logo

04 Mayıs 2019

KIRICI OLMAMALIYIZ!


Güneş DEMİR
gunesdemir07@gmail.com

 

Dünyanın varlığından bu yana insanlar birbirlerinden farklı huy ve davranışlara sahiptirler. Zamanda, yaşanan her gün karşımıza farklı, farklı insanlar ve olaylar çıkıverir. Şüphesiz ki, hepimizin içinde hem iyi hem kötü yanlarımız vardır. Bu da bizim karakterimize ve mizacımıza bağlı olarak biz hangisini seçersek onu yaşarız.  Yani iyi olmakta kötü olmakta bizim kendi elimizde olmaktadır.

Her daim çevremizde konuşmalarıyla insanları kırmaktan çekinmeyen, sözünün nereye, nasıl gideceğini bilmeden ve esirgemeden ağzına geleni söyleyen “Sivri dilli“insanlar var olmuştur. Aslında bu insanlar karşısındaki kişiye laf dokundurmaktan iğnelemekten büyük keyif alırlar ve maalesef ki, içindeki kötülüğü zapt edemeyen bu insanlardan hepimizin çevresinde bol, bol bulunmaktadırlar. Ve inanın ki, onlar hayatın zaten var olan zorluklarını bir kat daha artırmak için vardırlar.

Neden mi; Çünkü sözleriyle insanların üzülmesine gerilmesine sebebiyet vererek onlara tedirgin, huzursuz ve negatif duygular yüklemekten hiç vazgeçmezler. Aslında içlerinde kalan duyguları dışa vurarak çeşitli imalarda bulunup karşısındakilerin kalbini kırarak, canını yakarak durduk yere olay çıkarmaktan da geri kalmazlar. Ve gereksiz yere huzursuz gergin bir hava yaratarak moral bozarlar, kutuplaşmalara sebebiyet verirler ve iş yerinde her zaman verim kaybına yol açarlar.

Aslında bakarsanız, hedefimiz içimizdeki kötülüklerden kurtulmak ve yaşadığımız her gün seçimlerimizi iyiden yana yaparak olgunlaşmak olmalı. Ama gerek özel gerekse iş hayatımızda başarılı olmak için içinde bulunduğumuz ortamları kirletmek isteyenlere bu fırsatı vermemek, sivri dilli negatif insanları hayatımızdan uzaklaştırmak ve kendimizi her zaman korumak zorundayız.  Bana göre; “Bakılacak yüze utanılacak söz söyleme” diyen atalarımızın bu sözü kulağımıza küpe olmalı, sebebi ne olursa olsun sinirlerimize hâkim olmalı, insanları kırmaktan çekinmeli, ağzımıza gelen her şeyi çıkarmadan evvel iyi düşünmeli, pozitif ve yapıcı olunmalıdır. İlhan SELÇUK’un bir yazısında da belirtmiş olduğu gibi  “Kasabın birine dediler ki, biliyor musun dilin kemiği yoktur. Kasap; biliyorum dedi, işte onun için pahalıya mal olur.” Bu sebeplendir ki, bizi zora sokacak utanç yaratacak söz ve davranışlardan kaçınmalı ve adımlarımızı ona göre atmalıyız.

Zaman, zaman yaşadığımız olası tartışmalara bağırmanın yanı sıra kırıcı sözlerin de dâhil edilmesi halinde saygı kalmaz. “Saygının bittiği yerde sevgi de kalmaz.” Unutulmamalıdır ki; “Kırıcı konuşmaların asıl kaynağı ağız değil yürektir.” Kırıcı sözlerin tokattan çok daha acı verdiği de muhakkaktır ve yine W.İRWİNG’in şu sözleri de unutulmamalıdır  “Sivri bir dil kullandıkça bilenen, keskin kenarlı bir alettir.”

