logo

Eğitim camiası dertli

Eğitim sisteminin ve bilhassa da eğitim camiasının çok sayıda sorunu olduğunun altını çizen Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Çoban, kanayan yaraya neşter vurulması, uzun vadeli bir politika ve stratejinin geliştirilmesi gerektiğini savundu.

 

YENİ MÜFREDAT İHTİYACI

Yeni eğitim-öğretim dönemi öncesi eğitim camiasının çözülmeyi bekleyen sorunları olduğunu işaret eden Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, hükümetin köklü sorunlara köklü çözümler getirilmesi gerektiğini belirterek, “Çocuklarımızın çağın gereklerine göre yetişmesi, gençlerimizin evrensel nitelikteki normlarla donanması, milletimizin geçmişten devraldığı medeniyet değerlerinin yarınlara aktarılması için tarihimizi günümüze bağlayan değerlerimizle bezenmiş yeni bir müfredata ihtiyaç vardır” dedi. Başkan Çoban bu ana hedef için sorun yumağı haline gelen eğitim camiasının kanayan yarasına neşter vurulmasını, uzun vadeli bir politika ve stratejinin geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Memur Sen İl Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, yeni eğitim öğretim sezonu öncesi öğretmenlerin yaşadığı sıkıntılara parmak bastı. 2017-2018 eğitim-öğretim yılının öğrenciler için yeni bir heyecan, öğretmenler için yeni fedakarlıklar ve özveri dönemi olduğunu, millet nezlinde ise geleceğe yönelik büyük adımlar hedefiyle başlayacağını belirterek, “Yaklaşık 18 milyon öğrencimize, 900 bini aşkın öğretmenimize, diğer eğitim çalışanları ile birlikte 20 milyonluk bu büyük ailenin tüm fertlerine başarılar diliyoruz” diyerek yeni dönemin hayırlara vesile olmasını diledi.

‘Köklü sorunlara köklü çözümlerin getirilmesi gerekir’ diyen Çoban, Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu kritik dönemlerde her anlamda sürdürülebilir politikalar benimsemesi, belirleyeceği politikalar öncesinde eğitimin paydaşlarıyla istişare etmesi, eğitimin sorunlarının çözümü için çok önemli olduğunu işaret etti. Çoban sıkıntıları şöyle sıraladı:  “Eğitim konusundaki başlıca sorunlardan biri olan 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı, atama bekleyen 300 bin öğretmen adayının varlığı, insan kaynaklarının yerli yerinde kullanılmasını engelleyen alışkanlıklar, uzun vadeli planlama gerektiren önemli hususlardır. Bunun yanında, başta öğretmenler olmak üzere, eğitim çalışanlarının kronikleşmiş sorunlarının çözümünün de en az öğretmen ihtiyacının karşılanması kadar zorunlu olduğu açıktır

“Mülakatlı sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, erkek kamu görevlilerine dayatılan kılık-kıyafet zorunluluğu, çerçeve yönetmelikteki bazı antidemokratik yaptırımlar yüzünden kamu görevlilerinin yaşadıkları mahrumiyetler, öğretmenlerin kariyer basamaklarına ilişkin yaşadıkları belirsizlik, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, öğretmen açığı, eğitim çalışanlarının atama ve yer değiştirme süreçlerinde yaşadıkları sorunlar, yönetici görevlendirme süreçlerinde mahkeme kararlarının doğurduğu sıkıntıların yeni dönemde çözülmesini ümit ediyoruz”

Bunun yanında hayatın her alanını etkileyen olumsuzluklar eğitimin bıraktığı boşluklardan kaynaklanmaktadır. Bugün toplumsal bir ihtiyaç haline gelen yeni bir müfredat olgusu hepimizin gerçeğidir. Çocuklarımızın çağın gereklerine göre yetişmesi, gençlerimizin evrensel nitelikteki normlarla donanması, milletimizin geçmişten devraldığı medeniyet değerlerinin yarınlara aktarılması için tarihimizi günümüze bağlayan değerlerimizle bezenmiş yeni bir müfredata ihtiyaç vardır”

Öte yandan kazanma ve kaybetme nedeni açıklanamayan mülakatla öğretmen alımının öğretmenler arasında büyük bir huzursuzluğa neden olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Çoban, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 4. maddesinin altıncı fıkrasıyla sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının geri gelmesinin büyük sıkıntıları beraberinde getireceğini vurguladı. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, söz konusu mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesinin adalet duygusunu zedelediğini öne süren Çoban, Milli Eğitim Bakanlığının, yeni personel alımı tercihinde, mülakat uygulaması yerine daha adil, hakkaniyetli, ehliyet ve liyakat ölçülerine göre istihdamı hayata geçirmesi gerektiğini belirtti.

