logo

06 Mayıs 2019

HER NE ARIYORSAN KENDİNDE ARA


Güneş DEMİR
gunesdemir07@gmail.com

 

“Her ne arıyorsan, kendinde ara”

Eğer sen, can konağını arıyorsan, bil ki sen cansın,

Eğer bir lokma ekmek peşinde koşuyorsan, sen bir ekmeksin,

Bu gizli, bu nükteli sözün manasına akıl erdirirsen, anlarsın ki aradığın ancak sensin sen,

Senin canın içinde bir can var, o canı ara!

Beden dağının içinde mücevher var, o mücevherin madenini ara!

A yürüyüp giden sufi, gücün yeterse ara!

Ama dışarıda değil, aradığını kendinde ara. Mevlana…

İnsanın kendini bilmesi; Sadece had bildirmek, acizliğinin farkına varması demek değildir. Aslınsa çiçero’nun da dediği gibi; Bir insana “Kendini bil” denilmesi yalnız gurur kırmak için değil, değerini de bildirir. Ve kendini bilmek; kendi iç dünyamızın, yeteneklerimizin, becerilerimizin, isteklerimizin, davranışlarımızın, niyetimizin ve çevremizde olup bitenlerin farkında olabilmek demektir. Kendini bilmek; kendini tanımak, kendinde kendini bulmak, kendine dönmek, kendi kişiliğimizi oluşturabilme, geliştirebilme ve olgunlaşmak demektir. Miguel ed. UNAMUNO ” En zor bilim, kendini bilmek” dese de kendimizi bilirsek ön yargılarımızı, tutkularımızı, bencilliklerimizi, hassasiyetlerimizi, önceliklerimizi sıralayabilir, kusur, yanlış ve eksiklerimizi düzeltebiliriz. Simurg’un dediği gibi “Gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.” Hayat yolunda birer yolcu olarak karşılaştığımız her olay kendimizi daha iyi tanımamız için de bir vesile olmaktadır. Zira kendisini tanımayan, bilmeyen kişiler kendilerini geliştiremedikleri gibi kötülük saçmaya devam ederler.

Aslında bakacak olursak; “İnsanlar dağların doruklarını, denizin dalgalarını, geniş nehirleri ve koca okyanusu seyretmek için yolculuk yaparlar, ama en yüce mucize olan kendilerini görmeksizin geçer giderler” diyen Aziz AUGUSTİN’e kulak verip kendinizi bilme yolunda bir adım atın, çünkü bu yolda atılan her adım kendi başına büyük bir yürekliliktir. Kendini bilmek için çevrenizin sizin için ne düşündüğünü, hangi davranışlarınızı sevip sevmediğini ve hakkınızdaki kanaatlerini önemseyi unutmayınız. Aslında bu görüşler sizin birer aynanız olup kendinizi görmenize ve bilmenize yardımcı olur. Ancak İbn-i Sina’nın dediğini de unutmamak gerekmektedir. “Kendinin ne olduğunu bilen insan, bazı kendini bilmezlerin, onun hakkında söylediklerinden etkilenmez.” İnsan kendini iyi tanıyor doğru işler yaptığına inanıyorsa ve kendisine güveniyorsa, kendini bilmezlerin yorumlarına aldırmaz gülüp geçer. Çünkü kendi varlığının farkında olanlar sağlıklı birey bilincine sahiptirler ve doğru bildikleri yoldan şaşmaz, sonuna kadar devam eder ve başarıya ulaşırlar.  Hz. Ali’ nin anlatmak istediği gibi ilacın ve şifanın kendilerinde olduğunu bilirler. “İlacın kendindedir fark etmiyorsun, illetin kendindendir görmüyorsun, zannedersin ki sen küçük bir parçasın, hâlbuki sen büyük bir âlem saklarsın farkında olmadan” ve “İnsanın kendini tanıması, bu yolda objektif bir bilgiye ulaşması çok çaba ve çalışma isteyen, zahmetli bir iştir” diyen P.D.OUSPENSKY haklı olsa da kendimizi tanımak ve kendimizi bilmek bize her zaman artı değer kazandıracağı gibi daha iyiye, daha doğruya ve daha güzele ulaştırır. Kendini bilen insanlar her geçen gün itibarlarını yükselten, sevilen, sayılan ve başarılı insanlardır. Sizler de Paul Valery’nin “Ne olduklarını bilmeyenler, ne dediklerini de bilmezler” sınıfından olmayın. Lao TSE’nin dediği gibi“Kendini tanıyan bilgedir” sınıfından olun, hep itibarlı ve hep değerli olun.

