logo

“Esnaf direniyor”

Antalya Fotoğrafçılar Kırtasiyeciler ve Kitapçılar Odası Başkanı Mehmet Bayrak, sektörün ciddi bir şekilde desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

Bugünkü röportajımızda Antalya Fotoğrafçılar Kırtasiyeciler ve Kitapçılar Odası Başkanı Mehmet Bayrak’ı misafir ettik. 2 dönemdir oda başkanlığı yaptığını belirten Başkan Bayrak ile fotoğrafçı, kırtasiyeci ve kitapçı esnafının dününü, bugününü ve yarınını masaya yatırdık. Sektördeki iş hacminin herkesin iştahını kabartan bir noktaya geldiğini aktaran Bayrak, her önüne gelenin piyasaya girmesinden dolayı sektörün gerçek sahibi olan esnafların zor durumda kaldığına işaret etti÷ Ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçen esnafa sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Bayrak ile gerçekleştirdiğimiz röportajın detayları şu şekilde:

ODAYLA TANIŞMANIZ?
 2014 yılından bu yana odamızın başkanlığını yapıyorum.  Daha önceki başkanımız 20 yılın üzerinde odamızı yönetmiş ve bu süreçte odamızın durumu her yıl kötüye gitti. Esnaflar için hiçbir proje üretilmedi, bunun yanında odanın borç yükü her geçen gün arttı. Üyeler, odayla ilgili konularda muhatap bulamıyorlardı ve başkan olmam yolunda istekler tarafıma ulaşmaya başladı. O dönem başka bir odada denetim kurulu başkanlığı yapıyordum; fakat camiamızın sesine kulak verdik ve başkanlık için adaylığımızı açıkladık. Seçimlerde üyelerimiz bizi başkanlık görevine layık gördüler ve o günden bu yana bizde onlara en iyi hizmeti vermek için yönetim kurulundaki arkadaşlarımızla birlikte elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz.

ODAYA SAĞLADIĞINIZ KAZANIMLAR?
Göreve geldiğimizde çok kötü çok bir yapı ve bozuk bir mali yapıyla karlaştık. Yönetim kurulumuzla odayı, nasıl iş yapar bir hale getiririz,  nasıl esnafımız için bir şeyler yapabiliriz derdine düştük. İlk olarak süre gelen borçlar nedeniyle mali tabloyu düzeltmek için yapılandırmaya girdik. Yapılandırmanın altından kalkmak için projeler geliştirmemiz gerekiyordu ve hemen ‘Kırtasiye kırtasiyeciden alınır’ isimli projemizi hayata geçirdik. Sponsorlar vasıtasıyla bu projenin reklamını tüm kent genelinde yaptık ve projemiz ülke genelinde ses getirdi. Göreve geldiğimiz günden bu yana 300 milyar civarında olan oda borcunun neredeyse tamamına yakının ödemiş durumdayız ve projelerimizle esnafımızı ayakta tutmak için büyük çaba gösteriyoruz. Esnafımızın sorunlarıyla ilgili çözüm üretirken geçici değil, kalıcı çözümler için çaba gösteriyoruz.

EN ÖNEMLİ SORUNUNUZ?
Kırtasiye sektörümüzün sorunlarının en başında zincir mağazalar, AVM’ler ve spotçu diye tabir ettiğimiz işletmeler yer alıyor. Bu tarz yerler Kurban’da kurbanlık, Ramazan’da şeker gibi sezonluk ürün satışına yöneliyorlar. Bizler, yıl boyunca kırtasiye ürünlerini belirli bir alan içinde sergiliyoruz, bu işletmelerse 2-3 haftalık bir zaman dilimi için hemen bünyelerinde bir yer tahsisi gerçekleştiriyorlar ve ürün satışı yapıyorlar.  Eğer bir AVM şu an kırtasiye ürünleri için 100 metrekare yer ayırıyorsa yıl boyunca bu alanı kırtasiye ürünlerine ayırsın diyoruz; fakat zarar edecekleri için buna da yaklaşmıyorlar. Bizler yıl boyunca bu iş için kira ödüyoruz, vergi yatırıyoruz, eleman çalıştırıyoruz; ancak AVM, zincir mağaza ve spotçunun böyle bir derdi yok.

