logo

04 Ocak 2018

İRAN VE SİSİ


Hasan Arslan
hkarhan@mynet.com

İran’da işsizlik, yükselen enflasyon ve yolsuzluğa karşı başlayıp rejim karşıtı gösterilere dönüşen protestolar, hükümetin ‘yasa dışı’ ilan etmesine rağmen halen devam etmekte. Bugün itibari ile gösterilerde ölü sayısı 12, yaralı sayısı ise 100’e yaklaşmış durumda. İşsizlik, yüksek enflasyon ve yolsuzluğa karşı, yada farklı sebeplerden dolayı insanların sokaklara çıkıp eylem yapması, yanlış gördüğü tavır ve siyasi iradeyi protesto etme çabası demokratik bir haktır. Tabi ki her demokratik hak, diğer insanların, farklı görüşlerin haklarının gasp edilmemesi, düşünce ve siyasi iradelerine saygı gösterilmesi gereğini de birlikte taşır. Senin demokratik hakların, benim demokratik haklarım başladığı anda son bulur. Görsel ve yazılı medyada izlediğimiz bu olaylar, dillendirmesek te hepimizin aklına ülkemizde cereyan eden Gezi olaylarını getirmekte. Belki de basit bir gezi parkı yıkım çalışması ile buna karşı duran bir avuç aktivistin karşı karşıya geldiği olayların ne sonuçlar doğurduğunu hepimiz acı bir şekilde tecrübe ettik. İran’da insanlar sokakta. İran’da yine basit ve sıradanlaşan söylemler ile sokağa çıkan insanların, yine uzaktan kontrol ve yönlendirilmeleri ile söylemlerinin değiştiğini, rejim karşıtı birliktelikler sağladıklarını, işin çığırından çıktığını, hükümeti devirme çabasına girdiklerini, yumuşak darbe, sivil darbe teşebbüsüne yöneldiklerini izliyoruz. Batının, özellikle ABD’nin iradesi dışında hareket eden hükümetlere karşı uygulamış olduğu bu sivil darbe çabaları kulağa hoş gelmekte. Herhangi bir askeri müdahale olmaksızın, silah sıkılmaksızın, halkın meclisi basması, resmi kurumları ele geçirmesi, daha sonra içlerinden! Çıkardıkları kahramanları! yada, muhalif olan siyasi partiyi iktidara getirme çabası. Seçim ile gelmiş mevcut iktidarın taraftarları, destekleyenleri de karşı blok olarak sokaklara inse ne olur? Onlar sivil irade değil mi? Onlar da yaksa yıksa, iktidarı düşürmek için sokaklara çıkanlara karşı koysa… Ne mi olur? Tam da modern sömürgeci güçlerim istediği olur. Sivil darbe, yumuşak darbe, hatta bazı kaynaklarda pembe darbe olarak geçen bu eylem ve kalkışmaların özüne bakarsak, insanların belli bir yaşa geldikten sonra, önlerine düzenli bir şekilde konulan sandığa giderek özgür iradesi ile kendisini yönetecek insanları seçmesi, meclisi boşaltması, yeni insanlar ile doldurması, dolayısı ile tüm kamu binalarının yönetimini belirlemesi, mahalle muhtarını dahi seçmesi EN sivil, EN yumuşak, EN pembe darbe değil midir? İran’da hali hazırda oynanan oyunun “masum halkın demokratik hakkıyla” hiçbir ilgisi yoktur. Rejimin adı farklı olsa da, İran’da da insanların önüne seçim sandığı konulmaktadır. Yaşananlar apaçık kan bulaşmış bir darbe girişimidir. Başarılı olması halinde, yeni liderinin Mısır darbesini gerçekleştiren General Abdülfettah es-Sisi’den farkı olmayacaktır.

Share
430 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZEYTİN DALI

    22 Ocak 2018 YAZARLAR

    Afrin operasyonu bazı çevreleri rahatsız etse de, ABD'nin, hemen dibimizde 30 bin kişilik terörist ordusu kurma girişiminden dolayı kaçınılmaz bir hal almıştı. TSK'nın bu operasyonuyla birlikte kafamızda soru işaretleri oluştu. "Bu Afrin denen yer nerede, nasıl bir öneme sahip, neden zeytin dalı ismi kullanıldı, biz oraya neden müdahale ettik, Afrin'de neler oluyor?" Afrin dediğimiz bölge Suriye sınırları içinde kalmış, zamanında Osmanlı topraklarında olan ve Kilis'e bağlı bir kaza konumundaydı. 'Zeytin Dalı Harekatı' ismini de Afrin'in semb...
  • AFRİN…VE BÜYÜYEN ACILARIMIZ…

    22 Ocak 2018 YAZARLAR

    Diyorlar ki kimi arkadaşlar, senin hiç mi umudun yok, hiç mi iyi şeyler düşünmüyorsun, neden hep karamsar şeyler yazıyorsun, gibi sözler ediyorlar...Oysa çoğu kez "yazılarımızın aralarına koyarak" söylemeye çalışıyoruz, onların dediği gibi olmadığını, kocaman kocaman umutlarımızın olduğunu, ve bir gün son sözü Müslümanların söyleyeceğini yeryüzüne... Buna inanıp iman etmişiz, son sözü Müslümanlar söyleyecek dünya insanlığına, diyen biri neden umutsuz olsun ki? Ama ve lakin bu halleri ile değil,bu duruşları bu yaşayışları, hatta bu iki yüzlü ...
  • “Antalya’da Ocak Hareketli Geçiyor”

    21 Ocak 2018 YAZARLAR

    Yen yıla nasıl girilirse yıl da öyle geçermiş diye bir laf vardır ya hani, Antalyamız da o hesap 2018 yılına bayağı bir hareketli girdi sanırız yıl boyu da harekteli geçecek. Sanki herkes Ocak ayını bekliyormuş gibi. Ne diyelim şimdiden maşallah… Geçtiğimiz hafta köşemde yazdığım gibi önce 2018 yılı Perge yılı ilan edildi, ardından geçtiğimiz günlerde; AKTOB’un sektör temsilcileriyle her ay geleneksel toplantısında yine sayın valimiz 2018’e dair herkesin hazırlıklı olmasını istedi ve ekledi ‘14 milyon turist hedefliyoruz”. Sayın valimizin iyi n...
  • BİR BİRİMİZİ ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUZ…

    21 Ocak 2018 YAZARLAR

    Hep aynı şeyleri mi söylüyoruz, hani çok kere demeye çalışıyoruz ya, bir birimizi anlamak dinlemek istemiyoruz diye...Oradan yola çıkarak dedim bu sözü...Aslında biraz dinlesek anlayacağız karşımızdakinin ne demek istediğini...En ağır açmamız her şeyin doğrusunu biz söyleriz inancı ve şımarıklığı çoğumuzda... Bizim bildiklerimizi kardeşlerimiz de, başka insanlar da biliyor demeye yanaşmıyor çoğumuz...Ve ondandır bel ki, kendimiz dışında olanların düşünce ve fikirlerini hep yanlış sanıyoruz...Yok öyle değil desek de öyle işte... Çok dinden...