logo

13 Ağustos 2018

GÜNCEL EKONOMİK KRİZE ÇÖZÜM


Mustafa ECE
torosyapi@gmail.com

Geçtiğimiz cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımız Bayburt ve Gümüşhane’de, ekonomi bakanı da İstanbul’da iş dünyasına içinde bulunulan ekonomik sıkıntıdan çıkış yöntemlerinden bahsettiler. Bu toplumda halktan birisi olarak söyleyegeldiğimiz çözümleri ifade etmeleri de bizi fazlasıyla memnun etmiştir. İmalat olmaksızın gelişmenin, ihracat olmaksızın da ekonomik zenginliğin mümkün olmayacağını anlattılar. Ülke olarak imalat sektörümüzü geliştirmedikçe ve ihracatımızı kuvvetlendirmedikçe birilerinin ekonomik operasyonlarına cevap vermemiz mümkün olmayacaktır. Yastık altındaki dövizi ve altınları bozdurmamız asla kesin çözüm değildir. Yastık altı paralarının ekonomiye kazandırma yöntemi dövizin ve altınların bozdurulup bankalara yatırılması kesin kurtuluş çaresi olarak gösteriliyorsa bu çok büyük bir yanılgıdır. İmalat sektörünü ve ihracatı büyük şirketlerin, sanayicilerin, iş adamlarının ve holdinglerin elini bırakarak Türkiye ekonomisini birkaç kişinin elinde toplamak ve devlet olarak bu konuda onlara yardımcı olmak da asla doğru değildir. Birkaç kişinin ekonomik gücü ellerinde tutmaları yarın devletin idaresine karşı kullanmayacakları anlamına gelmez. Dünyada sermaye belli grupların üzerinde toplanması nasıl Siyonizm’i dünyada söz sahibi yapıyorsa; ülkemizde de benzeri sıkıntının yaşanmaması için sermayeyi birkaç kişinin elinde toplayacak şekildeki ekonomik yapıyı değiştirmek zorundayız. Sermayesi Türkiye bütçesinin üçte biri olan bir şirketin Gezi olaylarından tutunda devletin bekası aleyhinde kullanılan şu ana kadar birçok hususta sponsor olduğu biliniyor olmasına rağmen sermayemi ülke dışına çıkarırım tehdidinden dolayı şu anda hiçbir şey yapılamaz durumdadır. Bu şirketler gibi 5-10 şirket Türkiye bütçesinden daha fazlasına sahip olurlarsa işlerine gelmediği her konuda ülkeyi yönetenleri tehdit etme hakkını kendilerinde görür hale geleceklerdir. Bunun için İmalat sektörünü, ihracat sektörünü ve sermayeyi tekelleştirmekten kurtarmak zorundayız.

Bunu nasıl yapacağız diye sorarsanız Allah’ın(cc) izniyle vereceğimiz cevap var. Çözüm olarak altını çizerek söylüyorum, sermayeyi Anadolu halkına yaymak zorundayız. Eğer sermayeyi Anadolu halkına yaymazsak, imalat ve ihracatı Anadolu halkı üzerinden gerçekleştirmezsek, Devleti güçlendirmemiz mümkün olamayacak, İpek Yolu’nun, 3. hava alanının, doğalgaz ve petrol boru hatlarının Türkiye’den geçiyor olması da Türkiye’nin kurtuluşunu sağlamayacaktır. Sermayeyi Anadolu halkına yaymak, ihracat ve imalatı Anadolu halkı üzerinden yapmak için bir proje taslağının hazırlandığını biliyorum. Akdeniz Üniversitesi’nden 2 profesörün de içinde bulunduğu bir ekip çalışması olarak ihracat garantili imalat sektörü üzerine bir proje taslağı hazırlanmıştır. Anadolu halkının heyecanlanmasına ve dünyaya açılmasına sebep olacak böyle değişik projeler üretilmedikten sonra Türkiye’nin ekonomik sıkıntı çekmemesi veya birilerinin ekonomik krizler oluştururken bizlerin karşı koyabilmeleri mümkün olmayacaktır. Halkın devletini ekonomik sıkıntılardan koruyabilmesi için elinde ekonomik gücün olması, devleti kendi arkasında görmesi ve o gücü iyi kullanması gerekir. Devlet ekonomik açıdan zorda kaldığında birkaç iş adamının faizle (tahvil ve bono) ülkeyi sömürmeye devam etmesine müsaade etmeyecek ekonomik rahatlığa ulaşan Anadolu halkı, 15 temmuzda olduğu gibi Devleti her zaman canı pahasına nasıl koruyorsa, ekonomik sıkıntılardan kurtulabilmesi için de aynı gayreti göstereceğinden emin olabilirsiniz.

