logo

Hizmette çığır açtılar!

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Antalya İl Müdürü Abdullah Çalışkan, hizmetlerinin ulaşmadığı hiçbir kimsenin olmadığını söyledi.

Bugünkü röportajımızda, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde 4 yıldır Antalya İl Müdürlüğü görevini sürdüren Abdullah Çalışkan ile kurumun hizmetleri hakkında konuştuk.  Çok geniş bir hizmet yelpazesinde görev yaptıklarını belirten ve özel bakım merkezleri, huzurevleri ve çocuk kreşlerinin denetimleri konusunda çok katı olduklarını aktaran İl Müdürü Çalışkan,  diğer taraftan da çocuklar konusunda çok hassas bir çalışma içerisinde olduklarını dile getirdi. Çalışkan ile yaptığımız bu özel röportajın detayları şöyle:

SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
Burdur’un Bucak ilçesinde dünyaya geldim. Marmara İlahiyat Fakültesi’nde lisans, Fırat Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimimi tamamladım. 2012 yılından bu yana Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü bünyesinde hizmet veriyorum ve 4 yıldır da il müdürü olarak hizmete devam ediyorum.

HİZMET ALANINIZDAN BAHSEDER MİSİNİZ?
Biliyorsunuz ki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı oluşumu henüz yeni bir oluşum. Uzun yıllardan bu yana ihmal edilmiş birçok hizmetin bakanlık şemsiyesi altında toplanmasının ardından sosyal devlet anlayışıyla çalışıyoruz. Pek çok alanda kısa süre içerisinde çok önemli mesafeler kat ettik; ancak daha üzerinde çalışmamız gereken pek çok alan var. Malumunuz toplum dinamik bir sosyal yapı. Gün geçtikçe ihtiyaçlar çoğalıyor ve çeşitleniyor. Biz de bu ihtiyaçlara cevap verebilmek için 7/24 esasıyla çalışıyoruz. Toplumun hemen hemen her katmanına sunduğumuz hizmetler var. Çocuktan başlıyoruz, genç-yaşlı, kadın, engelli, şehit ve gazilerimiz ile bunların yakınlarının sosyal haklarına yönelik birçok hususta çalışmalarımız var. Bizim hizmet kategorimize girmeyen hiçbir toplum katmanı yok. Bakanlık ve taşradaki il müdürlükleri olarak hizmetlerimizden fayda görmeyen kimse yok diyebilirim.

ÇOCUKLAR HİZMET ALANINIZIN NERESİNDE?
Çocuklar bizim hizmet alanımızın bel kemiğini oluşturmaktadır. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu adı altında yıllarca hizmet veren kurum, bakanlık şemsiye altında toplanınca Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü adı altında hizmet vermeye devam etmiştir. Çocuk alanında ‘korunmaya muhtaç çocuk’ kavramı çerçevesinde tüm çocuklar doğrudan bizim muhatabımız. Korunmaya muhtaç çocuk ne demek? Her hangi bir şekilde risk altında olan gerek ekonomik gerek sosyal alanda olsun tüm çocuklar bizim alanımız içerisinde. Ailesi olsun ya da olmasın, sokakta çalışan ya da çalıştırılmayan, madde bağımlısı olsun ya da olmasın her hangi bir şekilde risk altında olduğunu tespit ettiğimiz çocuklar bu alanda bizim çalışma eksenimizin temelini oluşturmaktadır.