KORSAN FOTOĞRAFÇILIKLA İLGİLİ NE SÖYLERSİNİZ?
Fotoğrafçı üyelerimizin en büyük sıkıntısı korsan fotoğrafçılık durumunda.  Eline makine alan herkes ‘fotoğrafçıyım’ diye sosyal medya platformları üzerinden müşteri topluyor. Verdikleri reklamlarda düşük fiyatlarla dikkat çekiyorlar ve müşteri buluyorlar. Bu insanların kullandığı ekipmanlar ve yaptıkları işler kaliteli değil. Vatandaşlara uyarım, özel günleriniz mahvolmaması için odamıza kayıtlı fotoğrafları tercih etmeleri. Korsan fotoğrafçılar, hem esnafımıza hem de ülke ekonomisine zarar vermekte. Büyükşehir Belediyesi ile bu konuda ortak bir çalışma yürüttük ve belediyemize bağlı parklarda ve açık mesire alanlarında korsan fotoğrafçılarla yönelik denetimler yaptık. Bu denetimler sayesinde ilimizdeki korsan oranı ciddi seviyede azaldı. Bu konuda yanımızda olan ve bize destek veren Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı’na çok teşekkür ediyoruz.  Bu uygulamamızda Türkiye genelinde bir ilk olmuştur ve diğer iller tarafından örnek alınmıştır.

KIRTASİYE ve SAĞLIK İLİŞKİSİ?
Kırtasiyelerde satılan ürünlerin sık aralıklarla denetleniyor. Kırtasiye sektörü, çocuklarımızın sağlığıyla yakından alakalı olmasından ötürü diğer sektörlere göre ciddi farklılıkları bünyesinde barındırıyor.  Çocuklarımız, eğitim-öğretim hayatlarında kırtasiye ürünlerinle sürekli temas halindeler ve kırtasiye ürünlerinin sağlıklı olması bu açıdan çok önemli. Odamıza kayıtlı bir kırtasiyede de, ‘milyoncu’ diye tabir edilen işletmede de kokulu silgi bulabilirsiniz; ama ikisinin arasında büyük fark var. Kırtasiye ürünü alırken sadece fiyatına bakmak son derece yanlış bir yaklaşım ve bunu yaparken çocuğunuzun sağlığını iki kere daha düşünün derim. Sağlıklı ürünler konusunda kırtasiyelerimize tamamen kefiliz. Odamıza kayıtlı kırtasiyecilerin ve fotoğrafçıların her zaman yanındayız. Onlarla ilgili bir sorun oluşursa biz de bu soruna müdahale ediyoruz; ama şu ana kadar arkadaşlarımızla ilgili hiçbir vatandaş gelip ‘Benim şu sorunum var’ demedi. Allah’a şükür üyelerimizin tamamı mesleklerine hakim ve raflarındaki ürünlerin tamamı insan sağlığı açısından zararsız durumda.

DÖVİZDEN DOYALI FİYATLARDA YÜKSELME VAR MI?
 Döviz kurundaki yükselmelerden kaynaklı, her sektörde olduğu gibi bizim sektörlerimizde de bir zam söz konusu oldu; fakat bu artış diğer sektörlere oranla daha düşük seviyede kaldı. Bunun nedeni de; kırtasiyeci arkadaşlarımız yeni sezon ürünlerinin siparişini yılın ilk ayında ya da yılın son ayında verirler. Dövizdeki hareketlilik yaz aylarında başladığı için ve esnafımız yeni sezon için ürün bağlantısını daha önceden yaptığı için fiyat artışı çok fazla yaşanmadı. Bu nedenden ötürü fiyatlarımız AVM’lere, zincir mağazalara ve spotçulara oranla daha uygun; çünkü onlar sezonluk alışveriş yapıyorlar.

VERGİLERDE SÜSPANSE BEKLENTİNİZ?
Döviz kurundaki yükselme kira, ulaşım gibi birçok girdimizi kat be kat arttırdı. Girdilerimizdeki artış, dolarda yaşanmadı. Hal böyle olunca da esnaflarımız, ortaya çıkan tablodan, ekonomik bağlamda, olumsuz yönde etkileniyor. Bu etkilenmenin sonucunu olarak da ürün fiyatlarına cüzi oranlarda zamlar yapmak zorunda kalıyoruz.  Dolar kaynaklı oluşan enflasyon sonucu üretici fiyat endeksi(ÜFE) ve tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranları artıyor. İşletmeleri kira olan üyelerimiz, kira kontratlarını TÜFE’ye göre yapıyor ve bunun neticesinde kiralarda ciddi artışlar söz konusu oldu. Bu noktada esnafın girdileri hızla yükseliyor ve devletin bu konuda bizlere yardımcı olması lazım. KDV oranlarımızın düşürülmesini yetkililerden rica ediyoruz. Okul kırtasiyesinde bazı ürünlerin KDV’si yüzde 8 bazılarının yüzde 18. Yüzde 8’lik dilim yüzde 1’e düşürülürse sektörümüz açısından uzun vadede ciddi bir iyileştirme politikası hayata geçirilmiş olacak.