Çözüme yönelik görüşlerini sunan Başkan Mustafa Çoban, “Mahşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet kriterleri tartışmaya açık sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulamasına da, bunun yolu olan mülakatla öğretmen alımına da karşıyız. Öğretmen istihdamında güçlük çekilen bölgelerdeki sorunun çözümü; sözleşmeli öğretmenlik, yer değiştirme yasağı gibi palyatif yollarla değil, söz konusu bölgelerde öğretmenlerin kalıcı olarak görev yapmalarını teşvik edecek katkılarla mümkündür. İstihdamda güçlük çekilen yerlerde teşvik sistemi hayata geçirilmelidir” dedi.

Çoban bu konuda şunları söyledi: “Başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere, istihdamda güçlük çekilen yerlerde en büyük eğitim sorunu kalıcı öğretmen istihdamının sağlanamamasıdır. Bugün söz konusu bölgelerde bir öğretmenin görevde kalma süresi ortalama 1,5 yıldır. Bu durum, eğitim-öğretimde ciddi sıkıntılara neden olmaktadır. Sorunun diğer boyutu, öğretmen açığının en çok bu bölgede bulunmasına rağmen deneyimli öğretmenlerin bölgede çalışmak yerine bir an önce diğer bölgelere gitmesidir. Bu açığı kapatmak amacıyla zorunlu hizmet yükümlülüğü getirilmişse de, bunun soruna kalıcı bir çözüm getirmediği ortadadır. Eğitim çalışanlarına, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapmaları halinde illerin mahrumiyet durumlarına göre ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi, hem bölgenin eğitim çalışanı açığının kapatılması hem de bölgenin zorluğuna göre eğitim çalışanının yaşamış olduğu mağduriyetin giderilmesi bakımından gereklidir

“Bir ülkede eğitim fakültelerinden mezun olup atama bekleyen 300 binin üzerinde öğretmen adayı ve o ülkenin eğitim kurumlarında 100 bine yakın öğretmen ihtiyacı varsa, bu, bir çarpıklığın olduğunun göstergesidir. Söz konusu çarpıklık düzeltilmediği sürece sıkıntılar devam edecektir. Bakanlığın öğretmen ihtiyacı konusunda gerekli hizmeti sunamaması ya da eksik hizmet sunması, eğitim ve öğretimin bütün aşamalarında birçok sorunun kaynağını oluşturmaktadır. Bu konuda köklü bir çözüme gidilmesi ve öğretmen ihtiyacı olan yerlere öğretmen adaylarının dengeli bir şekilde atanması konusunda bir planlama yapılması elzemdir. Bu amaçla, bir yandan YÖK ile daha sıkı bir iş birliği içerisinde Bakanlığın orta ve uzun vadeli öğretmen ihtiyacı ile yükseköğretim kurumlarının eğitim ve fen-edebiyat fakülteleri ile pedagojik formasyon kontenjanlarının müştereken belirlenmesi; diğer yandan norm kadro esaslarında köklü değişikliğe gidilerek, ders saatinin yanında öğrenci sayısı, okul büyüklüğü, coğrafi konumu, bulunulan bölgenin sosyo-ekonomik durumu ve OECD kriterleri gibi çok sayıda değişkenle belirlenen bir norm kadro düzenlemesi yapılması ve öğretmen sayısının kademeli olarak artırılması gerekmektedir.

Eğitim kurumlarındaki idareci görevlendirme aşamasına yönelik açılan iptal davaları ile ilgili de konuşan Eğitim Bir Sen Şube Başkanı Mustafa Çoban, iptal davalarında verilen yürütmenin durdurulması kararları ile görev süresi sona eren yöneticilerin yeniden değerlendirilme süreçlerine karşı açmış oldukları bireysel davalar neticesi verilen iptal kararları sonrası yönetilemez ve yürütülemez bir hâle geldiğini kaydetti.  Mahkeme kararları göz önünde bulundurularak çıkartılan yürürlükteki yönetmeliğin, mevcut sorunlara kısa vadeli çözümler getirse de, kazanılmış hakların korunması ve tecrübeli yöneticilerin görevlerinin devamının sağlanması noktasında yetersiz kaldığını ima eden Çoban, kanayan yaraya neşter vurulmak suretiyle, uzun vadeli bir politika ve stratejinin geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Çoban, yönetici görevlendirme sürecinde yaşanan sıkıntıları şöyle sıraladı: “Belirsiz ve kestirilemez bir politika izlenmesi; 6287 sayılı Kanun’la yöneticilik görev süresinin 4 yılla sınırlandırılmış olması; ek ders usul ve esaslarının yöneticilere münhasır mali haklarının günümüz eğitim kurumu yöneticiliği görevlendirme süreci ve sorumluluklarına uyarlanamaması ile nöbet ücreti gibi yönetici olamayanlara tanınan ilave imkânların denginin yöneticilere yansıtılamaması sonucu kurum içi ücret dengesinin bozulması; öğretmenlik branşındaki normlarının saklı tutulmaması nedeniyle görev süresi sona eren yöneticilerin norm kadro fazlası öğretmen konumuna düşecek olmaları”

Murat ŞENTÜRK

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