logo

02 Ağustos 2019

KURBAN ALLAH’A YAKLAŞMAKTIR


Osman Artan
antalyahilalgazetesi@gmail.com

Rabbimizin rızasına yaklaşmamıza ve müminlerle kardeşlik bağlarımızın pekişmesine vesile olan Kurban Bayramının heyecanı yüreklerimizi sardı. Bizleri bu mübarek günlere ulaştıran Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. 11 Ağustos Pazar günü, inşallah hep birlikte bayrama kavuşacağız. Kurbanlarımızla Rabbimize olan teslimiyet ve sadakatimizi, yardım ve ikramlarımızla da kardeşlerimize olan muhabbetimizi tazeleyeceğiz.

Kurban, belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun olarak ibadet maksadıyla kesmektir. Bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da asıl maksat kurbiyettir. Yani, Allah’a yakınlaşma çabasıdır. Takvaya ulaşma arzusudur. Kurban, itaatkâr kullarından, Rahmân’a yükselen bir saygı ve samimiyet beyanıdır. Cenâb-ı Hak, bu gerçeği bizlere şöyle haber verir: “Kurbanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. O’na ulaşacak olan yalnızca takvanızdır.”

Kurban, Hz. Âdem’den bu güne her topluma emredilmiş bir ibadettir. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Biz her ümmete kurban kesmeyi meşrû kıldık ki kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah’ın adını ansınlar…”

Kurban ile samimiyet sınavına tabi tutulan Hz. Âdem’in çocukları Habil ve Kabil’i hatırlayınız. Bu sınavda Allah’ın emrine en güzel şekilde itaat eden ve kanaatkâr davranan Habil kazanmış, samimiyetsiz ve kıskanç tavrıyla Kabil kaybetmiştir. Çünkü bütün ibadetlerin özü ihlas ve takvadır.

Kurban ile teslimiyet imtihanından geçen Hz. İbrahim’i ve oğlu İsmail’i hatırlayınız.  Bu ağır imtihanda Peygamber bir baba ve oğlu, sahip olunan her şeyin Allah yolunda tereddütsüz feda edilebileceğini insanlığa göstermiştir.

Vefat edinceye kadar her yıl kurban kesen Peygamber Efendimizi hatırlayınız. Allah’ın Sevgili Elçisi (s.a.s), kurbanlarını bizzat boğazlamış, etinden hem kendisi ve ailesi yemiş, hem dostlarına ikram etmiş, hem de ihtiyaç sahiplerine infak etmiştir. Kurbanda Peygamberimizin vefası ve duası vardır. Onun infak ve paylaşma ahlakı vardır.

Kurban, maddi ve manevi anlamda yüce bir sorumluluktur. Eşimizle, dostumuzla, komşumuzla, akrabalarımızla, kardeşlerimizle aynı nimet etrafında buluşmaktır. Kurban, Allah yolunda iyilik ve infakta bulunma, O’nun nimetlerini paylaşma bilincini diri tutmaktır. En yakınlarımızdan başlamak üzere, muhtaçların,  mağdurların, garip ve kimsesizlerin yüzünü güldürmektir. Renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin, ihtiyaç sahiplerinin hanesine muhabbet ve sevinç taşımaktır. Adını bile duymadığımız nice ülkelere, hiç görmediğimiz insanlara iyilik eli uzatmaktır.  Kardeş olmanın, bir olmanın, ümmet olmanın şuuruna ermektir.

Diyanet İşleri Başkanlığımız, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da Türkiye Diyanet Vakfı ile işbirliği içerisinde vekâlet yoluyla kurban kesim faaliyeti yürütmektedir. Geçen yılki vekâletle kurban çalışmamıza büyük teveccüh gösterdiniz. Emanet ettiğiniz dört yüz otuz bin hisse kurbanı, on yedi milyon altı yüz elli bin ihtiyaç sahibi mazlum, mağdur, mülteci kardeşimize ulaştırdık elhamdülillah.

