logo

08 Ocak 2018

‘Hesaplama şekli yanlış’

TES-İŞ Antalya Şubesi’nin genel kurulu Porto Bello Hotel’de yapıldı. Genel kurula TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, TES-İŞ genel merkez yöneticileri, Türk-iş Antalya Temsilcisi ve TES İŞ Şube Başkanı Hacı Mevlüt Ünal ve sendika üyeleri katıldı.

Hacı Mevlüt Ünal genel kurula tek aday olarak girdi. Genel kurulda konuşma yapan Ünal, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayınlanan işkolları Temmuz/2017 istatistiklerine göre enerji işkolunun en büyük işçi sendikası olduklarını, 14 Nolu enerji işkolunda 241 bin sigortalı çalışan bulunmasına karşın bunların ancak 71 bininin sendikalı olduğunu 60 binin de TES İŞ’e üye olduğunu kaydetti.

Ünal, “Enerji sektöründe kat edeceğimiz daha çok yol, daha ulaşacağımız bir çok kardeşimiz var. Daha örgütlenecek bir çok iş yeri var. Yılmadan, yorulmadan Genel Merkezin önderliğinde 34 şubemizle birlikte emek sınıfında sendikal bilincin oluşturulması için çalışacağız” diye konuştu. Taşeron konusunda K.İ.T’lerde çalışanlara kadro verilmemesine ilişkin de görüşlerini açıklayan Şube Başkanı Ünal, kadro için düzenleme yapılmasının sevindirici bir gelişme olarak nitelerken EÜAŞ, TEİAŞ, TEDAŞ, TETAŞ, İLBANK, SULAMA BİRLİKLERİ bünyesinde çalışan 50 bin işçinin de kadroya alınması gerektiğini savundu.

Öte yandan Genel kurulda üyelere seslenen TES-İŞ Genel Başkanı Mustafa Şahin, gündemdeki taşeron işçilere kadro ve asgari ücret konularını değerlendirdi. Taşeron işçilerin kadro sorunuyla ilgili 10 yılı aşkın süreden bu yana Türk-İş ve bağlı sendikalar olarak çaba gösterdiklerini anlatan Mustafa Şahin, gelinen noktada 1 milyon 20 bin kişinin kadroya geçtiğinin söylendiğini belirterek, bu konuda hükümet yetkililerine teşekkür etti. Bunun yeterli olmadığını da belirten Şahin, Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) toplamında 50 bine yakın işçinin daha bulunduğunu söyledi. Başkan Şahin, şöyle konuştu: “Şimdi 1 milyon 20 bin kişiyi kadroya geçirip 50 bin kişiyi kadroyla geçirmemek, şu anda bu iş bunun gölgesinde kaldı. Yani sevinmemiz gerekirken sevinemiyoruz, üzülüyoruz. O arkadaşlarımız bizim iş kolumuzda, direğin tepesinde, enerjinin üretiminde, sulama birliğindeki arkadaşlarımız maalesef kadroya geçemedi”

Kadroya geçirilen taşeron işçilerin kadrolu olduğu kurumdaki emsalleriyle aylık ücret ve sosyal haklar açısından aynı haklara kavuşacağını düşünürken, böyle olmadığını da dile getiren Mustafa Şahin, şunları kaydetti:

“Şimdi bu işin böyle olmayışına baktığımızda, tek taraflı bir çalışma. Kadroya geçme çalışması yapılıyor, bu işin tarafı konumundaki Türk-İş bu işin içinde yok. Maliye Bakanı bir taraftan ekonomik boyutuyla ilgili bir çalışma yapıyor, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı farklı bir çalışma yapıyor. İkisi birbiriyle örtüşmüyor, sendikalarda bu işin tarafı yok. Biz ister istemez, ‘Acaba kapalı kapılar arkasında farklı bir çalışma mı yapıldı?’ diye düşünüyoruz. Onun için bu işe sevinemiyoruz. Şimdi taşeronluk hizmet alımı bitti, arkadaşlarımız kadroya geçecek, güzel. Mevcut sendikal haklarıyla nereye kadar, 2020 yılına kadar. Niye 2020 yılına kadar, kimse bilmiyor.”

Bu konuyla ilgili Başbakan Binali Yıldırım’a Türk- İş’in yazılı talebinin iletildiğini belirten Şahin, “Sayın Başbakanımız da bu işin böyle olacağı noktasında düşünürken, hiç kimsenin haberi olmadan farklı bir sistem çıktı ortaya. 2020 yılına kadar toplu sözleşme bitiyor, yeni yetkiliye müracaat edilemiyor. Çünkü taşeron devreden çıkmış, artık kamunun işçisi olmuş, yeni bir sözleşme yapılamıyor, bekliyor. Niye bekliyor? KHK’ya baktığınızda Yüksek Hakem Kurulu’ndan çıkacak en son toplu iş sözleşmesinin bitim tarihi esas alınacak. Ya bir başka toplu sözleşmenin beni bağlayan tarafı ne? Niye bu böyle? KHK böyle, itirazın da yok, Anayasa Mahkemesi’ne de gidemiyorsun. Ben yaptım oldu. Oysa bunlar tartışılsaydı, karşılıklı görüş alışverişi içinde değerlendirilseydi bu sıkıntılar yaşanmazdı” diye konuştu.

Türk- İş’in talebinden sonra Başbakan Binali Yıldırım’ın KHK’dan sorumlu eski Adalet Bakanı olan Başbakan yardımcısını aradığını kaydeden Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Başbakan, ‘Ben böyle dememiştim niye bu böyle oldu.’ diyor. Sorumlu ise ‘Efendim ben konuyu bir inceleyeyim, bir bakayım ondan sonra size döneyim.’ Hemen 10-15 dakika sonra dönüyor, ‘Dediğiniz gibi bu olmamış, burada çok affedersiniz bir parmak var’ diyor. Bu parmak neyin parmağı, kimin parmağı, niye? Ve Sayın Başbakanımız bu işin düzeltilmesiyle ilgili talimat veriyor.”

Türkiye’deki 6 milyon asgari ücretlinin hiçbirinin Türk- İş üyesi olmadığını ama haklarını Türk- İş’in savunduğuna da değinen Mustafa Şahin, “Ama eleştirilen, hedef olan Türk- İş. Vermeyen hükümet, onlara hiçbir şey diyen yok. Asgari ücrette rakamsal anlamda baktığımızda 1404 liradan 1603 liraya çıkmış olması elbette kötü bir rakam değil. Ama geçinilebilir mi? Geçinilemez. Asgari ücret hesaplamasını ilkesel anlamda doğru bulmuyoruz. Bir kişinin geçineceği rakam esas alınıyor. Bu ülkede tek başına yaşayan var mı? Bunun eşi çocuğu yok mu, bunlar hiç değerlendirilmiyor. Bunlar değerlendirildiği zaman elbette rakam yüksek yerlere çıkıyor. İnşallah iyi rakamlara hep birlikte kavuşuruz” dedi.

Murat ŞENTÜRK

Share
333 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

BENZER HABERLER

Röportajlarımız
Beyaz’dan Maviye

Beyaz’dan Maviye

Röportajlarımız
Çantada moda tamirinde usta

Çantada moda tamirinde usta

Röportajlarımız
Eğitim sorunlarla başlıyor

Eğitim sorunlarla başlıyor

Röportajlarımız
“Esnaf direniyor”

“Esnaf direniyor”

Röportajlarımız
İhracata ALAN engeli

İhracata ALAN engeli