logo

16 Nisan 2019

İNSANIN YERİNİ ALIYOR


YALÇIN KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

 

Yapay zeka günümüzde insanın dahi yerini almış gibi görünüyor.

İyi ama yapay zeka nedir?

Bu hususta, net bir tanım olmasa da genel olarak yapay zekâ; bir bilgisayar sisteminin veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun, insan zekâsını gerektiren konuşma, karar verme, insanı veya eşyayı tanıma gibi fonksiyonları yerine getirmesi olarak tanımlanabilir.

Son zamanlarda, bu konularda pek çok gelişmeyi görmek mümkündür.

Konuyla ilgili uzmanlar, bundan sonra pek çok işi yapay zekâya dayalı olarak geliştirilen yani normal bir insanın davranışlarını taklit etmeye göre programlanmış robotların yapacağını, dükkânların onlar tarafından işletileceğini, iş görüşmelerinin onlar tarafından gerçekleştirileceğini, yaşlılara onların hizmet edeceğini ve daha bir sürü işleri onların yapacaklarını vurgulamaktadır.

Ayrıca aynı uzmanlar, bunların dışında, yaşamda birçok alanda da yapay zekâya dayalı faaliyetlerin daha etkin olarak yer alacağını da ifade etmektedir.

İstenecek bir şey olmasa da belki de savaşları bile onlar yapacaktır.

Değerli dostlar, kimi uzmanlar da dünyada bundan sonra pek çok insanın işsiz kalmasından öte işlevsiz de kalacağını belirtmektedir.

Onlara göre gelecekte bir gün; insanlar işlerine gittiklerinde, yaptıkları iş konusundaki tüm birikimlerinin anlamsızlaşacağını ve işe yaramaz olacağını göreceklerdir.

Bu yüzden de aynı insanlar işlevsiz yani işe yaramayacak pozisyonda olacaklardır.

Zira patronları, onların yerine o işi daha kaliteli ve daha hızlı yapacak robotları işe alacak ve çalıştıracaktır.

Özellikle kas gücüne dayalı olarak gerçekleştirilen işlerin, bundan sonra makinelere yaptırılması hususu vurgulanmaktadır.

Bu hususta, iki ülkenin bu alana çok fazla hizmet ettiği ve gelişim sağladığı da ortaya konmaktadır.

Bu ülkelerin; Almanya ve Japonya olduğu, zira her iki ülke toplumlarının da yaşlandığı belirtilmektedir.

Bu yüzden de yaşlı nüfusun yapamayacağı işleri, yaşlanmayan makinelerin veya robotların yapması planlanmaktadır.

Bununla birlikte, gelecekte şehirlerin ve ülkelerin yönetimi konusunda da robotların devrede olabileceği bazı yayınlarda belirtilmektedir.

Problem çözme kapasiteleri yüksek, kritik kararlar alabilen, tarihsel bilgilere dayalı verilere bakarak gelecek ile ilgili olayları tahmin etme potansiyeli yüksek olan yapay zekâların kısmen de olsa kullanıldığı dolayısıyla bundan sonra da insanların bu tür sistemler tarafından yönetilebileceği de iddia edilmektedir. Hatta bu konuda size ilginç iki şey söyleyeyim.

Tokyoda bulunan Tama adlı bir yerleşim yerinde, bir robot belediye başkanlığı seçimine aday olmuş; Suudi Arabistan da ise bir robota vatandaşlık verilmiştir. Tüm bunlar gelecekte, yönetimde de robotların etkili olacağının habercisi gibidir…

Değerli arkadaşlar, internetteki bazı kaynaklardan öğrendiğime göre de bazı robotların insan ırkının geleceği ile ilgili bazı korkutucu ifadeler kullandığı da belirtilmektedir.

Bu hususta, gelecekte bu robotların insanoğlunu tehdit edebileceği ile ilgili varsayımlarda ortaya konmaktadır.

Her ne kadar yapay zekâ denilen teknoloji bir yazılım olgusu üzerine dayanmakta ise de bu konu üzerinde düşünülmelidir.

Böyle bir riskin oluşup oluşamayacağı konusu da değerlendirilmelidir.

Dostlar, tüm bu gelişmelerin sonucunda, insanların yapamadığı veya yaparken zorlandığı işlerin makinelere yaptırılması elbette tartışma götürmez bir şekilde, olumlu bir gelişme olarak karşılanmalıdır.

Örneğin pek çok sanayi alanındaki sağlıksız koşulların oluştuğu yerlerde ve ağır iş kollarındaki tehlikeli işlerin robotlara yaptırılması, elbette olumlu bir gelişme olarak ortaya çıkmaktadır.

Ancak tüm bu gelişimlerin başka bir boyutu daha vardır.

Bence işin kritik noktası da burasıdır.

Diğer bir ifade ile madalyonun diğer yüzü.

Madalyonun bir yüzünden bakıldığında gelişmeler gayet olumlu ve insanlığın yararına.