ÇOCUKLARLA İLGİLİ NASIL BİR HİZMET MODELİ İZLİYORSUNUZ?
Çocuk alanında farklı hizmet modellerimiz var. Çocuğun ruhsal ve bedensel anlamda risk altında olduğu ve geleceğinin bu anlamda doğru yapılandırılması noktasında çocukla ilgili bir risk tespit ettiğimiz zaman bu çocuğa yönelik nasıl bir yaklaşım sergileyeceğimizi belirliyoruz. Çocuk ekonomik olarak risk altındaysa yani; anne ve baba boşanmış, bireylere aileyi geçindirmek için çocuğu yalnız bırakmak zorunda kalıyor diyelim. Biz bu tarz durumlarda aileyi ekonomik olarak destekliyoruz. Ücretsiz kreş kontenjanlarımızdan bu tarz çocuklarımızı yararlandırıyoruz. Eğer çocuk aile tarafından istismar ve ihmal görüyorsa doğrudan kurum bakımını tercih ediyoruz. Bu noktada, çocuğun bize gelme şekline göre çocuk evlerimiz, çocuk evleri sitemiz, çocuk destek merkezlerimiz ya da koruyucu aile ve evlat edindirme hizmet modellerimizden bir tanesini uygulamaya koyuyoruz.

HİZMET MODELLERİNİZ İÇERİKLERİNDEN BAHSEDER MİSİNİZ?
Şu an ilimizde kurum bakımında olan 350 çocuğumuz var. Bunlardan 200 çocuğumuz şehrimizin çeşitli noktalarında müstakil yaşama uygun olarak oluşturulan çocuk evlerimizde sistemimizden faydalanıyorlar. İlimizde 37 çocuk evimiz var. 80 çocuğumuz çocuk evleri sitemiz bünyesinde koruma ve bakım altındalar. Çocuk evleri sitemiz 8 dubleks evimizin olduğu bir yapılanma içerisinde. Geri kalan çocuklarımız çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altındalar. Çocuk destek merkezleri istismara uğramış kız-erkek, suça itilmiş kız ya da erkek olmak üzere kategorilendirilmiş bir modelimiz. Diğer çocuklarımız da suçun ya da istismarın vermiş olduğu travmayı tolere edebilmek için mevcut bir takım eğitim ve rehabilitasyon sistemlerimizle sosyal hayata tekrar kazandırılmaları üzerine kurgulanmış bir hizmet modellerimiz içerisinde yer alıyor.

18 YAŞINDAN SONRA ÇOCUKLARA OLAN DESTEĞİNİZ SÜRÜYOR MU?
Çocuklarımız reşit olana kadar kurum bakımında kalırlar. Çocuklarımız reşit olduktan sonra onları hemen kurum dışına çıkarmayız. Maalesef kamuoyunda çocuklarımız 18 yaşını doldurdukları zaman kurumumuzdan atılıyor gibi bir düşünce var.  Önce aile taraflarından yakınları var mı diye bir araştırma yaparız. Eğer kriterlerimize uygun bireyler varsa onları bu yakınları aracılığıyla sosyal hayata yönlendiririz. Lise ve yüksek öğrenim hayatları devam ediyorsa öğrenimleri bitene kadar kurum yardımı devam eder, bu uygulama 26 yaşına kadar sürebilir. Herhangi bir eğitim programına devam etmiyorsa yasalar gereği çocuklarımızı kamuda bir işe yerleştiririz. Bu aşamalara kadar çocuklarımızı ekonomik ve sosyal olarak desteklemeye devam ediyoruz.

EVLAT EDİNME VE KORUYUCU AİLE ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?
Evlat edinme ile koruyucu aile olmanın şartları çok farklı. Evlat edinme çocuğun biyolojik ailesinin, çocuğun geleceğiyle ilgili her hangi bir tasarrufta bulunmayacağı konusunda mahkeme kararıyla muvafakat vermesi demek. Evlat edinmek isteyen ailelerle çocuğumuz buluştururuz ve uygun şartların var olması halinde çocuğumuzun nüfus kayıtlarını o ailenin kütüğüne geçiririz. Koruyucu aile evlat edindirme prosedürüne uymayan çocukların bize koruyucu aile olmak üzere müracaat eden, çocuğun sorumluluğunu devletle paylaşmak üzere gönüllü olmuş aileler demek. Bu noktada evlat edindiremediğimiz çocuklarımızı koruyu ailelerle buluşturuyoruz.