TEKNOLOJİ MAĞAZASINDA KIRTASİYE ÜRÜNÜ?
Bugün gelinen nokta itibariyle küçük ve orta ölçekli esnaf AVM’ler karşısında direniyor, ayakta kalmak için mücadele veriyor; fakat AVM’lerin iştahı bir türlü durmak bilmiyor. AVM’lerdeki kitap mağazalarının kırtasiye ürünlerini satmasına karşı değiliz; ama bugün bir AVM’ye giriyorsunuz teknoloji mağazasından, giyimci mağazasına, hatta dekorasyon mağazasında bile sezonu olması nedeniyle kırtasiye ürünleri satıldığını gözlemliyorsunuz.  Oda olarak bu duruma şiddetle karşı çıkıyoruz. Herkes işini yapsın. Biz kırtasiye dükkânında bilgisayar ya da ev tekstili satsak kendilerinin hoşuna gider mi çok merak ediyorum. Bu konuda bir başıboşluk olduğunu görüyorum ve ilgili makamları göreve davet ediyorum.

YAPILANDIRMA KONUSUNDA NE SÖYLERSİNİZ?
Devletimizin hayata geçirdiği ‘Vergi Affı’ndan borcu olan üyelerimiz yararlandı ve çoğu borçlarını yapılandırdı. Yapılandırmaya dâhil olan arkadaşlarımız birinci taksitlerini ödediler; fakat piyasadaki dalgalanma nedeniyle iş yapmakta zorlanan esnafımızın ikinci taksitlerde zorlanacağı açık bir şekilde görülüyor.  Esnaflarımız, devlete olan borçlarını ödemek istiyorlar; lakin 18 taksit şu an çoğu esnafımızın altından kalkabileceği bir imkan sağlamıyor. Bu noktada, taksit oranlarının arttırılması ihtiyacı her geçen gün önemini arttırmakta. Yetkililerimizden bu konuyla ilgili yeni bir yapılandırma sürecinin faaliyete geçirilmesini rica ediyoruz.

KREDİLERLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ?
Esnaflarımızın işlerini geliştirmesi ve önlerini daha kolay görebilmeleri adına Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından kullandırılan kredilerin önemi şüphesiz çok büyük. Sıfır faizli ya da düşük faizli şekilde kullandırılan bu krediler noktasındaysa öne çıkan önemli bir sorunumuz var, o da; sicil konusu. Bu krediler verilirken esnaflarımızın sicillerinin göz ardı edilmesi ya da sicil affı yapılarak bu kredilerin verilmesi gerekiyor; çünkü ticaret yapan esnaflarımızın büyük bir bölümünde kredi kartı ödemelerinin gecikmesinden ötürü sicillerinde eksi notlar yer alıyor. Ticarette bu tarz küçük sorunların yaşanması normal bir süreç; ama bu normal sürecin esnafın geleceğine garantiyle bakmasını sağlayacak kredileri kullanmasında engel olmaması gerekiyor. Devletimizin esnafımızın yanında yer alması gerekiyor. Esnaf ve sanatkarların korunması gerekiyor. Bu bağlamda yetkililerden destek bekliyoruz

ESNAFI AYAĞA KALDIRACAK PROJELER?
Şehrimizde şu an büyük bazlı projeler yok denecek kadar az; ancak ilerleyen yıllarda yapılacak büyük konut projelerinde ya da AVM inşaatlarında Antalya esnafına yer verilmesini istiyoruz. Şu an mevcut bir uygulama var; ama çok yetersiz. İlerleyen yıllarda yapılacak bir konut ya da AVM projesinin ihalesinde, yerel yönetimlerimiz tarafından ihaleye katılan firmalara şu kadar kent esnafına proje içerisinde yer ver şartı koşulabilir. Ayrıca her sokakta mağaza açan üç harfli ulusal zincir mağazaların ruhsatlandırılmasına da bir sınırlama getirilerek esnafın ayakta tutulmasına destek olunabilir.
Veli AKOĞLU

Share
#

SENDE YORUM YAZ