logo

13 Ağustos 2018

DİK DURALIM EĞİLMEYELİM


YALÇIN KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

Dolar aldı başını gidiyor…

Gidiyor, gitmesine ama nereye gidiyor pek bilinmiyor.

Gerek dış güçlerin bir takım ekonomik oyunları gerekse de ülkenin yeni sisteme entegre süreci nedeniyle Türk lirası değer kaybetti.

Bunun yanında Avrupa Birliği para birimi olan Euro hâlihazırda yükselişini sürdürürken dolarda Euro’nun yükselişini aratmaz bir şekilde adeta yukarıya doğru son hızla tırmandı.

Bir tarafta ekonomide bu şekilde olumsuz dalgalanmalar devam ederken bir taraftan da bu dalgalanmayı fırsat bilen bazı kişiler yâda gruplar, hükümeti hedef alan söylemlerle ekonomideki bu dalgalanmayı sanki körüklüyor.

Eğer ortada ekonomik yönden bir durgunluk, bozukluk yâda herhangi bir olumsuzluk var ise bunu milletçe aşmaya çalışacağız.

Böylesi kara propagandalara gelmeyeceğiz ve gelmemiz lazım.

Şimdi soruyorum size; ekonomideki bu olumsuzluğun hangi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına katkısı var?

Siz cevap vermeden önce ben cevaplamak istiyorum.

Hiç kimseye katkısı yok…

Sevgili Türkiye Cumhuriyeti’nin her biri birbirinden güzel insanları, tamam, dolar yükseliyor, yükselmesine ama bu yükselişe bizde olumsuz söylemlerimizle destek olmayalım.

Bilakis birliğimizle, dolara karşı alacağımız tavırla, bozduracağımız her bir dolarla, alışverişte dolar yerine kullanacağımız her bir Türk lirasıyla bu ekonomik dalgalanmaya karşı dik duralım.

Devletimize , geleceğimize bu konuda köstek olmak yerine destek olalım.

Belki bu yazıyı okuyan bazı kişiler, bu sözüme inanmaya bilir ama olsun.

Ben her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve devletimin zor zamanında yanında olmak zorundayım.

Birlik ve beraberlik olgusunu yeniden vurgulamak istiyorum.

Biz ne kadar bir olursak, beraber olursak dolara karşı mevcut ekonomik dalgalara karşı o kadar başarılı oluruz.

Yani doları yenecek olan 15 Temmuz’da olduğu gibi milli iradedir, halktır, vatandaştır.

Bu nedenle Milli irademizi doların bu yükselişine karşı ne kadar güçlü bir şekilde gösterirsek inanın bana ne dolar ne de başka bir para birimi bizim güçlü irademiz karşısında ayakta durabilir.

Saygılarımla…

Share
205 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TEVBE

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Âdem (a.s.) ve eşi Havva validemiz, cennette bir hata işlemişlerdi. Derhal bu hatalarının farkına vararak pişman oldular. Yüce Rabbimiz, onlara hatadan dönme erdemini, tevbe nimetini lütfetti. Onlar da; “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz” diyerek pişmanlıklarını dile getirdiler, Allah’tan bağışlanma dilediler. Böylece insanlık tevbenin ilk örneğini Hz. Âdem ile eşinden öğrenmiş oldu. Hepimiz beşeriz. Hayatımız boyunca bize vesvese veren şeytanla ve bizi ha...
  • DİZİLERİN ETKİSİ VE SOSYAL MEDYA 

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Son yıllarda bir dizi çılgınlığıdır almış başını gidiyor. Neredeyse her gece her televizyon kanalında bir dizi yayınlanıyor. İşin kötü tarafı ise bu dizilerin neredeyse hiçbirinin, gerçek hayatla hiçbir alakası yok. Türk kültürüne, gelenek-göreneklerine uymayan bu dizilerin insan hayatında çeşitli olumsuz etkileri görülüyor. RTÜK'ün neden bu tarz dizilere müdahale etmediğini anlamak güç doğrusu. Hele de silahtan, çatışmadan, adam öldürmekten başka bir şey sunamayan, insanlara şiddeti, öldürmeyi, yaralamayı öğreten ve bunları da bir...
  • AMAAAN SENDE DEMEYİN!…

    14 Aralık 2018 YAZARLAR

      Birileri iki ağacı bahane ederek ayaklanıp Gezi Parkı eylemleri ile ülkeyi karıştırmak isterken birileri de görev yaptıkları şehre daha güzel bir çevre için çaba sarfetiyor. Birileri Fransa’da başlayan sarı yelekliler hareketini Türkiye’ye yayarak ülkeyi karıştırma hesapları yaparken birileri de görev yaptığı şehirde kanalizasyona akan lağımları arıtıyor gübre elde ediyor. Birileri sürekli ülkemizin ilerlemesinin önüne geçmek için çalışırken birileri de görev yaptığı şehirde çöpten nasıl faydalanabiliriz diye düşünerek çöpten elektr...
  • NE ARA BU KADAR DEĞİŞTİK?

    13 Aralık 2018 YAZARLAR

      İnsanoğlu bir şeyleri başarmak için durup dinlenmeden koşturuyor. Peki sabahın kör karanlığında evden çıktığınız andan itibaren etrafınıza baktığınızda ne görüyorsunuz? Bitip tükenmez bir curcuna,bir keşmekeş, bir hız, trafik, araçlardan yükselen korkunç gürültü. Vakumlanan et mamülleri misali çekiveriyor bizleri içine. Ve çıkış o çıkış ! Bir bakıyorsunuz öğlen bitmiş derken farkına bile varmadan gün akşama ulaşmış… Ruhlarımız ve bedenlerimiz yorulmuş, zihinlerimiz girift ve çetrefilli meselelerin içinde debelenmekte ! Yorgun ,...