Ancak diğer yüzünden bakıldığında ise olumsuz ve sıkıntılı durumlar da görülebilmekte veya oluşabilme potansiyelinin varlığı öngörülebilmektedir. Madalyonun bu yüzünde bana göre temelde üç olumsuz durum ortaya çıkmaktadır.

Elbette teknoloji insanoğlu için vazgeçilmez bir araçtır.

Bu bir gelişimdir. Hem de durdurulamaz bir gelişim.

Kaldı ki teknolojinin nimetlerinden de herkes yararlanmaktadır.

Bu hususta, bence teknolojiye kimsenin bir itirazı yoktur.

Ancak tüm sorun, diğer araçlar gibi bunun da bir silah olarak kullanılmasının ortaya çıkabilecek ihtimalinin olmasıdır.

İşte sorunun ana kaynağı, bence burasıdır.

Teknolojinin silah sanayinin en önemli araçlarından biri olduğu bilinmektedir. Ancak yapay zekâya dayalı savaş teknolojisi bu konuda sanki biraz farklı ve ciddi bir yapı sergilemektedir.

Bu sorunun çözümlerinden biri, doğal zekânın yani sağduyunun devreye sokulup, insanlığın ortak bir zeminde bulaşması olanağının sağlanması olarak ifade edilebilir.

Bu durum, batılı bir filozofun ifadesiyle; doğal aklın egemen kılınması şeklinde de tanımlanabilir.

Yine aynı filozofa göre peygamberler bunun için gönderilmiştir.

Bundan böyle peygamber de gönderilmeyeceğine göre bu zemin kiminle ve nerede sağlanacak diye sorulabilir.

Küresel dünyada zihinsel bir değişim ve dönüşümün gerçekleşmesiyle ortaya çıkacak olan, insanlığın ortak sağduyusuyla sağlanacaktır.

Zihinsel dönüşüm, belki de en zor olan dönüşümdür.

Ancak insanlığın buna çok ihtiyacı var!

Hem de hiçbir dönemde olmadığı kadar…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EXPO’DA HAYAT VAR

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    EXPO 2016 Antalya açılmadan önce çıta öylesine yüksek bir noktaya konulmuştu ki sanki Antalya’nın kurtuluşu EXPO olmuştu. Öylesine bir algı oluştu ki sanki turizme yüzde 100 katkı sağlayacak ve turist patlaması yaşanacaktı. Başlaması ayrı bir olay olan, yapılma aşamasında maliyeti ile tartışma konusu olan, kulesi ile herkesin diline dolanan EXPO’nun simgesinin ‘şakayık’ olması bile tartışıldı. Anlayacağınız A’dan Z’ye tartışma konusu oldu. Çünkü çıtayı birileri çok yükseğe çıkarmıştı. Açılışı adeta kurtuluş günü olarak lanse edilmiş...
  • Dedelerimiz bile teknolojik

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Yeni haberlere, güzel haberlere iyi olan her şeye muhtacız galiba.. Ondan mıdır bütün güzel anlarımızı sosyal medyada post edip  kendimize mutluluk arşivi kurmak.. Ondan mıdır ki sadece güldüğümüz fotoğraflar.. Sosyal medya ile ilgili olan her şeyi yeniden öğrenmedik mi? Öğrendiklerimiz değişmedi mi? Bize bunca şey öğretenlerimiz değişmedi mi? Evet evet bize hayatı öğretenlerimiz, yol gösterenlerimiz de bu furyaya kapılmadı mı? Bir hevesle başladıkları sosyal medya yolculuğu onları da içine almadı mı? Ellerinden gazete d...
  • BOZ AYILARDAN ÖĞRENMEK

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’de KADEM’e KADEM’e bir şeylerin değiştirilmek istendiği her hâlükârda göze çarpmaktadır. Lakin benim anlamadığım konu ise, bu değişimin öncülüğünü neden, aleni olarak gök kubbenin MOR ÇATI’sı altında, tek KADEM’e de ayrıcalıklı derneklere verilmiş olmasıdır. Bu kadar mahir ve üstün özellikleri nedir ve bu değişim isteğinin asıl arka planında kimler vardır. Bu kadar becerikli gönüllüleri bir araya kimler toplamıştır veya nasıl birbirlerini bulmuşlardır? Geçmişte başörtüsü direnişi adına bir araya gelen birkaç gariban kız çocukları içi...
  • BAŞARIYI NE ZAMAN KABULLENECEĞİZ?

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı herkesin gösteremeyeceği beceri, beceriklilik, hüner, ustalık olan marifetler iltifata, iltifatlar ise marifete tabidir. Başarının sözlük anlamı ise üstesinden gelinen, başarılan iş olarak tanımlanmaktadır. Başarı her kim tarafından gösteriliyor ise bunu her zaman desteklemek, takdir etmek gerekir. Yapılan işler takdir edilir, desteklenir, yüreklendirilir ise ileri ki zamanlarda daha güzel işlerin ortaya çıkması sağlanır. Oysa günümüzde şöyle bir baktığımızda gördüğüm manzara karşısında şaşkınlığımı gizleyemiyorum. ...