logo

04 Ekim 2017

Dikkat! Fatura Ak Partiye


Cengiz Savaşeri
cengizsavaseri07@gmail.com

Orada bir köy var, uzakta diye başlayan Ahmet Kutsi Tecer’in bir şiirini hatırlarım. Şiirin son beyitindeki ilk iki mısrasında da orada bir yol var, uzakta der.
Antalya’daki kırsal yerleşim alanlarında şahit olduğum çaresizlikleri ve mağduriyetleri görünce, şairimizi anmamak elde değil. Şair Ahmet kutsi Tecer, gitmesek de, yürümesek de o köy ve de o yol bizim köyümüz ve yolumuz diyor.
O köylerin ve de toz toprak içindeki yollarının bizim olduğu bilincinde kaç yöneticimiz var acaba?.Belki vardır ama, kırsalda yaşamını sürdürmeye çalışan köylü vatandaşların sorunlarına kafa yoran kaç kişi var. Bizim bürokraside karar çıkması mucizeye bağlı. Her kurumun kendine göre yoğurt yiyişi var. Bir kurumun görüş ve kararı, bir diğer kurumun görüş ve kararına uymayabiliyor. Üstelik koordinasyon eksiği olduğundan görüş sorma, rapor alma, karar çıkartma gibi olaylarda deveye hendek atlatabilsek bile KURUMLARIMIZA ÇAĞ ATLATAMAYIZ.
Her kurumda, siyaseten kovulmamışsa birkaç eski ve iş bilen memur var ama her konuda önüne dosyaları yığmışlar. Yani o MEMURLARDA METAL YORGUNLUĞU OLMUŞ. Yeni memurların birçoğu ise eski memurların hocalığına muhtaç.
Vatandaşın işlerini yoluna koymak için duyarlı memurlarımız olduğu gibi, uğraşmak istemeyen, ne olur ne olmaz kabilinden inisiyatif kullanmaktan kaçınan, topu taca atmayı marifet sayan memurlar da var. Bir de siyaseten geçmişe göbek bağı ile bağlanmış gizli tarafgir memurlar var. Elbet her gelen iktidar veya özellikle belediyeler, bu memurların hepsini değiştiremez. Biz gazeteciler de bu kişilerin kelliklerini görmezden gelip ŞAPKALARINI DÜŞÜRMEK İSTEMEYİZ.
Konu kırsal alanlardaki köylülerin sorunu olunca, nüfus yoğunluğundaki kent merkezlerine göre yapılacak hizmetler ötelenir. Yani o köylülerimiz seçim dönemleri dışında yok farz edilir. Üstelik o uzaktaki köylerde müteahhit rantı da yoktur. Bu köylülerimizin arazileri, taşlık çalılık, fundalık araziler olduğu için, bir işe de yaramaz. Köylülerimiz, bu arazilerinde ancak keçi beslerler. DERTLERİNİ DE KİMSEYE ANLATAMAZLAR. Birkaçı anlatabilirse ve İlçe belediyeleri çözüm üretmek istese bile, Büyükşehir yasası ile alanı büyümüş belediye yetkilileri, fazla zor işlere bulaşmak istemez. Neticede bu bürokratik sorunlar sonucu, vatandaşların önüne bir sürü engel çıkar. Şu yasanın bu maddesi, filanca kararnamenin bilmem kaçıncı maddesi ve bendi, genelge, tamim derken köylünün ömrü geçer gider. Dededen toruna taş evlerde oturup kurbanlık yetiştirerek ömür tüketirler.
Hayatlarında hiç köy evinde bir gün bile yatmamış yasa koyucularımız veya yetkililerimiz ise, masa başında işleri yürütür. Bu konuda en bilinçli çalışma yürüten kurumumuz, engin tecrübesiyle GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ ve ÇEVRE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ. Bu kurumlarımız çözüm üretse bile, önlerine yine engeller çıkar. Mesela; Tarım arazilerinin korunması kullanılması ile ilgili yasa, kentlerdeki toprak kurulunu yetkili kılmış.
Yetkililerin birçoğu köy yaşamına araçları bozulursa şahit olmuştur. Tuvaleti bahçede olan bir köy evinde hiç yatmamışlardır. Ama iş karar vermeye gelince olumsuz parafları atıverirler. Hem de üstlendikleri vebalin farkında olmadan.
Sonuçta bu işlerin zararı zavallı köylü vatandaşlara olduğu kadar, faturası günümüz iktidarı Ak Partiye kesiliyor. Kırsalda yaşayan insanların iktidardan soğumasına sebep oluyor. BENDEN SÖYLEMESİ.
Hoşça kalın