Gün içinde insanlar zaman, zaman bilerek veya bilmeyerek birbirine kırıcı sözler söyleyebilirler. Bura da önemli olan bunu alışkanlık haline getirmemek ve fark edildiğinde gereğini yapabilmektir. Ve sivri dilli insanlar,  insanlardan huzur ve mutluluğu alıp götürürler, derin yaralar açılmasına sebebiyet verirler. Sarf ettikleri kırıcı sözler ile insanın psikolojisini olumsuz etkiler, strese sokarlar. Kaşgarlı Mahmut da “Dil ile düğümlenen diş ile çözülmez” sözü ile sivri dilliliğin ne kadar zarar verici bir davranış olduğunu ima etmiştir. Bizler de sivri dilli insanlara empati yapmalarını önerir ve İbn-i Abdülaziz’in şu sözlerini hatırlatırız. “İnsan kalbi bir sandıktır, dudaklar onun kilidi, dil ise anahtarıdır. İnsana o anahtarı iyi muhafaza etmek düşer.” Yeni hafta istediğiniz her şeyi size getirsin. Mutluluk ve gülümseme en yakınınız olması dileğiyle… Saygılar.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Başarıya giden yolda adım adım ilerlemek

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar başarıya giden yolda küçük adımlarla, kat ve kat gidebilecek uzun yolların en önemli parçalarıdır. Yeter ki adım atmaktan korkmayın. Çünkü zirveye çıkıncaya kadar başarmış sayılmayız. Başarmak için; standartların üstüne çıkmak, risk almak, pozitif olmak, istekli olmak, arzu etmek, hayal etmek gerekir. Tüm bunları yaparken elbette birileri gülecek, birileri de takdir edecektir. Her şeye rağmen pes etmemenin, farklı olmanın, fark yaratmanın, fark atmanın önemini unutmayın. Bizler daha çocukken karar vermek daha kolaydır....
  • KAZANMAK MI GELECEK Mİ?

    25 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Kazanmak, birisinin de kaybettiği anlamına gelir. İşte rekaberlik kavramı tam bu noktada hayatımıza giriyor ve bize şu mesajı veriyor: “Pastayı genişlet! Hem sen kazan hem de başkası kazansın”. Bu durum bir futbol maçı için ya da elemeli başka yarışlarda pek geçerli değil ama ticaretle uğraşan kesim tarafından rahatlıkla uygulanabilecek ve uygulanması gereken bir şeydir. Büyüklerimizin yaşamlarından verilen örneklerden birisi de bir esnafın siftah yapmayan başka bir esnafı da düşünerek, kapısına gelen müşterisini ona yönlendi...
  • YENİ TEHLİKE: SKUNK

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Ne yazık ki uyuşturucu kullanımı ülkemizde giderek yaygınlaşırken kullanım yaşı da her geçen gün düşüyor. Uyuşturucu satıcıları adeta cirit atıyor. Emniyet güçleri hiç kuşku yok ki uyuşturucuya karşı mücadele ediyor ama ne yazık ki planlanan ve istenilen aynı olmayabiliyor. Üzerinde az miktarda uyuşturucu ile yakalanan bir satıcı ne yazık ki görmezden gelinebiliyor. Burada amacın küçük balıkla uğraşmak değil büyük balığı yakalamak olduğu söylense de ne yazık ki burada da istenilen pek gerçekleşmiyor. Ülke genelinde Türk...
  • Yapsam mı? Yapmasam mı?

    24 Mayıs 2019 YAZARLAR

      Biz insanlar bu hayatta başarılı olmanın sırrını çok, çok basite indirgersek, sanırım temelde tek bir seçim yatmaktadır. Aslında “yapmak ya da yapmamak” Akıllı kişilerce kararlarını aceleyle değil de, düşünüp taşınarak verirler diyen Jeremy TAYLOR’a kulak vermek gerekiyor aslında. Ve aslında bizler bir işe başlamadan evvel iyi düşünmeli, ama bir kere başlayınca hemen bitirmelidir. Bir girişimde bulunacaksanız KARARSIZLIK kapılarını kapatmanız gerekir. Kararlar çoğunlukla saatlerimize benzerler, hiçbirimizinki birbirine uymaz, ama y...