Ünlü düşünür ve bilge kişi olan Mevlana’nın dizeleriyle başlayan kendini bilme yolculuğuna, yine kendisine ait ve her zaman ders almamız gereken sözleriyle devam ederek, gönül kapılarınızı sonuna kadar açmanızın yararlı olacağını düşünmekteyim.

“Gerek yok her sözü, laf ile beyana. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana.”

“Söz söyleyen kemal sahibi olunca, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”

“Sen değerinle ve düşüncenle iki âleme bedelsin, ama ne yapayım ki değerini bilmiyorsun. Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.”

Asırlar önce yaşamış bilgenin düşündükleri ve söylediklerinin günümüzde değerini yitirmemesinin nedenlerini hepimiz gibi, hatta daha çok devlet büyüklerimizin dikkatle ve hassasiyetle irdelemesi, araştırması ve anlaması şüphesiz hepimizin lehine olacaktır. Bizi yönetenlerin kendilerini bilmeleri, halkın onlar için ne düşündüklerini ve onlardan ne beklediklerini önemsemeleri önemli bir konu olup, değerlerini yitirmemelerini, onlara duyulan güveni boşa harcamamalarını ve gönüllerimizde vazgeçilmez bir yere sahip olabilmek için bizlerle doğruları paylaşmalarını, hatalarını hep başkalarına yüklemek yerine kendilerinde aramalarını bekliyoruz.

“İnsan büyük bir şeydir ve içinde her şey yazılıdır. Fakat karanlıklar ve perdeler bırakmaz ki insan içindeki o ilmi okuyabilsin.”  Hz. Mevlana… SAYGILAR

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Zor Kazanılır Kolay Kaybedilir

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu olan güven kelimesinin sadece sözlükte yazıldığı kadarı ile hayatımızda kaldığı günümüzde, insanlara arkanızı döndüğünüz anda kuyunuzu kazacak hale gelmiş durumda. İnsanlarla karşılıklı ilişkileri güven üzerine kurmak günün birinde bizi hayal kırıklığına uğratamayacak birini bulacağımız, hatta hayal kırıklığına uğramamayı başarabileceğimiz anlamına gelmez. Hayatın en zor anlarından biri de birilerine güven duymaktır. İnsan her zaman birilerine güvenmek ister. Bir...
  • MAAŞ, MAKAM VE ŞÖHRET

    24 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bilinen bir kıssadır, vaktiyle bir baba gamsız ve hiçbir şeyi umursamayan oğluna sürekli “Sen adam olmazsın” diye serzenişte bulunur. Oğlu ise yıllarca çalışır durur ve neticesinde devlet kademesinde vezirlik makamına kadar yükselir. Vezir olduktan sonra, uşaklarına babasını yanına getirmelerini söyler. Vezirin maksadı babasına ne kadar önemli bir adam olduğunu kanıtlamak… Bir süre sonra babası gelir ve oğlu babasına “bana senden adam olmaz der dururdun, bak vezirim artık” diyince, babası oğluna “ben sana vezir olamazsın demedim, adam ...
  • Faizin Toplumsal Zararları

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Hicretin onuncu, risaletin son senesiydi.  Peygamber Efendimiz (s.a.s) hac farizasını yerine getirmek üzere ashabıyla birlikte Medine’den yola çıkıp Arafat’a ulaştı. Burada, yıllar sonra “Veda Hutbesi” diye meşhur olacak olan hutbesini îrâd etti.  İnsanlığın yolunu aydınlatacak tavsiyelerde bulundu. Birtakım haramlara ve sapmalara karşı ümmetini uyardı. Allah Resûlü’nün Veda Hutbesinde “Câhiliyeye ait her şey ayaklarımın altındadır” diyerek bir daha dönülmemek üzere yasakladığı hususlardan biri de faiz idi. Peygamberimiz, faizin her çeşidini ay...
  • Hayallerinizi Ertelemek!..

    23 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Yaşınız kaç, cinsiyetiniz ne, medeni haliniz nasıl, ekonomik sosyal durumunuz hangi seviyede olursa olsun, bugün, şu an nefes alıp veriyorsanız, Yaradan’ın bu dünyada soluklanmanıza izin verdiği ölçüde hayatınıza devam ediyorsunuz demektir. Belki bu cümle ile satırlara başlamam sorularımın kafanızda, gayr-i ihtiyarî tahlil edilmesine sebep olmuş olabilir. “ Yaşım şu, bayanım- erkeğim, evliyim-bekarım, maaşım yetersiz- çok şükür iyi…vs. gibi.” Biraz da ruh halinizi tahlil edelim ama bu sefer isteyerek. Mutlu bir hayatınız mı var, yok...