logo

17 Nisan 2019

BU İŞTE KİM HAKLI?


YALÇIN KÜÇÜK
yalcinkucuk7@gmail.com

 

Türkiye ekonomik açıdan gerçcek anlamda zor günler yaşıyor.

Büyük firmaların çekleri dönüyor, vatandaş pazardan eli boş dönüyor.

Pazarların ateşi son zamanlarda düştü gibi duruyor.

Bu düşüş, dar ve sabit gelirliyi, emekliyi, asgari ücretliyi rahatlatan bir manzara olmaktan yine de uzaktı.

Çok değil 3-4 yıl öncesinde 50 lirayla pazara gidenler elleri kolları dolu dolu ve mutlu olarak dönerlerdi evlerine…

Ya şimdi?

İki küçük poşete koyduğunuz sebze ve meyveye 50 lira yetmiyor.

Birkaç bir şey aldım, 50 lira bitivermiş diyen insanları mutlaka dinlemek gerekiyor!

Yerli muz, on lirayı ve kendini aşmış görünüyordu.

Yine artık yerli meyveler arasına katılan Kivi 6 liradan kapak kaldırmadan edemedi.

Pazarcı esnafı, soranlara takılmadan edemedi.

Alıcı mısın, sorucu musun abi?

Ispanak 10 lira derken alıyorlardı, üç lira deyince sorup geçiyorlar.

Pazarcı esnafı mı haklı, vatandaş mı?

Her ikisi de…

Marul pazarın keyfini sürmeye devam edenlerden…

Salata yapacaklar için tanesi 4 liradan 6 liraya kadar olan ve değişmeyen fiyatlarla, haftalardan beri kendince tutturduğu fiyat basamağında “ aynen devam” türküsünü söylemeye devam ediyor.

Marul aldığınızda, yanına maydanoz alacaksınız, Roka alacaksınız, tere alacaksınız, limon mutlaka alacaksınız.

Sadece, yeşillik, limon dahil en az 10 lira gibi bir şey…

Alıcı olabilmek için, cebinizde pazardan bir şeyler alabilecek paranız olacak.

Sorucu olmak zorundasınız!

Eskiler sora sora Bağdat bulunur dememişler mi?

İnsanımızda sora sora, parasının durumuna göre alışveriş yapıyor.

Almak istemediğinden değil, alamadığından!

Esnaf sattığı sebze ve meyveye yarım kilosu 4 lira, 5 lira diye yazmıştı.

Çilek, Kültür Mantarı, Domates, Yeşil Biber, Çağla yarım kilosu şu kadar diye satılanlardan.

Bu ne mi demek?

İnsanımızın, alım gücü en az yüzde 50 düştü demek!

Daha fazlası da var diyenlerin neler dediğini yazmıyoruz, çünkü; ne insanımızı ne de pazarcı esnafımızı üzmek istemiyoruz.

Pazarcı esnafımızın yarım kilo formülü tutmuş gözüküyor!

Maksat nefsinizin körlenmesi olunca, eskiden bir kilo aldığını sebze ve meyveyi yarımşar kilo olarak alıyorsunuz.

Yarım kilo için istenen fiyatla, bu zamlar olmadan  önce en az iki kilo alabileceğiniz o kadar çok sebze ve meyve var ki…

Acı soğanın kilosu 6 lira…

Ekranlarımıza yansıyan Adana-Yüreğir’den gelen,  Yüreğir’de yetiştirilen yerli soğanın, soğan fiyatlarını birkaç liraya kadar düşüreceği haberleri, acaba soruları ve endişeleriyle karşılık bulmaya devam ediyor.

 

Soğansız yemek pişiremeyen hanımlar için, soğan bir süre daha cep yakmaya devam edecek gibi görünüyor.

İnsanımız, inşallah “Tarlaya ektim soğan, bitmedi yedi Doğan” diye türkü çağırmayız diyor!

Patates bildiğiniz gibi…

Beyazının da, sarısının da keyfi yerinde…

Kilosunu bir liradan aşağı fiyatlara aldığımız o günler, mazide kaldı, çoktan yalan oldu.

