logo

22 Mayıs 2019

BAKIYOR AMA GÖREMİYORUZ?


Güneş DEMİR
gunesdemir07@gmail.com

 

Baktığınız ama göremediğiniz şeyler oldu mu hiç sizin. Çünkü hayatta, bakmak başkadır, baktığımızı görmek başka. Gördüğümüzü anlamak ise bambaşka bir şeydir. Anladığımızdan  bir şeyler  öğrenmek de yine ayrı bir şeydir. Ama asıl önemli olan öğrendiğimize uygun hareket ve davranış sergilemektir.

Aslında biz insanların düşündüğü ve inandığı şeyler, muhakkak bakış ve görüşünü etkilediği gibi, bunun için de çoğu insan gördüğü şeyi olduğu gibi değil, görmek istediği gibi görür. Oysaki bakmak ve görmek arasındaki fark ilk bakışta yok gibi gelse de çok önemli farklar vardır.

Bilir misiniz, bakmak üstünkörü anlık bir eylemken görmek, daha derinlemesine daha genel bir bakış açısı gerektirmektedir. Aslında bakmak ve görmek terimlerini pek farkına varmasak da hep karıştırmışızdır. Yinede önemli olan baktığın şeyi görebilmektir. Ne yazıktır ki, bazen de bakarız ama göremeyebiliyoruz.

Aslında bizlerin kimi zaman sakladığımız veya bir yere koyduğumuz bir nesneyi ararız. “Acaba ben nereye koymuştum” deriz. Bir baktığımız yere defalarca  baktığımız olur, ama aradığımızı  bir türlü bulamayız.

Ve aslında bulamadığımızda da öfkelenir, sinirleniriz. Ancak sakinleşince tekrar aramaya başladığımızda  gözümüzün önünde duran o nesneyi buluruz. Oysaki buraya daha önce defalarca bakmışızdır.

Aslına bakacak olursak, biz insanlar kimi zaman da olur ya gözlerimiz bir yerlere dalar, hani öylece bakarken kaptırıveririz birden kendimizi öylece odaklanırız bir boşluğa ve orada bakakalırız. Hatta o an yanımızdan bir tanıdığımız geçer de göremeyiz. Sonra o göremediğimiz tanıdığımız kendisini görmezden geldiğimizi sanarak bize gönül koyar. Hâlbuki gerçektende görmemişizdir o an.

Hâlbuki bakmak sadece göz ile olur, görmek akıl, kalp ve gözün devreye girmesiyle gerçekleşir. İnsanın her baktığını görecek diye bir anlam çıkartamayacağımız gibi herkes aynı şeye bakabilse de aynı şeyi göremeyebilir. Aynı şeyi görse de farklı anlamlar çıkartabilir. Kendi bakış açısıyla ona farklı ifade yükleyebilir.

Ve bizler çevremizde, yanı başımızda bulunan nice insanlar  var ki, mutsuz, umutsuz, acılı, üzgün. Biz bu insanlara bakarız, konuşuruz ama göremeyiz, hissedemeyiz ve dokunamayız bile.

Bizler aslında bakan gözlerle gördüklerini iyi anlayanlardan olmalıyız. Anlamak  ve görmek için bakalım. Kişi, ancak içinden gelerek hoşgörü ile diğer kişilere bakabiliyorsa o zaman onların gönül dünyasında olan her şeyi görebilir ve daha iyi anlayabilir. Kimi zaman sitem ve öfkenin kimi zaman sevginin tercümanı  bazen kızgınlıkla bazen merhametle bazen korkuyla bazen de özlemle sonsuzluğa bakan bu gözlerimiz keşke baktığı her şeyi görebilse. Bakarken görebilme erdemine  ulaşmanız dileğiyle… Saygılar.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EXPO’DA HAYAT VAR

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    EXPO 2016 Antalya açılmadan önce çıta öylesine yüksek bir noktaya konulmuştu ki sanki Antalya’nın kurtuluşu EXPO olmuştu. Öylesine bir algı oluştu ki sanki turizme yüzde 100 katkı sağlayacak ve turist patlaması yaşanacaktı. Başlaması ayrı bir olay olan, yapılma aşamasında maliyeti ile tartışma konusu olan, kulesi ile herkesin diline dolanan EXPO’nun simgesinin ‘şakayık’ olması bile tartışıldı. Anlayacağınız A’dan Z’ye tartışma konusu oldu. Çünkü çıtayı birileri çok yükseğe çıkarmıştı. Açılışı adeta kurtuluş günü olarak lanse edilmiş...
  • Dedelerimiz bile teknolojik

    23 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Yeni haberlere, güzel haberlere iyi olan her şeye muhtacız galiba.. Ondan mıdır bütün güzel anlarımızı sosyal medyada post edip  kendimize mutluluk arşivi kurmak.. Ondan mıdır ki sadece güldüğümüz fotoğraflar.. Sosyal medya ile ilgili olan her şeyi yeniden öğrenmedik mi? Öğrendiklerimiz değişmedi mi? Bize bunca şey öğretenlerimiz değişmedi mi? Evet evet bize hayatı öğretenlerimiz, yol gösterenlerimiz de bu furyaya kapılmadı mı? Bir hevesle başladıkları sosyal medya yolculuğu onları da içine almadı mı? Ellerinden gazete d...
  • BOZ AYILARDAN ÖĞRENMEK

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’de KADEM’e KADEM’e bir şeylerin değiştirilmek istendiği her hâlükârda göze çarpmaktadır. Lakin benim anlamadığım konu ise, bu değişimin öncülüğünü neden, aleni olarak gök kubbenin MOR ÇATI’sı altında, tek KADEM’e de ayrıcalıklı derneklere verilmiş olmasıdır. Bu kadar mahir ve üstün özellikleri nedir ve bu değişim isteğinin asıl arka planında kimler vardır. Bu kadar becerikli gönüllüleri bir araya kimler toplamıştır veya nasıl birbirlerini bulmuşlardır? Geçmişte başörtüsü direnişi adına bir araya gelen birkaç gariban kız çocukları içi...
  • BAŞARIYI NE ZAMAN KABULLENECEĞİZ?

    22 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sözlük anlamı herkesin gösteremeyeceği beceri, beceriklilik, hüner, ustalık olan marifetler iltifata, iltifatlar ise marifete tabidir. Başarının sözlük anlamı ise üstesinden gelinen, başarılan iş olarak tanımlanmaktadır. Başarı her kim tarafından gösteriliyor ise bunu her zaman desteklemek, takdir etmek gerekir. Yapılan işler takdir edilir, desteklenir, yüreklendirilir ise ileri ki zamanlarda daha güzel işlerin ortaya çıkması sağlanır. Oysa günümüzde şöyle bir baktığımızda gördüğüm manzara karşısında şaşkınlığımı gizleyemiyorum. ...