Share
307 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Beklenen Son!

    13 Aralık 2017 YAZARLAR

    Antalyaspor’la alakalı özellikle Rıza Çalımbay’ın da ayrılmasından sonra birçok defa buradan yazdık. Antalyaspor’da işler iyi gitmiyor, sıkıntı var bu gidişat takıma zarar verecek diye… Günün sonunda maalesef haklı çıktık. Hafta başında Ali Şafak Öztürk’ün basın açıklaması mail adresime düştü. Açıklamada; “Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak 30 Haziran 2016 tarihi itibarıyla başladığım görevimden 11 Aralık 2017 tarihi itibarıyla ayrılıyorum” demiş Öztürk. OPET üzerinden Duyuru… İlk olarak bu mailin geldiği ku...
  • MESELA KİMSENİN BÖYLE BİR HAKKI YOKTUR…

    13 Aralık 2017 YAZARLAR

    Deyip söylemeye devam edelim...Ümmetin arasında dolaşan veya ümmetin bireylerini bilgilendiren hiç bir cemaatin, hiç bir gurubun Aziz İslam'ın önüne geçme diye bir hakkı yoktur...Yine hiç kimsenin, hiç bir gurubun hakkı yoktur "hakkı  yalnız biz temsil ediyoruz" demeye...   Kalbimizde tutalım,bu konular çok dikkat edilmesi gereken konular Müslüman bireylerce...Konuşurken yazarken  sözlere kelimelere çok dikkat edilmeli,  İslam adına söz ederken hizmet edildiği sanıldığı anlatılırken...   Sahi neden insanlar bu konuları hep...
  • Zamanımız Müslümanlığı

    12 Aralık 2017 YAZARLAR

    Geçenlerde elime bir kitap geçti. Kitabın adı “Sohbet kuralları” şeklindeydi. Kitabı bir Şeyh Efendi yazmış. Gerçekten güzel konular, güzel anlatım ve güzel hazırlanmış bir kitap. Bir hamlede 44. sayfaya kadar geliverdim. Kitapta sohbetin mana ve önemi, sohbet ve sahabe, sohbet kuralları gibi önemli başlıklar altında ayet, hadis ve Asr-ı saadet olaylarından konu ile ilgili olanları anlatılmış. Kitabın kalan kısmını da bir an evvel okumak için kendi kendime karar verdim. Ancak kitabı incelerken kafama bir soru takıldı. Bu soruya cevap aradım b...
  • KARDEŞLERİM DİYE BAŞLASAM…

    12 Aralık 2017 YAZARLAR

    Kardeşlerim gelin bu gün karşılıklı konuşur gibi yazalım, öyle diyelim diyeceklerimizi desem...Olur ya belki daha iyi anlarız, daha kalpten dinleriz bir birimizi...Gözlerimiz daha bir merhamet dolu, ve insanca bakar bir birimize olur ya... Bu davranışa çok ihtiyacı var hepimizin, ve ümmetin... Nedense karşımızdakini dinleme işini hiç beceremedik, veya dinlemek istemedik bir başkasını...Dinleseydik belki onunda güzel ve kardeşçe, insanca sözleri olacaktı bize... Ama kendisinden başkasını, veya kendi efendisinden başkasını duymak isteyen...