İnsanımız haklı olarak soruyor;

Biz tarım ülkesi değil miyiz?

Neden üretemiyoruz?

Neden üretime yüzümüz dönük değil?

Ne oluyoruz?

Bu sebzeler, bu meyveler bizim ülkemizde yetişmiyor mu?

Patlıcan ve yeşil biber fiyatları insanımızı çok yaraladı.

Hele o kilosu 19 lirayı gören Patlıcan fiyatları…

Patlıcan 3-5 lira arasına inmişti inmesine de, insanımız patlıcana yine de mesafeli davranmaktan kendini alamıyor.

Patlıcana küstük çünkü.

15-16 lirayı bulan biber fiyatları, 8-10 liraya gerilese de, yarım kilo hesabıyla görücüye çıksa da bibere de dargınız!

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EXPO’DA HAYAT VAR

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    EXPO 2016 Antalya açılmadan önce çıta öylesine yüksek bir noktaya konulmuştu ki sanki Antalya’nın kurtuluşu EXPO olmuştu. Öylesine bir algı oluştu ki sanki turizme yüzde 100 katkı sağlayacak ve turist patlaması yaşanacaktı. Başlaması ayrı bir olay olan, yapılma aşamasında maliyeti ile tartışma konusu olan, kulesi ile herkesin diline dolanan EXPO’nun simgesinin ‘şakayık’ olması bile tartışıldı. Anlayacağınız A’dan Z’ye tartışma konusu oldu. Çünkü çıtayı birileri çok yükseğe çıkarmıştı. Açılışı adeta kurtuluş günü olarak lanse edilmiş...
  • Dedelerimiz bile teknolojik

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Yeni haberlere, güzel haberlere iyi olan her şeye muhtacız galiba.. Ondan mıdır bütün güzel anlarımızı sosyal medyada post edip  kendimize mutluluk arşivi kurmak.. Ondan mıdır ki sadece güldüğümüz fotoğraflar.. Sosyal medya ile ilgili olan her şeyi yeniden öğrenmedik mi? Öğrendiklerimiz değişmedi mi? Bize bunca şey öğretenlerimiz değişmedi mi? Evet evet bize hayatı öğretenlerimiz, yol gösterenlerimiz de bu furyaya kapılmadı mı? Bir hevesle başladıkları sosyal medya yolculuğu onları da içine almadı mı? Ellerinden gazete d...
  • BOZ AYILARDAN ÖĞRENMEK

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’de KADEM’e KADEM’e bir şeylerin değiştirilmek istendiği her hâlükârda göze çarpmaktadır. Lakin benim anlamadığım konu ise, bu değişimin öncülüğünü neden, aleni olarak gök kubbenin MOR ÇATI’sı altında, tek KADEM’e de ayrıcalıklı derneklere verilmiş olmasıdır. Bu kadar mahir ve üstün özellikleri nedir ve bu değişim isteğinin asıl arka planında kimler vardır. Bu kadar becerikli gönüllüleri bir araya kimler toplamıştır veya nasıl birbirlerini bulmuşlardır? Geçmişte başörtüsü direnişi adına bir araya gelen birkaç gariban kız çocukları içi...
  • BAŞARIYI NE ZAMAN KABULLENECEĞİZ?

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı herkesin gösteremeyeceği beceri, beceriklilik, hüner, ustalık olan marifetler iltifata, iltifatlar ise marifete tabidir. Başarının sözlük anlamı ise üstesinden gelinen, başarılan iş olarak tanımlanmaktadır. Başarı her kim tarafından gösteriliyor ise bunu her zaman desteklemek, takdir etmek gerekir. Yapılan işler takdir edilir, desteklenir, yüreklendirilir ise ileri ki zamanlarda daha güzel işlerin ortaya çıkması sağlanır. Oysa günümüzde şöyle bir baktığımızda gördüğüm manzara karşısında şaşkınlığımı gizleyemiyorum. ...