KORUYUCU AİLE KONUSUNDA YAŞANILAN SIKINTILAR VAR MI?
Koruyucu aile sistemi aslında ülkemizde yeni bir sistem değil; ama toplumda tam olarak karşılığını bulamamış bir sistem. Vatandaşlar bu konuda çocuğun biyolojik ailesinin bir gün çocuğu geri isteyeceği konusunda şüpheci davranıyorlar. Bu konuda örnek yok denilecek kadar az ya da çocuğa alıştıktan sonra gün gelecek ailesi onu benden koparacak diyebiliyorlar. Bu yaklaşımı bencillik olarak görüyorum; çünkü burada öncelikli olan çocuktur, aile değil. Süreli bile olsa bir çocuğun hayatına dokunmak, onun başını okşayabilmek bu durumun çocuğun psikoloji üzerinde yaratacağı olumlu etki, kendimizin o çocuktan ayrıldıktan sonra yaşayacağımız duyguların çok daha önünde.

KORUYUCU AİLELERE YÖNELİK EKONOMİK DESTEKLEMELER VAR MI?
2017’de 149 çocuğumuzu koruyucu ailelere emanet ettik.  Bugün itibariyle 149 aile yanında 155 çocuğumuz var. Bu sayı giderek artıyor. Ülkemizdeyse 4 bin 734 koruyucu aile yanında 5 bin 747 çocuğumuz var. Çocuklarımız koruyucu ailelere her hangi bir ekonomik külfet getirmiyor. Biz her çocuğumuz için makul oranda aylık belirli bir ücreti kendilerine ödüyoruz. Bayramlarda ya da okulların açılmasından önce çocuklarımız ihtiyacı için artı ödemeler, servis ücretleri ve eğitim alanında birçok ekonomik desteğimiz mevcut. Ailelerden sadece evlerini, sofralarını ve sevgilerini çocuklarımızla paylaşmasını istiyoruz.  Vatandaşlarımızdan ricamız koruyucu aile sistemine dâhil olmaları ve çocuklarımızla sevgilerini paylaşmaları.

ÇOCUKLARI AİLERİNDEN KOPARMAMAK ADINA ÇALIŞMALARINIZ?
Sosyo-ekonomik destek diye bir uygulamamız da var. Ekonomisi kötü olan ailelerde parçalanmaya doğru giden bir durum varsa ve çocuğun bundan zarar göreceğini tespit etmemiz halinde bu sistemi devreye sokuyoruz. Sistemle çocuğumuzun kendi ailesi içinde hayatını sürdürmesini ve aile duygusundan yoksun kalmamasını hedefliyoruz. Eğer çocuk kurum bakımını gerektirecek bir risk altındaysa ve bunun nedeni ekonomikse aile bütünlüğü bozulmasın düşüncesiyle aileyi ekonomik olarak destekliyoruz.

YAŞLILARA YÖNELİK HİZMETLERİNİZİ ÖĞRENEBİLİR MİYİZ?
Antalya, yaşlı nüfusu ülke ortalaması üzerinde olan bir kentimiz. Giderek yaşlanan bir nüfus potansiyelimiz var. Yaşlılarımızın bakımlarına dönük, yaşlandıkları zaman kalabilecekleri kurumlar Antalya’da 2 adet kamuya ait olan huzurevimiz, 6 adet özel huzurevimiz ve 3 belediye huzurevimiz var. Bütün huzurevlerimiz şu an tam kapasiteyle çalışıyorlar. Huzurevleri kendi öz bakımını yerine getirebilen yaşlılar için uygun hizmet modelleridir. Huzurevleri içerisinde yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezleri de var. Kendi işlerini kendileri yerine getiremeyen yaşlılarımızın bakımları da buralarda devam ettirilir. İlimizde 8 özel engelli bakım merkezi var. Gerek yaşlılıktan dolayı gerek engelinden dolayı ailesinin bakmadığı ya da ailesi yanında bakımının zor olduğunu tespit ettiğimiz yaşlılarımızın bu bakım merkezlerinde hayatlarını devam ettirmelerini sağlıyoruz. Eğer ekonomik durumları yeterliyse özel bakım merkezlerinin ücretlerini kendileri öderler, ekonomik durumları yeterli değilse kamu ile belediye huzurevlerini tercih ederler. Ekonomik durumu iyi olmayan ve özel bakım merkezlerini tercih eden yaşlılarımızın ücretleri de kurumumuz tarafından ödenir.