Bu yıl, “Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş” şiarıyla başlattığımız faaliyet çerçevesinde emanet ettiğiniz kurbanların bir bölümü ülkemizde, bir bölümü de yurtdışında görevlilerimiz nezaretinde kestirilecektir. Emanetlerinizi, büyük bir titizlikle gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Böylelikle müminlerin gönülleri arasında sevgi köprüleri kurulmasına, ümmet bilincinin güçlenmesine vesile olacağız. İslam’ın infak ahlakının, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun bütün bir insanlık nezdinde canlı tutulmasına ve daha da yaygınlaşmasına hizmet etmiş olacağız.

Türkiye Diyanet Vakfı, Arefe günü akşamına kadar bağış almaya devam edecektir. Siz kardeşlerimizi bu hayır faaliyetine katılmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki, bir hisse kurban, binlerce dua olarak bizlere geri dönecektir. Konuyla ilgili cami görevlilerimizden ve müftülüklerimizden bilgi alabilirsiniz.

Bu vesileyle, sağlık, huzur ve afiyet içerisinde bizleri bayrama ulaştırmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Cenâb-ı Hak, kurbanlarımızı ve diğer ibadetlerimizi yüce katında makbul eylesin.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Zor Kazanılır Kolay Kaybedilir

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu olan güven kelimesinin sadece sözlükte yazıldığı kadarı ile hayatımızda kaldığı günümüzde, insanlara arkanızı döndüğünüz anda kuyunuzu kazacak hale gelmiş durumda. İnsanlarla karşılıklı ilişkileri güven üzerine kurmak günün birinde bizi hayal kırıklığına uğratamayacak birini bulacağımız, hatta hayal kırıklığına uğramamayı başarabileceğimiz anlamına gelmez. Hayatın en zor anlarından biri de birilerine güven duymaktır. İnsan her zaman birilerine güvenmek ister. Bir...
  • MAAŞ, MAKAM VE ŞÖHRET

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bilinen bir kıssadır, vaktiyle bir baba gamsız ve hiçbir şeyi umursamayan oğluna sürekli “Sen adam olmazsın” diye serzenişte bulunur. Oğlu ise yıllarca çalışır durur ve neticesinde devlet kademesinde vezirlik makamına kadar yükselir. Vezir olduktan sonra, uşaklarına babasını yanına getirmelerini söyler. Vezirin maksadı babasına ne kadar önemli bir adam olduğunu kanıtlamak… Bir süre sonra babası gelir ve oğlu babasına “bana senden adam olmaz der dururdun, bak vezirim artık” diyince, babası oğluna “ben sana vezir olamazsın demedim, adam ...
  • Faizin Toplumsal Zararları

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Hicretin onuncu, risaletin son senesiydi.  Peygamber Efendimiz (s.a.s) hac farizasını yerine getirmek üzere ashabıyla birlikte Medine’den yola çıkıp Arafat’a ulaştı. Burada, yıllar sonra “Veda Hutbesi” diye meşhur olacak olan hutbesini îrâd etti.  İnsanlığın yolunu aydınlatacak tavsiyelerde bulundu. Birtakım haramlara ve sapmalara karşı ümmetini uyardı. Allah Resûlü’nün Veda Hutbesinde “Câhiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır” diyerek bir daha dönülmemek üzere yasakladığı hususlardan biri de faiz idi. Peygamberimiz, faizin her çeşidini ay...
  • Hayallerinizi Ertelemek!..

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Yaşınız kaç, cinsiyetiniz ne, medeni haliniz nasıl, ekonomik sosyal durumunuz hangi seviyede olursa olsun, bugün, şu an nefes alıp veriyorsanız, Yaradan’ın bu dünyada soluklanmanıza izin verdiği ölçüde hayatınıza devam ediyorsunuz demektir. Belki bu cümle ile satırlara başlamam sorularımın kafanızda, gayr-i ihtiyarî tahlil edilmesine sebep olmuş olabilir. “ Yaşım şu, bayanım- erkeğim, evliyim-bekarım, maaşım yetersiz- çok şükür iyi…vs. gibi.” Biraz da ruh halinizi tahlil edelim ama bu sefer isteyerek. Mutlu bir hayatınız mı var, yok...