Burada tekrar altını çizmek istiyorum, sermayeyi birkaç kişiye veya birkaç gruba tahsis edecek devlet politikalarından vazgeçip, sermayeyi Anadolu halkına yaymak üzere kurgulanan bir devlet politikası haline dönüştürmek zorundayız. Bu tespitin önemini kavrayarak üzerinde çalışma yapılacağına ve Türkiye’nin dünyaya adaletli bir model oluşturacağına da inanmıyorum. Önümüzdeki 30 yıl içerisinde Amerika ve İsrail kendi çöküşlerini hazırlaya dururlarken, bizde tüm dünyanın ihtiyaç duyduğu insanlığa adalet getirecek örnek ülke olmaya hazırlanmak durumundayız. Ya Rabbi bu milletin ufkunu, azmini ve gayretini güçlendir, bizleri bu dünyada insanlığa adaletle hizmet eden ve insanlığı yücelten bir toplum olmamızı nasip et, bu toplumu çekemeyeceği şekilde imtihan etme, sen bu topluma lütfunla yardım et.

Share
1077 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SABIR

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Sizin  şer bildiklerinizde hayır,hayır bildiklerinizde, şer vardır. bu ayeti kerimenin tefsirine baktığımız zaman bize şer gibi gelen şeylerde Rabbim hayır murad etmiş olabilir. bize hayır gibi gelen şeylerde Rabbim şer murat etmiş olabilir. evet bugün şüphesiz ki dünya ve Türkiye gündeminde bu büyük şeytanın Türkiye’ye karşı uyguladığı ekonomik savaş ile ilgili gündemdir. Biz’de Mekke-i mukerremeden nazargahi ilahiden, arzın merkezinden, bütün vatandaşlarımıza, kardeşlerimize, selam ve dualarımızı gönderiyoruz. şüphesiz ki buralarda da büyü...
  • Bize öğretilenler bizleri şaşırtanlar

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    İletişimin kısıtlı, gazete haberlerinin ise yazılanların ötesinde kullanılan görseller, verilen mesajlar dışında ülkemiz ile ilgili bilgiyi, Dünya da ki gelişmeleri ancak öğrenebildiğimiz yollardı. Kıt imkanlar ile iyi haberlerin ve duyuruları paylaşmanın heyecanı içinde okuyucusuna televizyonda ise izleyicisine bu haberler ulaştırılırken başta aile içi, sonra okul ve daha sonra da tüm büyük küçük eğitimin elinin değdiği her yerde değerlerimiz bir bir hatırlatılmıştır. Ne demiş büyüklerimiz; -Bacak bacak üzerine büyüklerinin karşısında oturu...
  • Hepimiz Koray Geçgeliz !

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Gazeteci de Türk Medeni Kanunları ile her vatandaşın sahip olduğu haklara sahiptir. Gazeteciyi özel koruyan bir yasa yoktur. Bir dönem başında kasklarla dolaşan gazetecileri okuyucularımız bilir. Coplar, dipcikler sanki eylemi yapan gazeteciymiş gibi dayak atılmıştır. Sonuç; Değişen bir şey yok ! Gazetecilerde tıpkı Acil Servis doktorlarının düştüğü durumları yaşamaktadır. Kişiliği, gazeteci kimliği, cesareti ve duruşu ile mesleğinin onur ve şerefini haysiyetini koruyarak icra edenler ya dayak yer, ya da serseri bir kurşun ile hayattan kopartıl...
  • ÇINAR OLMAYIN ÇİMEN OLUN !!!

    15 Ağustos 2018 YAZARLAR

    Her kes çınar olmak ister, Çünkü büyüktür,kökleri sağlamdır Gösterişlidir ben burdayım der. Ama çınar olmak zordur, Rüzgar seninle uğrasır, Şimşekler hep senin üstüne düşer, Fırtınalar en çok sana zarar verir. Yani kolay değildir çınar olmak.   Ama ÇİMEN öylemi, Yağmurlar seni besler Koyun,kuzu senden beslenir, Üzerine pisliğini bıraksa bile Gübre olur işine yarar. Yükseklerde başın dönmez, Şimşekler yakıp yıkmaz Rüzgarlar seni devirmeye çalışmaz Seninle mücadele etmez. Senin sırtını ok...