ENGELLİ VATANDAŞLARA YÖNELİK HİZMETLERİNİZ?
Şu an ilimizde evde bakım hizmetlerinden yararlanan 12 bin engelli vatandaşımız var ve bakım hizmetini yürüten aile fertlerine bakım hizmeti karşılığı her ay ortalama bin 85 lira ödeme yapıyoruz. Buradaki amacımız da engelliyi ailesinden koparmamak, engelliyi ortamından koparmamak. Engelli vatandaşlarımızın aile bütünlüğünü korumak amacıyla bu sistemimiz 2007 yılından bu yana uyguluyoruz. Bu hizmetten yararlanmanın 2 temel şartı var. Birincisi, raporlu olmak diğeriyse hanede yaşayanların toplam gelirlerinin hanede yaşayanların toplam sayısına bölündüğünde asgari ücretin üçte ikisini geçmeyecek bir gelire sahip olmaları. Bu oranda bugünün şartlarında 960 liraya denk geliyor. Bu şartlara uyan tüm engellilerimizin ücretlerini gerek evde olmak üzere gerekse de özel bakım merkezlerinin ücretleri olarak kurumumuz ödüyor.

BAKIM MERKEZLERİ ve KREŞLERE YÖNELİK DENETİMLERİNİZ?
 Özel bakım merkezleri, özel huzurevleri ve çocuk kreşleri bizim ruhsatlandırdığımız ve periyodik olarak denetlediğimiz kuruluşlar. Bu hizmet modelleri, insana insanla hizmet verilen işletmeler. Elbette zaman içerisinde insan kaynaklı, kasten olmasa bile hatayla yaşanan sıkıntıları kamuoyunda görüyoruz. Bu sıkıntıları en düşük seviyeye düşürmek için denetimlerimizi kararlılıkla yürütüyoruz. Bu tarz kuruluşlar, bu noktada bizim hassasiyetimizi çok iyi biliyorlar; çünkü buralar hiçbir hatanın kaldırılamayacağı bir alanda hizmet veriyorlar. Buralarda yaptığımız denetimlerde her hangi bir sorun ya da sıkıntı tespit ettiğimiz zaman kendilerine en ağır cezai müeyyideleri uyguluyoruz. Denetimlerimiz sırasında son dönemlerde kapatma kararı aldığımız kuruluşlar da var.

ANTALYA’YI BEKLEYEN YENİ PROJELERİNİZ VAR MI?
Bakanlığımız ülkemizin ve kentimizin ihtiyacı olan yeni bir hizmet modelini hayata geçiriyor. Engellilerimizin günlük ve sosyal hayatta entegrasyonunu sağlamak adına ‘Aktif Yaşam Projesi’ni ilimizde hayata geçiriyor. Proje Türkiye’de birkaç şehirde uygulanacak ve bunlardan birisi de Antalya. Tüm merkez ilçelerimizden ulaşılabilecek bir erişim kolaylığına sahip bir arazi tahsisi konusunda son aşamaya gelindi. İnşallah kısa bir süre içerisinde bu yatırımı hayata geçirmek vasıtasıyla engellilerimizin ve ailelerinin nefes almasını sağlayacak bir hizmet modelini kendilerinin istifadesine sunacağız. Burada değişik sosyal yaşam alanları ve donatılar yer alacağı için engellilerimiz günlük olarak gelip kaliteli bir zaman geçirecekleri ve merkezin olanaklarından ücretsiz yararlanabilecekleri bir hizmet modeli söz konusu olacak.
Veli AKOĞLU

Share
217 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