koyma çabası da denilebilir.
Bunun da en kolay yapılabileceği yol ve yöntem olarak da kadın hakları ve hayvan hakları adı altında insanların duygularını kullanarak hedeflerine ulaşacaklarını iyi biliyorlar. Öncelikle kadını evinden ayırmayı başarmak için tüketim toplumu oluşturdular. Masumane bir atakla daha çok para ihtiyacı için çalışan kadın modeli çıkarıp, kadını evinden, çocuklarından ve aile bütünlüğünden uzaklaştırmayı başardılar.
Düzgün bir toplum oluşturmanın temel taşının eğitimden geçtiğini iyi herkes bilir. Özelliklede bire bir eğitimin başarısına kimse hayır diyemez. Dünyayı iyi veya kötü şekillendirici “Cennet anaların ayakları altındadır” ifadesinde somutlaşan kadından başkası değildir. Bilgili, tecrübeli ve eğitimci bir kadın evinde aile bütünlüğünü sağlayarak çocuklarını birebir eğitim ile yetiştirebilir. Böylece yaşadığı aileden başlayarak toplumunu düzeltme kabiliyeti ve ayaklarının altında cennet olan tek ve kutsal varlık kadındır.
Tüketim toplumu oluşturmak suretiyle iyi niyetle, aileye ekonomik katkı olsun diye başlayan serüven aslında bir toplumun bozulmasının ayak sesleriydi. Şimdi birde bunu masumiyet kılıfına büründürülüp 2011 yılında imzalanan İstanbul sözleşmesine dayandırılarak 2014 yılında çıkarılan 6284 sayılı Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi kanunuyla gelinmiş olan durum ortadadır. Evlilik cüzdanları olmasına rağmen hapsedilen evli gençlerin varlığından tutun da kadının bir anlık kızgınlığın eseri yuvalarından uzaklaşmak zorunda bırakılan babaların durumları içler acısıdır. Bu arada kimse kadına haksızlık yapılsın demiyor, zira kadını ALLAH(cc) ın emaneti olarak gören bir inancın nasıl bozulduğunu anlatmaya çalışıyorum. Bir toplumu bozmanın yöntemi ailedeki birebir eğitimin kaldırılmasıydı. Onu da kadın istihdamı numarasıyla ve de kadını ailesinden aynı zamanda çocuklarından uzaklaştırarak iyi niyetli gibi görülen çabalarla başardılar. Aile ve inanç bozulunca bizim istediğimiz huzurlu bir toplum olmayacağı gibi dünyayı inançsızlaştırmak isteyenlerin oyununa geldiğimizi ne zaman anlarız bilmiyorum.
Bu oyunun diğer bir versiyonu da yine masumane gibi görünen hayvan hakları oyunudur. Hayvan haklarını savunduklarını söyleyenlerin insanlık onurunu çiğnediklerini ne zaman anlayacağız. Toplumu çaresizleştirmenin bir başka versiyonu olan hayvan hakları kılıfını savunanlar evlerindeki fareden ve hamam böceğinden tiksinerek hoplayıp zıplarlar. Bu da yetmiyormuş gibi evlerini ilaçlatıp öldürdükleri hayvanlar sanki savundukları haklara sahip olan hayvanlardan değildirler. Hangi hayvanların hakkı var hangilerinin yok belli değilken, bir hayvan haklarıdır gidiliyor. Hayvan hakları ifadesi yerine ailede çocukların yerini aldırtmaya çalıştıkları kedi ve köpek hakları deseler daha yerinde olurdu. Ailede çocuklarına göstermedikleri şefkati kediye, köpeğe göstererek çocukların yerini aldırtmaya çalıştıkları kesinlikle ortadadır. Bunu ihtiyaç sahipleri ve açlıktan ölen çocuklar için yapmadıkları harcamayı ithal edilen hayvan mamalarının yıllık rakamlarına bakarak bile anlarız. Evet amaçları toplumumuzun birliğini, bütünlüğünü ve inancını hedef alırken bizim itiraz edemeyeceğimiz ambalajlarla takdim edilmektedir. Eğer asıl; millet olarak biz isek vekillerimiz çıkardıkları yasalarla bizim toplumumuzu istemediğimiz yöne götürmektedirler. Yok eğer asıl biz değil de bizim bilmediklerimiz ise, o zaman öze dönmenin zamanı geldi de geçiyor demektir.

Share
1250 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FRANSA’NIN ANLATTIKLARI

    10 Aralık 2018 YAZARLAR

      Dünya hep kaos çıkartılarak yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor. Aynı oyun tekrarlanırken, geçen zaman ve kuşak farkından dolayı tarihi hatırlamamız nerdeyse mümkün olmuyor. Acizane gördüğüm kadarıyla bu değişimden sorumlu ve bu değişimi gerçekleştirmek isteyen bir ülke yok. Ülkeleri istedikleri amaca hizmet ettirmek isteyen iki ayrı güç var. Ayrı güç diyorum çünkü yöntemleri farklı ama sonuçta varılan ve varılacak hedefler aynıdır. Uç bir misal verecek olursak bu gücün karşısında Amerika’da aciz İsrail’de aciz. İstedikleri zaman he...
  • BİZİ BU KİRLİLİKTEN KURTARIN!

    10 Aralık 2018 YAZARLAR

      Adalet ve Kalkınma Partisi kısa adı ile AK Parti önümüzdeki 31 Mart 2019 yerel seçimlerine farklı bir yol izleyerek hazırlanıyor. Bu kapsamda teknolojiyi aktif olarak kullanma kararı alan AK Parti bunun ilk örneğini temayül yoklamasında gerçekleştirdi. Kağıt israfını önleyen yeni sistem ile delege oy vereceği adayı teknoloji yardımı ile seçti. Devrim niteliğindeki bu uygulamaya bir yenisini daha ekleyen AK Parti bu kez de çevre,görüntü ve ses kirliliğinin önüne geçmek adına teknolojiyi ve sosyal mecrayı daha aktif kullanma kararı a...
  • GÜZELLERİN ŞANSI NEDEN OLMAZ!

    10 Aralık 2018 YAZARLAR

      Güzellik göreceli bir kavramdır ve kişiye göre değişir. Size güzel gelen şey başkasına güzel gelecek ya da başkasına güzel görünen şey size güzel görünecek diye bir kural yok. Hele ki gönül gözü ile bakılırsa her şey güzel görünür insana. Çiçekleri düşünün.. En güzel göze görünen o kırmızı güller.. Nasıl da dalından koparılır. Ya da eski zamanlarda köyün en güzel kızını düşünelim. Ailesi tarafından aman söz olmasın aman başımızı bu kız belaya sokmasın diye daha 12-13 çocuk yaşında kendinden yaşça büyük adamlara verilmez miymiş. İçler ...
  • SUSMAK…

    08 Aralık 2018 YAZARLAR

      Değerli okurlarım susmanın da bir erdem olduğunu çoğu zaman hepimiz unutuyoruz. Oysa susmanın bazen tüm kötülüklerin önene geçtiğini biliriz. Halbuki susmanın en büyük erdem olduğunu biliyorolmamıza rağmen zaman, zaman eften püften her şeye kızıyor ve susmuyoruz. İbadet ederken sadece susarız, dinleniriz ve maneviyat konuşur. Bir kediyi ya da köpeği severken sadece susarız, dinleriz ve huzur çıkar ortaya sessizce. Meditasyon yaparken hep sessizlik önemlidir, konuşmaz sessizliği dinleriz. Huzuru sessizlik verir. Bazen hiç konuşmazsın k...